Fotoğraf

Şirin Gazialem: Fotoğrafın En Yenilikçi Yüzü, Deneysellik

Ayça Güneş

18 Ekim 2025

De­ney­sel fo­toğ­ra­fın sı­nır­sız ola­nak­ları ve fo­toğ­ra­fın ar­kaik dö­nem­le­rin­den gü­nü­müze uza­nan se­rü­veni, bu alanda ça­lış­ma­ları bu­lu­nan aka­de­mis­yen Şi­rin Ga­zi­a­lem ile bu alana yö­ne­lim ne­den­leri ve ya­ra­tı­cı­lı­ğın do­ğası üze­rine ko­nuş­tuk.

 Şirin Gazialem, “Self-portre”, Cyanotype Baskı, 13×18 cm, 2013
Şirin Gazialem, “Self-portre”, Cyanotype Baskı, 13×18 cm, 2013

Mer­haba Şi­rin, bize ken­din­den bah­se­der mi­sin?

Baş­kent Üni­ver­si­tesi Sos­yal Bi­lim­ler Mes­lek Yük­se­ko­kulu’nda Fo­toğ­raf­çı­lık ve Ka­me­ra­man­lık Bö­lümü’nde öğ­re­tim gö­rev­li­si­yim. Prog­ra­mın baş­kan­lı­ğı­nın yanı sıra fo­toğ­rafla il­gili ders­leri de yü­rüt­mek­te­yim. An­kara Üni­ver­si­tesi İle­ti­şim Fa­kül­tesi Radyo Te­le­viz­yon Si­nema Bö­lümü’nden me­zun ol­dum. Gazi Üni­ver­si­tesi’nde yine aynı dalda yük­sek li­san­sımı ta­mam­la­dım. Şu anda da An­kara Hacı Bay­ram Veli Üni­ver­si­tesi’nde Radyo Te­le­viz­yon Ana Bi­lim Dalı’nda dok­to­raya de­vam edi­yo­rum. Fo­toğ­rafla üni­ver­site yıl­la­rında il­gi­len­meye baş­la­dım daha sonra bir­çok se­mi­nere ka­tıl­dım. Asis­tan­lık yap­tık­tan sonra eğit­men­lik sü­re­cim baş­ladı. Bir­çok atöl­ye­nin içinde yer al­dım, yurt içi ve yurt dışı bir­çok ser­giye ka­tıl­dım. Son­raki dö­nemde ki­şi­sel ser­gi­le­rimi yap­tım. Farklı di­sip­lin­lerle uğ­raş­tım ve ders se­vi­ye­sinde de pay­laş­maya gay­ret gös­te­ri­yo­rum. De­ney­sel fo­toğ­raf da bun­la­rın içinde yer alı­yor. “De­ney­sel” baş­lığı al­tında de­ğil de kom­po­zit atölye, so­yut atölye, al­ter­na­tif baskı gibi farklı farklı baş­lık­lar al­tında yü­rü­tü­yo­rum. 

De­ney­sel fo­toğ­raf kav­ramı se­nin için ne ifade edi­yor?

De­ney­sel fo­toğ­raf, be­nim için fo­toğ­ra­fın en ye­ni­likçi, en ya­ra­tıcı yönü di­ye­bi­li­rim. De­ney­sel fo­toğ­ra­fın içine bir­çok tarz, tek­nik gi­re­bi­li­yor. Bun­la­rın or­tak özel­lik­leri adın­dan da an­la­şı­la­cağı üzere de­neme-de­ney so­nu­cunda or­taya çı­kı­yor ve farklı ola­nak­lar sağ­lı­yor. Ki­şi­nin ken­dini de­ne­diği, ya­ra­tı­cı­lı­ğını ge­liş­tir­diği ve üre­tim sü­re­ciyle uğ­raş­ma­nın sağ­la­dığı im­kân­lar sa­ye­sinde zih­nin­deki ka­nal­ları aç­tı­ğına ina­nı­yo­rum. Bu se­beple fo­toğ­ra­fın yön­leri ara­sın­dan en ke­yif al­dı­ğım yönü di­ye­bi­li­rim de­ney­sel fo­toğ­raf için.

Seni de­ney­sel fo­toğ­raf ile il­gi­len­meye iten şey neydi?

