Uyandıran Kahve Sohbetleri’nden Notlar - 1

Popüler kültür

Notes from the Awakening Coffee Talks — 1

İrem Derelioğlu

8 April 2026

Günümüz Koşullarında Kamusal Alan

Uyan­dı­ran Kahve Soh­bet­leri ka­tı­lım­cı­la­rı­nın kat­kı­ları ile der­len­miş­tir
Me­tin: İrem De­re­li­oğlu

17.-18. yüz­yıl kah­ve­le­rin­den il­ham ala­rak ka­mu­sal alan pra­ti­ğini ye­ni­den dü­şün­mek ve bir­likte üret­mek için or­taya çı­kan “Uyan­dı­ran Kahve Soh­bet­leri”nin ilki 12 Mart’ta UNITE ’da ger­çek­leşti.

Et­kin­lik, bi­rey­sel­li­ğin ön­ce­lik­len­diği, in­san­la­rın gi­de­rek kendi içine ka­pan­dığı ve ben­zer­lik­ler içinde sı­kış­tığı bir dö­nemde; farklı olanla kar­şı­laşma ve ko­lek­tif üre­tim alanı ya­ratma ih­ti­ya­cın­dan doğdu. Bu doğ­rul­tuda ilk bu­luş­ma­nın oda­ğında, et­kin­li­ğin de te­me­lini oluş­tu­ran “ka­mu­sal alan” kav­ramı yer aldı.

Soh­bet­ten önce er­ken dö­nem kah­ve­ha­ne­leri üze­rine bir açı­lış ya­pıldı. Ric­hard Sen­nett’in ka­mu­sal alan an­la­tım­la­rında öne çı­kan me­kân­lar­dan biri olan kah­ve­ha­ne­ler, yal­nızca kahve içi­len yer­ler de­ğil; top­lu­mun farklı ke­sim­le­rin­den in­san­la­rın bir araya ge­le­rek gün­demi tar­tı­şa­bil­diği, bilgi pay­la­şa­bil­diği ve söz ala­bil­diği alan­lardı. Hatta bazı kah­ve­ha­ne­ler kendi ga­ze­te­le­rini ba­sar, bu ga­ze­te­ler yük­sek sesle oku­nur ve ar­dın­dan tar­tış­ma­lar baş­lardı. Bu or­tamda dü­şü­nür­ler­den bü­rok­rat­lara, iş­çi­ler­den bur­ju­va­lara ka­dar her­ke­sin söz ala­bil­mesi, Ay­dın­lanma dü­şün­ce­si­nin olu­şu­munda da be­lir­le­yici bir rol oy­na­mış­tır.

Bu­luşma, “An­kara’yı renk­len­di­re­bi­lir mi­yiz?” so­ru­suyla açıldı. Bu so­ruya ve­ri­len ce­vap­lar, ka­mu­sal ala­nın yal­nızca fi­zik­sel bir me­kân ile il­gili ol­ma­dı­ğını; aynı za­manda iliş­ki­sel, kül­tü­rel ve dü­şün­sel bir üre­tim alanı ol­du­ğunu gö­rü­nür kıldı. Tar­tışma iler­le­dikçe ka­mu­sal alan kav­ramı farklı yön­le­riyle ele alındı. Kav­ram bir yan­dan kar­şı­laş­maya açık ve ka­çı­nıl­maz bir alan ola­rak ta­rif edi­lir­ken di­ğer yanda bi­rey­le­rin kendi seç­tik­leri çev­re­lerde, ‘özel’ alan­larda kalma eği­limi dile ge­ti­rildi.

Bu­rada Sen­nett’in “açılma kor­kusu” me­ta­fo­runu ha­tır­la­mak an­lamlı olur; bu korku, iç ve dış ay­rı­mın­dan du­yu­lan kay­gıyı ifade eder. “İç” ile kas­te­di­len öz­nel ya­şantı (ben­lik) iken dış ile sos­yal ya­şantı (kent) kas­te­di­lir. Bi­re­yin öz­nel alanı ile top­lum­sal alan ara­sında kur­duğu bu me­safe, ka­mu­sal kar­şı­laş­ma­la­rın gi­de­rek zor­laş­ma­sına ne­den ol­mak­ta­dır. Soh­bette de üze­rine dü­şü­nü­len rast­lan­tı­sal kar­şı­laş­ma­lar ile se­çil­miş top­lu­luk­lar ara­sın­daki bu ge­ri­lim, ka­mu­sal ala­nın ye­rini gü­nü­müz mah­re­mi­yet top­lu­muna bı­ra­kan sü­reci an­la­mak için be­lir­le­yici bir açı sundu.

