Mutfak ve Kiç: KItschen Güncel Sanat İnisiyatifi
Fırat Engin, Ekin Kılıç Ezer ve Elif Varol Ergen

Görsel Sanatlar

Mutfak ve Kiç: Kitschen Güncel Sanat İnisiyatifi

Melike Serin

12 June 2025

2010 yı­lında An­kara’da, Ha­cet­tepe Üni­ver­si­tesi Gü­zel Sa­nat­lar Fa­kül­tesi’nin atöl­ye­leri, ko­ri­dor­ları ve oda soh­bet­leri ara­sında ma­ya­la­nan bir ko­lek­tif doğdu: Kitsc­hen Gün­cel Sa­nat İni­si­ya­tifi. Bu olu­şum, aynı üni­ver­si­tede gö­rev ya­pan üç sa­nat­çı­nın; Fı­rat En­gin (Hey­kel Bö­lümü), Ekin Kı­lıç Ezer ve Elif Va­rol Er­gen (her ikisi de Gra­fik Bö­lümü) or­tak bir ara­yış­tan, aynı za­manda ki­şi­sel fark­lı­lık­la­rı­nın sun­duğu zen­gin­lik­ten bes­lendi.

Kitsc­hen ismi, “kitc­hen” (mut­fak) ve “kitsch” (kiç) söz­cük­le­ri­nin bi­linçli bir bi­le­şi­miyle oluş­tu­rul­muş, iro­nik ve eleş­ti­rel bir gön­der­meyle ku­ruldu. Mut­fak, üre­ti­min gün­de­lik, sa­mimi ve de­ney­sel me­kânı ola­rak ko­lek­ti­fin ya­pı­sını tem­sil eder­ken; kiç ise sa­nat dün­ya­sı­nın hi­ye­rar­şi­le­rine, de­ğer yar­gı­la­rına ve es­te­tik norm­la­rına yö­ne­lik bir mü­da­hale ara­cına dö­nüştü. Bu ikili me­ta­for, ini­si­ya­ti­fin ma­ni­fes­to­sunda da yankı bu­lan bir du­ruşu or­taya ko­yu­yordu: aka­de­mik ge­le­nek­le­rin dı­şına taş­mak, ku­ram­sal çer­çe­ve­le­rin ka­tı­lı­ğını es­net­mek ve çağ­daş sa­nata çok sesli, öz­gür, oyun­baz bir alan aç­mak.

2009-2010 yıl­ları, An­kara sa­nat or­tamı için dö­nü­şüm ih­ti­ya­cı­nın his­se­di­lir hâle gel­diği bir dö­nemdi. Ga­leri te­melli ya­pı­la­rın sı­nır­lı­lığı, sa­nat üre­ti­mi­nin ku­rum­sal de­ne­tim al­tına alın­ması ve ifade bi­çim­le­ri­nin te­kil­leş­mesi, bu üç sa­nat­çıyı or­tak bir üre­tim ze­mini kur­maya itti. Kitsc­hen’in or­taya çı­kışı, bu bağ­lamda yal­nızca bir ko­lek­ti­fin ku­ru­luşu de­ğil, aynı za­manda bir boş­luğa ve­ri­len ya­ra­tıcı bir ya­nıttı.

Kitsc­hen’in ilk ser­gisi “Ka­pa­lı­yız” 2010’da, alı­şıl­dık sergi for­mat­la­rını ters yüz eden bir iro­niyle iz­le­yi­ciyle bu­luştu. İkinci sergi “Wha­te­ver, I Am Not an Ar­tist!” 2012’de sa­nat­çı­lık kim­li­ği­nin al­tını oyan, hatta onu alaya alan ya­pı­sıyla dik­kat çekti. Üçüncü sergi “Müp­hem, Sar­hoş, Kö­pek” ise 2014’te kitsch es­te­tiği, be­lir­siz­lik ve taş­kın­lık gibi kav­ram­lar üze­rin­den bir gör­sel şi­ir­sel­lik ara­yı­şına gi­rişti. Her üç sergi de ini­si­ya­ti­fin öz­gür­lükçü ve anti-aka­de­mik tu­tu­munu pe­kiş­tirdi; ku­ral­la­rın dı­şına çık­mayı, hatta ku­ral­larla oyun oy­na­mayı bir ifade bi­çimi ola­rak be­nim­sedi.

Kitsc­hen’in olu­şu­munda be­lir­le­yici olan bir di­ğer un­sur, üç ku­rucu üye­nin bir­bi­rin­den ol­dukça farklı sa­nat­sal yak­la­şım­lar, üre­tim yön­tem­leri ve dü­şün­sel arka plan­lara sa­hip ol­ma­sıydı. Fı­rat En­gin’in hey­kel ve yer­leş­tirme te­melli po­li­tik an­la­tı­ları, Ekin Kı­lıç Ezer’in gra­fik te­melli eleş­ti­rel kur­gu­ları ve Elif Va­rol Er­gen’in di­sip­lin­le­ra­rası de­ney­sel, çağ­daş il­lüst­ra­tif ara­yış­ları bir araya ge­le­rek ko­lek­tife zen­gin bir ifade çe­şit­li­liği ka­zan­dırdı. Bu çe­şit­li­lik, yal­nızca tek­nik veya bi­çim­sel dü­zeyde de­ğil, aynı za­manda dü­şün­sel ve duy­gu­sal dü­zeyde de ken­dini his­set­tirdi.

Fı­rat En­gin 2016’da Ha­cet­tepe’den is­tifa ede­rek farklı bir aka­de­mik ve sa­nat­sal yö­ne­lime girdi. Ekin Kı­lıç Ezer, 2013’te Bil­kent Üni­ver­si­tesi Gra­fik Bö­lümü’ne geçti. Elif Va­rol Er­gen ise hâ­len Ha­cet­tepe’de öğ­re­tim üyesi ola­rak gö­re­vine de­vam edi­yor. An­cak bu me­kân­sal ve ku­rum­sal ay­rış­ma­lar, Kitsc­hen’in ku­rucu ru­hunu za­yıf­lat­madı. Ter­sine, bu da­ğı­nık­lık ko­lek­ti­fin ya­pı­sal es­nek­li­ğiyle ör­tüştü. Kitsc­hen, baş­lan­gıç­tan bu yana sa­bit bir ya­pıya de­ğil; yer yer bu­har­la­şan, sonra tek­rar kris­tal­le­şen, dö­nüş­tükçe güç­le­nen bir dü­şün­sel ze­mine yas­landı.

Bu­gün Kitsc­hen, yal­nızca geç­mişte yap­tığı ser­gi­lerle de­ğil; or­taya koy­duğu dü­şünce bi­çi­miyle, al­ter­na­tif bir sa­nat üre­tim ve pay­la­şım mo­deli ola­rak var­lı­ğını sür­dü­rü­yor. Ku­rum­sal norm­lara, te­kil an­la­tı­lara ve sa­na­tın ste­ril­leş­miş es­te­tik di­line karşı açıl­mış ko­lek­tif bir mut­fak: bi­raz da­ğı­nık, ol­dukça do­ğaç­lama, yer yer abar­tılı ama her za­man sa­mimi ve öz­gür.

İlgili yazılar

Bütün yazılar

Kaçırma

Kent ve mimari

Papağanlar ve Kuğular: Almanya’dan Türkiye’ye Mahallelerin ve Hafızaların İzinde

Alman sanatçı Anne Schülke, “Papağanlar ve Kuğular” ile kentlerin, aidiyetin ve hafızanın izini sürüyor.

UNITE26 November 2025