Yeni ve farklı şey­ler gör­meyi se­vi­yo­rum. Belki de alı­şa­gel­mi­şin dı­şın­daki şey­lerle uğ­raş­mayı se­vi­yo­rum­dur. Bu ara­yış­la­rın kar­şı­lı­ğını da de­ney­sel fo­toğ­rafta bul­dum. De­ney­sel fo­toğ­raf içinde stan­dart­laş­mış, sa­dece dö­ne­minde po­pü­ler olanı de­ğil geç­miş­teki bazı ça­lış­ma­ları da kap­sa­ya­bi­li­yor. De­ney­sel­den, fo­toğ­ra­fın ar­kaik dö­nemi diye bah­se­di­yo­rum ben, fo­toğ­ra­fın ilk baskı tür­le­rine, fo­toğ­rafı üretme tar­zına, ma­ki­neyi üret­meyi de tek­no­lo­ji­nin gel­diği son nok­tayı da kap­sa­ya­bi­li­yor. Do­la­yı­sıyla çok ge­niş bir mal­zeme ara­lığı ve sa­nat­sal sü­reci var. Farklı olanı de­neme ça­bası be­nim özel­likle dik­ka­timi çe­ken kısmı. Bence fo­toğ­rafa dair, ya­ra­tı­cı­lı­ğın en do­rukta ol­duğu yön di­ye­bi­li­rim. Aynı za­manda fo­toğ­raf, ka­yıtlı ve en­düst­ri­yel bir araç ol­duğu için her yap­tı­ğı­mız üre­tim, ya­ra­tıcı ça­ba­nın so­nucu ol­ma­ya­bi­li­yor ama de­ney­sel bu sü­reç­ler­deki ilk ça­ba­ları da kap­sı­yor; daha ki­şi­sel ve kendi üretme-yapma ça­banı gös­te­re­bi­le­ce­ğin bir mecra gibi ge­li­yor bana.

Ya­ra­tı­cı­lık se­nin için iç­ten ge­len bir dürtü mü yoksa öğ­re­ni­le­bi­lir ve ge­liş­ti­ri­le­bi­lir bir be­ceri mi?

Ye­te­nek ve iç­sel dürtü var­dır an­cak ya­ra­tı­cı­lı­ğın eği­timle de öğ­re­ni­le­bi­le­ceği ka­nı­sın­da­yım. Belki biz­le­rin ye­te­nek ola­rak gör­düğü o şey de, kü­çük yaş­lar­dan iti­ba­ren eği­ti­min içinde ol­makla ilin­ti­li­dir di­ye­bi­li­rim. Belki bazı sa­nat­çı­lar be­nimle aynı fi­kirde de­ğil­dir ama ben di­ğer sa­nat dal­la­rıyla da il­gili de bu şe­kilde dü­şü­nü­yo­rum. Neye ula­şa­bi­li­yor­sun? Hangi araç­lara ula­şa­bi­li­yor­sun? Na­sıl pra­tiğe dö­kü­yor­sun? Bun­la­rın çoğu eği­time ula­şa­bilme öz­gür­lü­ğüyle ala­kalı bir şey bence. Ta­bii ki iç­ten ge­len şey­ler var. Si­hirli bir değ­nekle ye­te­nek kon­du­rul­muş gibi gö­rü­nen­ler var. Bu da bence ai­le­le­rin yat­kın ol­ması, yön­len­dir­me­siyle ve kü­çük yaşta alı­nan eği­tim­lerle ala­kalı. Me­sela, mal­ze­me­lerle ha­şır ne­şir ol­muş mu­yuz za­ma­nında? Bu se­beple ya­ra­tı­cı­lığı, içine doğ­du­ğu­muz aile ve kül­tür ile bağ­daş­tı­rı­yo­rum. Özel­likle gör­sel an­la­tı­lar ve eği­timle çok iyi bir şe­kilde ye­te­nek­ler ge­liş­ti­ri­le­bi­lir.

 Şirin Gazialem, “Tiflis Metrosu”, Cyanotype Baskı, 20×30 cm, 2013
Şirin Gazialem, “Tiflis Metrosu”, Cyanotype Baskı, 20×30 cm, 2013

Ça­lış­ma­la­rında bi­çim mi ön­ce­likli yoksa içe­rik mi?

