Sanatçılarının gözünden: toplanma Alanı

Görsel Sanatlar

Sanatçılarının Gözünden: Toplanma Alanı

Zeynep Seda Özmen

13 Eylül 2025

UNITE yeni se­zonu, pay­la­şım ve ifa­deyi ön­ce­le­yen “Top­lanma Alanı” ser­gi­siyle kar­şı­lı­yor. Bir açık çağrı ile do­ğan ve 13 Ey­lül 2025’de zi­ya­ret­çi­le­riyle bu­lu­şan Top­lanma Alanı’nın 21 sa­nat­çısı ise biz­lere iş­le­rini ve ken­di­le­rini bu ya­zıda an­la­tı­yor. Sa­nat­çı­la­rın ce­vap­ları, hem sa­nat­sal pra­tik­lere hem de sa­na­tın me­kânla iliş­ki­sine dair sa­mimi ve dü­şün­dü­rücü bi­rer pen­cere açı­yor.

Sanatsal pratiğinizi kısaca nasıl tanımlarsınız? Çalışmalarınızda genellikle hangi temalar, materyaller veya kavramlar ön plana çıkıyor?

İrem Ka­ra­göz Terzi: Sa­nat­sal pra­ti­ğim, gör­sel kod­lama ve bilgi par­ça­lan­ması üze­rine ku­rulu. Ça­lış­ma­la­rımda sık sık veri, sis­tem­ler ve gör­sel di­lin ye­ni­den kur­gu­la­nışı ön plana çı­kı­yor. Renk­ler ve çiz­gi­ler, hem di­ji­tal hem de or­ga­nik ola­nın bir­le­şi­mini tem­sil edi­yor. Ma­ter­yal ola­rak ge­nel­likle tu­val ve ak­ri­lik bo­yayı ter­cih edi­yo­rum. Dü­zen­siz­lik ile dü­zen ara­sın­daki ge­ri­lim, ça­lış­ma­la­rı­mın te­me­lini oluş­tu­ru­yor. 

Ediz Var: Sa­nat­sal pra­ti­ğimde te­mel çı­kış nok­tası, fi­zik­sel ve zi­hin­sel alan­la­rın var­lığı ve bu alan­la­rın bir­bir­le­riyle kur­duğu iliş­ki­dir. Ça­lış­ma­la­rımda özel­likle nesne, me­kân ve in­san ara­sın­daki kar­şı­lıklı et­ki­le­şim­leri araş­tı­rı­yo­rum. Be­ton ve taş gibi ağır, ka­lıcı mal­ze­me­ler ara­cı­lı­ğıyla me­kâ­nın mad­de­sel­li­ğini gö­rü­nür kı­lar­ken; aynı za­manda bu mad­de­sel­lik içinde or­taya çı­kan sı­nır, oyun ve de­ne­yim kav­ram­la­rını sor­gu­lu­yo­rum. Be­nim için alan yal­nızca fi­zik­sel bir boş­luk de­ğil, aynı za­manda zi­hin­sel ve de­ne­yim­sel bir üre­tim ala­nı­dır. Do­la­yı­sıyla iş­le­rim, nesne–me­kân, me­kân–in­san ve in­san–nesne ara­sın­daki di­na­mik­leri açığa çı­ka­ra­rak, iz­le­yi­ciyi ala­nın yal­nızca gö­rü­nen de­ğil, aynı za­manda kav­ram­sal bo­yu­tuyla da iliş­kiye da­vet eder. Bu sü­reçte tu­val iş­le­ri­min mi­ni­mal ve ba­sit es­te­tiği de be­nim için önemli bir ter­cih; çünkü sa­de­lik, kav­ram­sal yo­ğun­luğu daha gö­rü­nür kı­lı­yor ve ala­nın özüne odak­lan­mayı sağ­lı­yor. Bu yak­la­şı­mın, sa­nat pra­ti­ğimde doğru ve ge­rekli bir tu­tum ol­du­ğuna ina­nı­yo­rum.

Arzu Şemsi Kay­gu­suz: Hey­kel ve ens­ta­las­yon üze­rin­den do­ğayla kur­du­ğum iliş­kiyi araş­tı­rı­yo­rum. Ça­lış­ma­la­rımda karga ve kuz­gun fi­gür­leri öne çı­kı­yor; on­la­rın öz­gür, vahşi ve sez­gi­sel dün­ya­ları bana il­ham ve­ri­yor. Kar­ga­lara karşı bir ai­di­yet his­se­di­yo­rum. Ça­lış­ma­la­rımda da kendi kar­ga­la­rımı ye­ni­den ya­ra­tı­yor, on­larla yeni bir bağ ku­ru­yo­rum. Mal­zeme ola­rak ağaç ka­buğu, dal, me­tal gibi hem or­ga­nik hem de do­ku­sal yü­zey­leri bir araya ge­ti­ri­yo­rum.