Di­ji­tal medya ve sos­yal ağ­la­rın yay­gın­laş­ma­sıyla bir­likte ka­mu­sal alan de­ne­yi­mi­nin önemli öl­çüde de­ğiş­tiği de tar­tış­ma­nın öne çı­kan baş­lık­la­rın­dan biri oldu. Al­go­rit­ma­la­rın be­lir­le­diği içe­rik akış­ları, dik­kat eko­no­misi ve ek­ran te­melli et­ki­le­şim bi­çim­le­ri­nin, bi­rey­le­rin ka­mu­sal me­se­le­ler ile il­gili bilgi edinme ve bun­lara tepki verme pra­tik­le­rini de önemli öl­çüde et­ki­le­mek­te­dir Bu bağ­lamda, fi­zik­sel kar­şı­laş­ma­nın, di­ji­tal or­tam­daki hızlı ve yü­zey­sel et­ki­le­şim­lere kı­yasla daha güçlü bir ka­mu­sal etki ya­ratma po­tan­si­yeli ta­şı­dığı vur­gu­landı.

Kent me­kân­la­rı­nın bu sü­reç­teki rolü de tar­tış­maya açıldı. Ki­şi­sel fark­lı­lık­la­rın giz­len­me­den var ola­bil­diği, da­ya­nış­ma­nın ve ko­lek­tif mü­ca­de­le­nin müm­kün ol­duğu kent me­kân­ları, de­mok­ra­tik ya­şa­mın te­mel ta­şı­yı­cı­la­rı­dır. An­cak tü­ke­tim odaklı pra­tik­lere ön­ce­lik ve­ri­le­rek ta­sar­la­nan ve bir yer­den bir yere gitme aracı ha­line ge­len gü­nü­müz kent me­kân­ları as­lında de­mok­ra­tik pra­tik­leri ve ko­lek­tif üre­timi ola­nak­sız hale ge­tir­mek­te­dir. Le­febvre’nin işa­ret et­tiği üzere, ka­mu­sal si­ya­se­tin bu­la­nık­laş­tı­rıl­ması ve ey­lem ka­pa­si­te­si­nin za­yıf­la­tıl­ması, bu dö­nü­şü­mün önemli bo­yut­la­rın­dan bi­ri­dir.

Bu­luş­tukça ve soh­bet­lerde de­rin­leş­tikçe sen­tez­le­ye­bi­le­ce­ği­miz iki yak­la­şım dile geldi: 

‘Ör­ne­ğin An­kara’nın su tü­ke­timi ya da va­tan­da­şın suya eri­şi­miyle il­gili me­se­le­leri bu­rada ele alıp çö­züm araş­tı­ra­bi­le­cek mi­yiz? Ma­halli öl­çekte bizi ha­re­kete ge­çi­re­cek ko­nu­ları ele al­ma­lı­yız’ ile  ‘Ta­rih­sel ba­kış açı­sını el al­ma­lı­yız, ta­rih­ten ders çı­kar­ma­lı­yız. Karşı kar­şıya ol­du­ğu­muz si­ya­sal me­ka­niz­ma­nın / ör­gü­tün mü­ca­dele ve ma­ni­pü­las­yon yön­tem­le­rini ir­de­le­me­den, onu çö­züm­le­me­den bir yere va­ra­ma­yız’. 

Bu nok­tada tar­tış­ma­nın odağı, “Uyan­dı­ran Kahve Soh­bet­leri”nin ken­di­sine yö­neldi: Bu bu­luş­ma­lar yal­nızca bir tar­tışma ze­mini ola­rak mı ka­la­cak, yoksa bir üre­tim ve ey­lem ala­nına dö­nü­şe­bi­le­cek mi? Bu­nun üze­rine bu bu­luş­ma­lar ile bir­bi­rini do­ğu­ran kar­şı­laş­ma­la­rın ko­lek­tif üre­tim için yeni ze­min­ler oluş­tu­ra­cağı ve iler­le­yen sü­reçte ka­tı­lım­cı­la­rın soh­bet­le­rin or­ga­ni­zas­yonda daha et­kin rol alın­ma­sı­nın he­def­len­diği be­lir­tildi. Bu ka­tı­lım, mo­de­ras­yon sü­reç­le­rin­den içe­rik üre­ti­mine ka­dar farklı bi­çim­lerde ge­niş­le­ye­bi­le­cek bir po­tan­si­yel ta­şı­mak­ta­dır. 