İki­sini bir­bi­rin­den ayır­ma­nın doğru ol­du­ğuna inan­mı­yo­rum. İçe­rik­siz bir bi­çim sa­dece for­mül­ler­den bir araya gel­miş gibi. Bi­çi­min ol­ma­dığı ça­lış­ma­lar da bir an­latı ya­ka­la­ya­mı­yor. Ay­rıca bi­çim, içe­ri­ğin daha et­kili ve iyi an­la­tıl­ma­sını des­tek­li­yor. Sa­nat­sal an­la­tıyı oluş­tur­mak bi­çimle, form­larla ala­kalı. Do­la­yı­sıyla her­hangi bi­rini dı­şa­rıda bı­rak­tı­ğı­mızda gü­zel bir an­latı ol­mu­yor. İçe­rik­siz bir bi­çim dik­kat çe­ke­bi­lir ama bir süre sonra iz­le­yici için sı­ra­dan­la­şır. Bun­la­rın iyi har­man­lan­ması da üs­lubu or­taya çı­kar­tı­yor. Bi­çimi zor­la­mak içe­riği, içe­riği doğru an­latma ça­bası da bi­çimi ge­liş­ti­ri­yor di­ye­bi­li­rim. 

Bir ya­pıtı de­ney­sel ya­pan şey ne­dir?

Ya­ra­tı­cı­lığı de­ney­sel kı­lan un­sur tek­nik­leri tek­rar et­mek de­ğil, tek­nik­leri tek­rar eder­ken gü­nü­müzle bir­leş­tir­mek veya onun bizde yeni fi­kir­leri can­lan­dır­ma­sı­dır. Üze­rine dü­şünme ve uğ­raşma ça­bası bizi yeni bir şeye doğru gö­tü­rü­yor. De­ney­sel­lik bence ya­ra­tı­cı­lığı bu­rada et­ki­li­yor. Üze­rine dü­şün­dükçe; belki sa­at­lerce, gün­lerce ve haf­ta­larca uğ­ra­şı­yo­ruz o bas­kıyı or­taya çı­kart­mak, fo­toğ­rafı üret­mek için… As­lında bu çaba bizi “yeni olan şey”e doğru gö­tü­rü­yor. İs­ter tek­nik is­ter içe­rik ola­rak de­ney­sel bir yak­la­şım ol­sun, bir­biri ile ka­rış­tı­rı­lan ve üze­rinde du­rul­ma­yan şey az önce bah­set­tik­le­rim gibi ge­li­yor. Bi­raz tek­nik ağır­lık­tay­mış gibi his­se­di­le­bi­li­yor üre­tim aşa­ma­sında. O tek­nik­leri or­taya çı­kar­dı­ğı­mızda ya­ra­tıcı ya da de­ney­sel bir şey yap­mı­yo­ruz as­lında. Tek­nik, sa­dece bir aracı ko­nu­munda olu­yor. Kay­detme veya üretme sü­re­cine da­hil ol­ma­dı­ğı­mız za­man, içe­rik biz­den kop­muş git­miş olu­yor. 

Se­nin mal­zeme ile üre­tim sü­re­cin na­sıl iler­li­yor?

Önce bir araçta uz­man­la­şı­yo­rum; buna işin daha za­naat ile il­gili kısmı di­ye­bi­li­rim. Us­ta­laş­tık­tan sonra pe­şin­den yeni yeni ça­lış­ma­lar ge­li­yor. Farklı ve yeni bir şey yap­mak is­ti­yo­rum de­di­ğimde bir­den­bire or­taya bir ça­lışma çı­ka­ma­ya­bi­li­yor. Bi­raz: “Fran­sızca ko­nuş­mak is­ti­yo­rum, ama 3-5 ke­lime bil­di­ğim için ken­dimi ifade ede­mi­yo­rum” de­mek gibi. Yani o dili iyi ko­nuş­maya ben­zi­yor. O dili öğ­ren­dik­ten sonra hi­ka­ye­ler, şi­ir­ler ya­za­bi­li­yor­sun. Bu du­rum bir­çok araç için ge­çerli bence. Ya­ra­tı­cı­lık gibi doğru içe­riği doğru mal­zeme ile kul­lan­mak ge­re­kir. “Hangi mal­ze­meyi kul­la­nır­sam ken­dimi en iyi şe­kilde ifade ede­rim? Bu aracı kul­la­na­bi­li­yor mu­yum? Bu tek­nikte ye­terli mi­yim?” gibi so­ru­la­rın ce­vap­la­rını ve­re­bi­li­yor mu­yuz o önemli. 