 ARZU ŞEMŞİ KAYGUSUZ, “Karga”, Metal, 21x30x35 cm (2025)
ARZU ŞEMŞİ KAYGUSUZ, “Karga”, Metal, 21x30x35 cm (2025)

Eren Ke­nar: Pra­ti­ğim ge­nel ola­rak re­sim­sel ele­man­lara da­ya­nı­yor. Özel­likle bu ser­gi­deki iş­le­rim bü­yük oranda tek­nik de­ne­me­ler ve o anki his­le­rime da­yalı re­simde yap­tı­ğım ufak de­ği­şik­lik­leri içe­ri­yor. Ma­ter­yal ola­rak ge­nelde yağ­lı­boya ve gra­fit kul­la­nı­yo­rum. Aynı za­manda di­ji­tal de ça­lı­şı­yo­rum.

Nida Er­do­ğan: Sa­nat pra­ti­ğim, bi­rey­sel bir trav­ma­nın izinde ge­lişti. Travma, bel­lek ve te­kin­siz­lik kav­ram­ları et­ra­fında şe­kil­lendi. Ço­cuk­lukta ya­şa­dı­ğım kuş fo­bisi, er­ken dö­nem iş­le­rimde ölü kuş im­ge­le­riyle gö­rü­nür oldu. Kuş­ları yal­nızca kas­katı ke­sil­miş, so­ğuk ve do­nuk hâlde res­met­mek, bi­lin­çal­tımda bir he­sap­laş­ma­nın gör­sel kar­şı­lığı ola­rak oku­na­bi­lir. Bu ölü be­den­ler, trav­ma­nın bel­lekte bı­rak­tığı iz­le­rin me­ta­fo­runa dö­nü­şür­ken son yıl­larda bu ifade bi­çimi dü­ğüm form­la­rına ev­rildi.

Pe­lin Bulu Yıl­maz: Sa­nat­sal üre­ti­mim, bi­re­yin ken­di­lik de­ne­yimi ile top­lu­mun da­yat­tığı norm­lar ara­sın­daki ça­tış­malı iliş­kiyi gö­rü­nür kıl­mayı amaç­lı­yor. Freud’un te­kin­siz­lik ku­ramı ve özel­likle dop­pelgän­ger (öteki-ben­lik) kav­ramı, iş­le­ri­min te­mel çı­kış nok­ta­sını oluş­tu­ru­yor. Bu kav­ram­sal yapı, Jung’un gölge ve per­sona ar­ke­tip­le­riyle bir­le­şe­rek, bas­tı­rıl­mış ben­lik ile sos­yal mas­ke­ler ara­sında gi­dip ge­len çok kat­manlı bir kim­lik sor­gu­la­ma­sına dö­nü­şü­yor. Ça­lış­ma­la­rımda sık­lıkla kendi be­den ka­lıp­la­rımı, giy­si­le­rimi ve ki­şi­sel iz ta­şı­yan nes­ne­leri kul­la­nı­yo­rum. Si­li­kon, alçı, ku­maş ve va­kumlu am­ba­laj gibi mal­ze­me­ler ara­cı­lı­ğıyla ben­li­ğin ço­ğal­ma­sını, par­ça­lan­ma­sını ve sak­lan­ma­sını tem­sil eden ya­pı­lar oluş­tu­ru­yo­rum. Don­du­rul­muş giy­si­ler, va­kum­lan­mış yüz ka­lıp­ları, ço­ğal­tıl­mış be­den par­ça­ları gibi form­lar hem bi­rey­sel ar­şiv­le­meye hem de kim­li­ğin seri üre­time ma­ruz ka­lı­şına gön­der­mede bu­lu­nu­yor. İç­sel ça­tış­ma­lar, bas­tı­rıl­mış ar­zu­lar ve gö­rün­mez ben­lik kat­man­ları; iş­le­rimde hem fi­zik­sel bi­çim hem de kav­ram­sal de­rin­lik ola­rak yer alır. İz­le­yi­ciyi ta­nı­dık ola­nın için­deki ya­ban­cı­lıkla yüz­leş­tir­meyi, ben­li­ğin ka­ran­lık iki­ziyle kur­duğu ge­ri­limli iliş­kiyi dü­şün­meye da­vet edi­yo­rum. Bu bağ­lamda, sa­nat pra­ti­ğim aynı anda hem ki­şi­sel bir yüz­leşme hem de ko­lek­tif bir bel­lek araş­tır­ması olu­yor.

Ba­şak Bil­ge­han: Pra­ti­ğim as­lında re­sim te­melli il­lüst­ras­yona da­ya­nı­yor. Hızlı çı­kan, gü­dü­sel ama bir o ka­dar da rast­gele ol­ma­yan çiz­gi­le­rim var. Re­sim te­melli de­me­min ne­deni bu. Çi­zer­ken ken­dimi hep bir hi­kaye ya­zar­ken bu­lu­yo­rum ve bu hi­ka­ye­ler hep bir şe­kilde de­niz te­ması et­ra­fında şe­kil­le­ni­yor. Doğa be­nim en bü­yük il­ham kay­na­ğım, re­sim­le­rimde de bü­yük rol oy­nu­yor. Gün­lük pra­ti­ğimde ma­ter­ya­lim es­kiz def­teri ve ke­sik uçlu bir ka­lem olsa da as­lında bir kı­sıt­la­mam yok. Yap­mak is­te­di­ğim işe hiz­met ede­cek her ma­ter­yali kul­la­nı­rım. Son za­man­larda bu be­nim için se­rig­rafi ve di­ji­tal sa­nat.

Meli R. Öz­türk: Sa­nat­sal üre­tim­le­rim me­kan­sal ha­fıza, bel­le­ğin maddi-me­kan­sal iz­leri, ar­şiv­leme ve dı­şa­rıda bı­rakma pra­tik­leri üze­rine yo­ğun­la­şı­yor. Bi­rey­sel ve ko­lek­tif bel­le­ğin fi­ziki ve kar­ma­şık kat­man­lara sa­hip olan do­ku­sunu de­şifre ede­rek iz­le­yi­ciye al­ter­na­tif an­la­tı­lar su­na­bi­le­cek yön­tem­lerle, ar­şiv­leme ey­le­mi­nin şef­faf­lığı, ula­şı­la­bi­lir­liği ve an­lam­sal de­rin­liği üze­rine odak­la­nı­yo­rum ve sor­gu­lu­yo­rum. Tem­si­li­yet, dı­şa­rıda bı­rakma pra­tik­leri, ta­rih­sel ve kül­tü­rel bi­ri­ki­min sor­gu­la­ma­sını ve bu bi­ri­kim­le­rin yeni kav­ram­sal düz­lem­lerde ye­ni­den tar­tı­şıl­ma­sını amaç­lı­yo­rum. Me­tin ve araş­tırma bazlı bir yön­temi be­nim­se­ye­rek di­ji­tal-karşı ha­ri­ta­lama, masa oyun­ları ve ka­tı­lımcı sa­nat pro­je­leri ge­liş­ti­ri­yo­rum. Mal­zeme odaklı ça­lış­ma­la­rımda mal­ze­me­nin de­ney­sel­li­ğini, za­man­sal ve me­kan­sal di­na­mik­le­rin bel­lek üze­rin­deki et­ki­le­rini sor­gu­la­ya­rak di­kiş, do­kuma ve ye­ni­den ar­şiv­leme gibi tek­nik­ler kul­la­nı­yo­rum. Bu ça­lış­ma­la­rımda ar­şiv­leme, silme, ko­ruma ve ano­nim­leş­tirme gibi sü­reç­leri hem kav­ram­sal hem de bi­çim­sel ola­rak üre­tim­le­rime da­hil edi­yo­rum. Bu yön­tem ele al­dı­ğım ko­nu­la­rın sos­yo­lo­jik, kül­tü­rel ve po­li­tik bo­yut­la­rını sor­gu­la­yan bir araş­tırma me­todu olur­ken ar­şiv­leme ve ser­gi­leme pra­tik­leri ara­sında bağ­lan­tı­lar kur­du­ğum bir alan ha­line ge­li­yor. 