Aka­de­mik üre­ti­min içinde de­ney­sel fo­toğ­raf ça­lış­ma­nın zor­luk­ları ve avan­taj­ları ne­ler?

Önce avan­taj­la­rın­dan bah­se­de­yim. De­ney­sel fo­toğ­rafı ders ola­rak ver­dim. Hala za­man za­man seç­meli ders ola­rak açı­yo­rum. Bence en bü­yük avan­tajı çok fazla öğ­renci sir­kü­las­yo­nu­nun ol­ması. Yeni fi­kir­ler ve ya­ra­tı­cı­lık, bir­çok in­sanla ku­ru­lan farklı iliş­ki­ler­den do­ğa­bi­li­yor. Üre­tim sü­reç­le­ri­nin için­dey­ken in­san yeni ba­kış açı­ları edi­ne­bi­li­yor. Sı­nıf ve eği­tim or­tam­la­rı­nın bir­çok ar­tı­ları var. Her yeni sı­nıf ve grup hem ken­di­le­rini hem aka­de­mis­yen­leri bes­le­yen bir sü­reç oluş­tu­ru­yor. Ke­sin­likle bence en bü­yük ar­tısı bu. Zor­luk­ları ya da de­za­van­taj­ları var mı diye dü­şün­dü­ğümde; aka­de­mide yeni ko­nu­lar is­ter is­te­mez belli ka­lıp­lara da­hil edi­le­bi­li­yor. Bu du­rum, biz eği­tim­ci­le­rin sü­re­ci­nin dı­şında olan bü­rok­ra­tik du­rum­lar­dan da kay­nak­la­na­bi­li­yor. Ders za­man­ları, belli bir hafta içinde ol­malı, belli bir aka­de­mik dö­neme sığ­mak zo­runda. Do­la­yı­sıyla da bun­lar ka­lıp­lar de­mek, ka­lıp­lar da de­ney­sel­li­ğin özüyle ters dü­şen bir şey. Za­manı sı­nır­la­mak de­ney­sel ça­lış­ma­nın zor­luk­la­rın­dan biri ola­bi­lir. An­cak çok ser­best za­ma­nın ol­ma­sı­nın üre­tim sü­reç­le­rini olum­suz et­ki­le­ye­bi­le­ce­ğini de biz­zat de­ne­yim­le­dim. Kendi içinde bir denge ge­rekli. Be­lirli sı­nır­lar ge­re­ke­bi­li­yor ama o sı­nır­la­rın da za­man za­man es­ne­mesi ge­re­ke­bi­lir. Belki de bu ka­dar ku­ral ve sı­nır ol­ma­saydı biz de on­ları aş­maya ça­lış­ma­ya­cak­tık.

Son ola­rak, il­ham kay­nak­la­rın ne­ler?

Be­nim öğ­ren­ci­le­rime de öğ­ret­meyi ça­ba­la­dı­ğım bir şey var. Gör­sel bir üre­tim ve al­gıyla uğ­ra­şı­yor­sak; önce gör­meyi ve gör­dü­ğü­müz şeyi ay­rış­tır­mayı, al­gı­la­mayı öğ­ren­me­miz ge­re­ki­yor. Bu ko­nuda ken­di­mizi eğit­me­miz ve di­sip­line et­me­miz ge­re­ki­yor. İlk ola­rak göz­lem­le­mek be­nim be­sin kay­na­ğım di­ye­bi­li­rim. Son­ra­sında medya, ki­tap­lar, der­gi­ler, mü­zik, film… Her şey. He­ye­cana açı­ğım ve beni her­hangi bir şe­yin et­ki­le­me­sine alan ya­ra­tı­yo­rum. Bol bol okuma ve araş­tırma ya­pa­rak ken­dimi sü­rekli ola­rak bes­le­meye ça­lı­şı­yo­rum.

 Şirin Gazialem, “Heykel”, Cyanotype Baskı, 20×30 cm, 2013
Şirin Gazialem, “Heykel”, Cyanotype Baskı, 20×30 cm, 2013

İlgili yazılar

Bütün yazılar

Kaçırma

Görsel Sanatlar

“Artık Hep Birlikte Misafiriz”: Dantel, İmge ve Hatıralar

Ayça Güneş Ahmet Mert Hasret, “Artık Hep Birlikte Misafiriz” adlı ilk kişisel sergisinde aşk, içgüdü, anılar…

Ayça Güneş23 Temmuz 2025