Pı­nar Ço­ker: Sa­nat­sal pra­ti­ğimi, baskı tek­nik­leri ile ışık ve za­man ara­sın­daki iliş­kiyi araş­tı­ran bir alan ola­rak ta­nım­la­ya­bi­li­rim. Özel­likle se­rig­rafi, bana hem gra­fik­sel bir dil kurma hem de kat­manlı bir an­la­tım ge­liş­tirme im­kânı su­nu­yor. Bu tek­niği, yal­nızca ço­ğaltma aracı ola­rak de­ğil, gör­se­lin al­gı­sal sı­nır­la­rını es­ne­ten bir de­ne­yim alanı ola­rak gö­rü­yo­rum. Ça­lış­ma­la­rımda sık­lıkla fo­tok­ro­mik bo­ya­lar ve UV ışık kul­la­nı­yo­rum. Bu mal­ze­me­ler sa­ye­sinde iş­le­rim sa­bit bir yü­zey­den öteye ge­çe­rek çev­re­sel ko­şul­lara göre de­ği­şen, dö­nü­şen ve ba­zen de gö­rün­mez­le­şen bir ya­pıya bü­rü­nü­yor. Bir an­lamda iş, kendi öm­rünü iz­le­yici ile ya­şı­yor. Gü­neş ışı­ğında or­taya çı­kan, UV al­tında gö­rü­nür hale ge­len ya da ka­ran­lıkta yok olan form­lar; gö­rü­nür/gö­rün­mez, ka­lıcı/ge­çici, sa­bit/akış­kan kav­ram­la­rıyla sü­rekli bir ge­ri­lim içinde olu­yor. Bu da işi iz­le­nen bir nesne de­ğil ol­mak­tan çı­ka­rıp ak­tif ola­rak de­ne­yim­le­nen bir sü­rece dö­nüş­tü­rü­yor.

İrem De­niz: Sa­nat­sal pra­ti­ğim iç­sel ça­tış­ma­ları, kar­ma­şa­ları; duygu ve his­leri, zih­nim­deki par­ça­lan­ma­ları ve iç­sel ge­çiş­leri se­ra­mik ile so­mut­laş­tı­ra­rak gö­rü­nür kıl­maya da­ya­nı­yor.

İris Nil Ak­dal: Ça­lış­ma­la­rımda ço­ğun­lukla, kos­mo­sun en bü­yük par­ça­sın­dan en kü­çük par­ça­sına ka­dar olan ve de­ğer at­fe­di­le­bi­len her türlü var­lığı ön plana çı­kar­mak ve bir eser ha­line ge­tir­meyi ön­ce­li­yo­rum.

 MEHMET UYSAL, “Yemenja Mitinin Grafik Notasyonu”, Dijital baskı poster, 50x70 cm (2025)
MEHMET UYSAL, “Yemenja Mitinin Grafik Notasyonu”, Dijital baskı poster, 50×70 cm (2025)

Meh­met Uy­sal: Sa­nat­sal pra­ti­ğim, gün­de­lik olanı oyun­baz ve de­ney­sel mü­da­ha­le­lerle dö­nüş­tür­meye odak­la­nı­yor. Sı­ra­dan nes­ne­ler, ri­tü­el­ler ve an­lık kar­şı­laş­ma­lar, iş­le­rimde ger­çe­küstü bir du­yar­lı­lıkla ye­ni­den kur­gu­la­nı­yor. Gra­fik ta­sa­rım, bilgi ta­sa­rımı ve gör­sel an­latı alan­la­rında ça­lı­şır­ken, kül­tü­rel tem­sil­ler ile sez­gi­sel es­te­tik ara­sında bir denge kur­mayı önem­si­yo­rum. Gör­sel dili hem dü­şün­sel bir araş­tırma aracı hem de du­yu­sal bir ifade bi­çimi ola­rak kul­la­nı­yo­rum. İş­le­rimde ri­tü­el­ler, ko­lek­tif ha­fıza ve bi­rey­sel de­ne­yim­le­rin ke­si­şim nok­ta­ları öne çı­kı­yor.

Ah­sen Yağ­mur Kara: Sa­nat­sal pra­ti­ğim, bi­linçli üre­tim­ler yapma fikri et­ra­fında şe­kil­le­ni­yor. Gü­nü­müzde Tür­kiye’de sa­nat ço­ğun­lukla eğ­lence ya da bi­rey­sel me­se­le­ler üze­rin­den gün­deme ge­li­yor. Oysa sa­na­tın asıl gücü, bi­rey­sel çı­kış­la­rın öte­sinde top­lum­sal bir karşı du­ruşa dö­nü­şe­bil­me­sinde ya­tı­yor. Bu­gün, do­ğa­nın yi­ti­ril­mesi gibi kü­re­sel öl­çekte bir so­runla karşı kar­şı­yay­ken, bu ger­çek­liği göz ardı ede­rek ya­pı­lan üre­tim­ler, sa­na­tın an­la­mını za­yıf­la­tı­yor. Bu ne­denle sa­na­tın pi­yasa odaklı yö­nün­den zi­yade, ko­lek­tif bir bi­linç oluş­turma po­tan­si­ye­line odak­lan­ma­mız ge­rek­ti­ğini dü­şü­nü­yo­rum. Ben de kendi pra­ti­ğimde do­ğayı yal­nızca bir tema ola­rak de­ğil, eko­lo­jik bir prob­lem ola­rak ele alı­yo­rum. İn­san eliyle ya­ra­tı­lan “ikinci doğa”nın, “bi­rinci doğa” üze­rin­deki olum­suz et­ki­le­rini sor­gu­lu­yor; özne-nesne ay­rımı, tü­ke­tim ve üre­tim iliş­ki­leri ile fel­sefi pra­tik­ler üze­rin­den iş­le­rimi te­mel­len­di­ri­yo­rum. Bu bağ­lamda üre­tim­le­rim re­sim, fo­toğ­raf ve vi­deo ça­lış­ma­la­rın­dan olu­şu­yor; an­cak esas ola­rak re­sim pra­tiği üze­rinde yo­ğun­la­şı­yo­rum.

Tür­kan Öz­te­kin: Pra­ti­ğim, par­ça­lanma ve ye­ni­den to­par­lanma de­ne­yi­mim et­ra­fında şe­kil­le­ni­yor. Şe­hir im­ge­leri, ko­laj ve fo­toğ­raf üze­rin­den bi­re­yin ken­di­siyle ve çev­re­siyle kur­duğu kı­rıl­gan bağ­ları sor­gu­lu­yo­rum. Ça­lış­ma­la­rımda en çok gö­rünme-sak­lanma iki­lemi, eme­ğin ağır­lığı ve iç­sel ça­tış­ma­lar öne çı­kı­yor.

Ayça Buğ­la­gil: Gün­de­lik ha­ya­tın için­den ama bir o ka­dar ko­puk ve izole bir at­mos­fer ya­rat­maya ça­lı­şı­yo­rum. İn­san ya­pımı nesne ve me­kân­ları in­san­dan arın­mış bir şe­kilde yan­sı­tı­yo­rum. Ge­nel­likle re­sim­le­rimde tahta, cam, me­tal gibi atık ve bir bel­leği olan mal­ze­me­ler kul­lan­mayı ter­cih edi­yo­rum.

Gül­şah Söz­bir: Pra­ti­ğimde bi­rey­sel bel­lek ile ko­lek­tif ha­fıza ara­sın­daki iliş­kiyi araş­tı­rı­yo­rum. Gra­vür, bu­luntu im­ge­ler ve do­ğaya dair göz­lem­ler üze­rin­den kay­bol­muş ya da unu­tul­muş hi­kâ­ye­leri ye­ni­den gö­rü­nür kıl­maya ça­lı­şı­yo­rum. Ça­lış­ma­la­rımda doğa, ai­di­yet ve hi­kâye kav­ram­ları ön plana çı­kı­yor.

UNITE’ın “ortak mekân” yaklaşımı sizin pratiğinizle nasıl kesişiyor?

İrem Ka­ra­göz Terzi: UNITE’ın “or­tak me­kân” fikri, be­nim pra­ti­ğimde gör­sel en­for­mas­yo­nun pay­la­şı­lan bir alan ya­rat­ma­sıyla ke­si­şi­yor. Çiz­gi­ler ve renk blok­ları, te­kil an­lam­lar ta­şı­mak­tan çok, yan yana gel­dik­le­rinde bir çe­şit ko­lek­tif gör­sel dil oluş­tu­ru­yor­lar. Or­tak me­kân, bu­rada bir et­ki­le­şim alanı ola­rak iş­lev gö­rü­yor. Her iz­le­yici kendi ba­kış açı­sıyla bu gör­sel kod­ları çöz­meye ça­lı­şır­ken, as­lında baş­ka­la­rıyla aynı alanda yeni an­lam­lar ku­ru­yor.

Ediz Var: Üre­tim­le­rimde alan kav­ramı mer­kezde du­ru­yor. Fi­zik­sel ve zi­hin­sel bo­yut­la­rıyla ala­nın na­sıl de­ne­yim­len­di­ğini, in­san ve nesne ile na­sıl bir ilişki kur­du­ğunu araş­tı­rı­yo­rum. Bu an­lamda UNITE’ın ‘or­tak me­kân’ yak­la­şımı, pra­ti­ğimle doğ­ru­dan ke­si­şi­yor: çünkü iş­le­rim bi­rey­sel bir de­ne­yime ve pay­la­şı­lan bir me­kân al­gı­sına da işa­ret edi­yor. Or­tak me­kân fikri, be­nim üre­tim­le­rim­deki “ala­nın ko­lek­tif ola­rak de­ne­yim­len­mesi” ara­yı­şıyla ör­tü­şü­yor. Do­la­yı­sıyla sergi me­kâ­nını sa­dece bir su­num alanı de­ğil iz­le­yi­ciyle bir­likte ye­ni­den ku­ru­lan, dö­nü­şen ve pay­la­şı­lan bir alan ola­rak gö­rü­yo­rum.

Arzu Şemsi Kay­gu­suz: Kar­ga­la­rın ko­lek­tif ya­şamı ve do­ğayla kur­duk­ları bağ, be­nim için “or­tak me­kân” fik­riyle ör­tü­şü­yor. İş­le­rim me­kânla bü­tün­le­şe­rek iz­le­yi­ciyi içine çe­ken bir alan ya­ra­tı­yor. UNITE’ın yak­la­şımı da tam ola­rak bunu des­tek­li­yor: farklı üre­tim­le­rin yan yana gel­diği, pay­la­şı­lan bir de­ne­yim alanı.

Eren Ke­nar: Ço­ğun­lukla izole bir şe­kilde üre­ten biri ola­rak son za­man­larda di­ğer ya­ra­tı­cı­larla bağ kur­mayı daha da önem­se­meye baş­la­dım. Bu yüz­den UNITE’ın farklı di­sip­lin­ler­deki sa­nat­çı­ları bir araya ge­tir­mesi bence ina­nıl­maz de­ğerli. Be­nim için de bi­raz­cık çi­mene do­kunma vakti.

Nida Er­do­ğan: UNITE, gün­cel sa­nat or­ta­mında il­giyle ta­kip et­ti­ğim bir alan. İş­le­rimde asıl be­lir­le­yici olan kendi içim­deki kar­şı­laş­ma­lar; fa­kat iz­le­yici, bu kar­şı­laş­ma­larla kendi de­ne­yim­le­rini ör­tüş­tür­dü­ğünde or­taya çı­kan his ve kuv­vet, be­nim için üre­ti­min en güçlü geri dö­nü­şünü sağ­lı­yor. Bu geri dö­nüş, yeni iş­ler üret­memde hem bes­le­yici hem de des­tek­le­yici bir alan açı­yor. Bu ne­denle UNITE’ın iz­le­yi­ci­siyle iş­le­ri­min bu­luş­ma­sın­dan ve se­zonu böyle bir ser­giyle açı­yor ol­mak­tan mut­lu­yum.

Pe­lin Bulu Yıl­maz: UNITE’ın “or­tak me­kân” yak­la­şı­mıyla ke­si­şim nok­tam, bu ki­şi­sel de­ne­yi­min ka­mu­sal bir alanda ye­ni­den an­lam ka­zan­ma­sın­dan ileri ge­li­yor. Ser­gide yer alan “Aslı Gi­bi­dir” adlı ça­lış­mamda, kendi be­de­ni­min fo­to­ko­pi­le­rini ar­şiv dos­ya­ları içinde mü­hür­le­ye­rek ano­nim bir bel­geye dö­nüş­tü­rü­yo­rum. Ki­şi­sel ola­nın ço­ğal­tı­lıp stan­dar­dize edil­mesi, yal­nızca bana ait bir ha­fı­zayı de­ğil, or­tak top­lum­sal de­ne­yim­lere de işa­ret edi­yor. UNITE’ın me­kân­sal ve kav­ram­sal yak­la­şımı, farklı sa­nat­çı­la­rın üre­tim­le­rini bir arada bu­luş­tu­rur­ken bi­rey­sel pra­tik­leri or­tak bir bağ­lama ta­şı­yor. Be­nim ça­lış­ma­la­rım da, iz­le­yi­ciyle kur­duk­ları te­kin­siz kar­şı­laş­ma­lar ara­cı­lı­ğıyla, özel ola­nın ko­lek­tif me­kânda do­la­şıma gir­me­sini müm­kün kı­lı­yor. Bu açı­dan pra­ti­ğim, UNITE’ın “or­tak me­kân” an­la­yı­şıyla doğ­ru­dan ke­si­şi­yor: ki­şi­sel ola­nın ço­ğul­la­şa­rak ka­mu­sal­laş­ması.

Ba­şak Bil­ge­han: Sa­natçı ola­rak he­pi­miz bir top­lu­lukta yer edin­meye, gö­rü­nür­lük ka­zan­maya ça­lı­şı­yo­ruz. Her ne ka­dar re­sim çoğu za­man bi­rey­sel bir iş olsa da sa­nat­çı­nın do­ğası ge­reği bir be­ra­ber­lik şart. UNITE’ın bu be­ra­ber­liğe alan sağ­la­dı­ğını dü­şü­nü­yo­rum.

 BAŞAK BİLGEHAN, “İsimsiz”, kağıt üzerine serigrafi, 50x23 cm (2025)
BAŞAK BİLGEHAN, “İsimsiz”, kağıt üzerine serigrafi, 50×23 cm (2025)

Meli R. Öz­türk: UNITE’ın ko­lek­tif ya­pısı ve di­sip­lin­le­ra­rası yak­la­şımı üre­tim sü­re­cinde be­nim­se­di­ğim yak­la­şım­larla ör­tü­şü­yor. UNITE’ın “or­tak me­kân” yak­la­şımı; me­kanı yal­nızca bir ser­gi­leme alanı ola­rak de­ğil, dö­nüş­tü­rücü ve top­lu­luk oluş­tu­rucu bir yapı ola­rak da kur­gu­lu­yor. Me­kâ­nın üre­tim, pay­la­şım, sos­yal iliş­ki­ler ve eleş­tiri ağ­la­rıyla kur­duğu ilişki pra­ti­ğimle ke­si­şen nok­ta­ları oluş­tu­ru­yor.

Pı­nar Ço­ker: UNITE’ın “or­tak me­kân” an­la­yışı, be­nim pra­ti­ğimle çok doğ­ru­dan ke­si­şi­yor di­ye­bi­li­rim. Çünkü iş­le­rin var­lı­ğını ta­mam­la­yan şey, as­lında on­ları çev­re­le­yen me­kân ve iz­le­yi­ciyle kur­duk­ları et­ki­le­şim. Fo­tok­ro­mik bo­ya­lar ve UV ışık ile üret­ti­ğim se­rig­rafi bas­kı­lar, iz­le­yi­ci­nin ha­re­keti, ışı­ğın açısı ya da me­kâ­nın at­mos­feri de­ğiş­tikçe sü­rekli başka bir yü­zünü gös­te­ri­yor. Yani iş, tek ba­şına ka­palı bir form de­ğil; bu­lun­duğu me­kânla ya­şa­yan, onun di­na­mik­le­riyle var olan bir yapı. UNITE’ın di­sip­lin­le­ra­rası et­ki­le­şime ve ko­lek­tif üre­tim sü­reç­le­rine alan aç­ması da bu nok­tada çok an­lamlı. Do­la­yı­sıyla yal­nızca bir sergi alanı ola­rak de­ğil, iş­le­rin dö­nü­şü­müne im­kân ta­nı­yan, iz­le­yi­ciyi de sü­re­cin bir par­çası ha­line ge­ti­ren bir “ya­şa­yan ze­min” ola­rak gö­rü­yo­rum. Bu da pra­ti­ği­min özün­deki ge­çi­ci­lik, dö­nü­şüm ve ko­lek­tif de­ne­yimle çok güçlü bir pa­ra­lel­lik ku­ru­yor.

İrem De­niz: Farklı di­sip­lin­ler­den iş­ler ve farklı ba­kış açı­la­rına sa­hip sa­nat­çı­larla bir araya gel­mek, ya­ra­tı­cı­lı­ğımı bes­le­ye­cek or­tak bir alanda farklı duy­gu­ları his­se­de­bil­mek be­nim için çok de­ğerli. Sa­nat­sal pra­ti­ğimde iç­sel ça­tış­ma­lar, duy­gu­lar ve do­ku­lar ön planda. Ser­gi­nin yak­la­şımı da bu çe­şit­li­liği ve çok ses­li­liği ön plana çı­kar­dığı için be­nimle ve pra­ti­ğimle ke­si­şi­yor. Hem kendi iç dün­yamı gö­rü­nür kılma ça­bam hem de ko­lek­tif bir de­ne­yi­min par­çası olma is­te­ğim bu ser­gide or­tak bir ze­minde bu­lu­şu­yor.

 İRİS NİL AKDAL, “Pulmonata Serisi”, Polimer kil, 30x13x14 cm (2025)
İRİS NİL AKDAL, “Pulmonata Serisi”, Polimer kil, 30x13x14 cm (2025)

İris Nil Ak­dal: Bu yak­la­şım sa­ye­sinde, be­nim gibi his­se­den ve dü­şü­nen mes­lek­taş­la­rımla or­tak bir alanda bu­luş­muş olu­yor ve yeni, çağ­daş olanı öğ­re­nip an­la­mak için bir alana sa­hip ol­muş olu­yo­rum.

Meh­met Uy­sal: Be­nim için “or­tak me­kân”, hem üre­tim sü­re­cinde hem de son­ra­sında or­taya çı­kan kar­şı­laş­ma­lar de­mek. Bir işi ya­par­ken bi­rey­sel de­ne­yim­le­rim­den yola çık­sam da onu pay­laş­tı­ğım anda başka hi­kâ­ye­ler, başka ha­fı­za­larla bu­lu­şu­yor. UNITE’ın yak­la­şımı da bana bu tür ke­si­şim­le­rin öne­mini ha­tır­la­tı­yor. Çünkü iş­le­rin yal­nızca “be­nim” de­ğil bir­likte dü­şü­ne­bi­le­ce­ği­miz, bir­likte his­se­de­bi­le­ce­ği­miz alan­lar aç­ma­sını is­ti­yo­rum.

Ah­sen Yağ­mur Kara: UNITE’ın “or­tak me­kân” yak­la­şımı, farklı alan­lar­dan fi­kir­leri bu­luş­tu­ran ya­pı­sıyla pra­ti­ğimle ke­si­şi­yor. Ça­lış­ma­la­rımda da eko­lo­jik prob­le­ma­tik­leri di­sip­lin­ler arası bir ba­kışla ele alı­yor, bi­rey­sel üre­timi ko­lek­tif bir de­ne­yime dö­nüş­tür­meye önem ve­ri­yo­rum. Bu açı­dan UNITE’ın iş bir­li­ğine ve pay­laş­maya da­yalı or­tamı, üre­tim­le­rime an­lamlı bir ze­min su­nu­yor.

Tür­kan Öz­te­kin: Or­tak me­kân fikri, par­çalı de­ne­yim­le­rin yan yana ge­le­rek yeni an­lam­lar üret­me­siyle pra­ti­ğimle ör­tü­şü­yor. “Sak­lam­baç” se­ri­min se­çil­mesi de bu açı­dan an­lamlı çünkü iş­le­rimde de bi­rey­sel hi­ka­ye­ler ko­lek­tif bağ­lam­larda ye­ni­den ku­ru­lu­yor.

Ayça Buğ­la­gil: Ön­ce­liği sa­tış amacı ol­ma­yan ve kendi bağ­la­mında var ol­maya ça­lı­şan bir yak­la­şımla sa­nata tu­tun­maya ça­lı­şı­yo­rum. Unite’ın “or­tak me­kan” an­la­yışı ile sa­natçı ve sa­nat­se­ver­leri bir araya ge­tir­meyi önem­se­yen bir alan ol­ma­sı­nın, kendi pra­ti­ğimle ke­si­şe­bi­le­ce­ğini dü­şü­nü­yo­rum.

Gül­şah Söz­bir: Or­tak me­kân yak­la­şımı, iş­le­rim­deki an­la­tı­la­rın iz­le­yi­ciyle bu­lu­şa­rak pay­la­şı­lan bir bel­leğe dö­nüş­me­siyle ke­si­şi­yor. Bi­rey­sel de­ne­yim­ler­den yola çık­sam da hay­van­la­rın ve do­ğa­nın ta­nık­lığı üze­rin­den an­lat­tı­ğım hi­kâ­ye­ler or­tak bir me­kânda ço­ğul­la­şı­yor.

“Top­lanma Alanı” Ser­gisi 13.09.2025-27.09.2025 ta­rih­leri ara­sında UNITE Or­tak Me­kan’da zi­ya­ret edi­le­bi­lir.

İlgili yazılar

Bütün yazılar

Kaçırma

Görsel Sanatlar

Uzun Bir Geçmişin Hayaletleriyle Yüzleşmek: Emine Yıldırım’la “Gündüz Apollon Gece Athena” Üzerine

Dünya prömiyerini gerçekleştirdiği 37. Tokyo Uluslararası Film Festivali’nde Asya’nın Geleceği bölümünden En İyi Film…

Melike Serin12 Ekim 2025