Bu­luş­ma­nın iler­le­yen aşa­ma­la­rında tar­tışma yön­te­min ken­disi de sor­gu­landı. Soh­be­tin ne öl­çüde ya­pı­lan­dı­rıl­ması ge­rek­tiği ve ne öl­çüde spon­tane bı­ra­kı­la­bi­le­ceği so­rusu gün­deme geldi. Bazı ka­tı­lım­cı­lar, bu­luşma ön­ce­sinde pay­la­şı­lan ilke ve öne­ri­le­rin sı­nır­la­yıcı bir etki ya­ra­ta­bi­le­ce­ğini ifade etti.  Bu du­rum, gü­venli ve kap­sa­yıcı bir or­tam ya­ratma ih­ti­yacı ile ger­çek an­lamda rast­lan­tı­sal bir kar­şı­laşma alanı kurma ar­zusu ara­sın­daki ge­ri­limi gö­rü­nür kıldı.

An­cak tüm bun­larla ha­tır­lan­ması ge­re­ken önemli bir nokta da var: “Uyan­dı­ran Kahve Soh­bet­leri”, ta­ma­men rast­lan­tı­sal bir kar­şı­laşma alanı de­ğil; ka­mu­sal alan pra­tik­le­rini ye­ni­den dü­şün­mek ve üret­mek ama­cıyla kur­gu­lan­mış bir bu­luşma bi­çi­mi­dir. Bu­nunla bir­likte, bu bu­luş­ma­la­rın, bir­bi­rine ya­bancı bi­rey­le­rin bir araya ge­le­rek yeni kar­şı­laş­ma­lara ve ko­lek­tif üre­tim sü­reç­le­rine ze­min ha­zır­la­ması he­def­len­mek­te­dir.

Ni­te­kim er­ken dö­nem kah­ve­ha­ne­le­rine ba­kıl­dı­ğında, bu tür kar­şı­laş­ma­ları müm­kün kı­lan ya­zılı ve ya­zı­sız ku­ral­la­rın var­lığı dik­kat çek­mek­te­dir.

“Ka­pı­dan ilk kez gi­ren biri önce bara gi­der, pa­ra­sını öder ve ilk defa gel­diği bir yerse, ken­di­sine ge­nel ku­ral­lar-şu du­var­lara tü­kür­mek ya­sak­tır, pen­cere ya­nında kavga edil­mez vs – açık­la­nır, so­nunda key­fine bak­mak üzere ye­rine otu­rurdu”.

Sen­nett’in ak­tar­dığı üzere, kah­ve­ha­ne­lerde be­lirli dav­ra­nış ku­ral­ları bu­lun­makta ve bu ku­ral­lar soh­be­tin akı­şını ko­ru­maya hiz­met et­mek­te­dir. Bu du­rum, ka­mu­sal kar­şı­laş­ma­nın ta­ma­men ku­ral­sız de­ğil, be­lirli bir ze­min üze­rin­den müm­kün ola­bil­di­ğini gös­ter­mek­te­dir.

Tar­tışma sı­ra­sında bi­rey­sel­leşme eği­li­mi­nin güç­len­diği ve ko­lek­tif so­rum­lu­luk duy­gu­su­nun za­yıf­la­dığı yö­nünde bir göz­lem de dile ge­ti­rildi. Bu sı­rada di­lin ken­disi de tar­tış­ma­nın bir par­çası ha­line geldi: “ben dili”nin bi­rey­sel de­ne­yimi  ve so­rum­lu­luğu gö­rü­nür kıl­ma­daki önemi ka­bul edi­lir­ken, ka­mu­sal bir ze­minde “biz dili”nin or­tak bir dü­şünme alanı kur­mak açı­sın­dan daha kap­sa­yıcı ola­bi­le­ceği ifade edildi. 

Top­lantı bo­yunca farklı di­sip­lin­ler­den ge­len ka­tı­lım­cı­la­rın kat­kı­ları, hem ka­mu­sal alan kav­ra­mına hem de bu bu­luşma bi­çi­mine dair çok kat­manlı bir tar­tışma or­tamı oluş­turdu. Za­ten Uyan­dı­ran Kahve Soh­bet­leri, bu ge­ri­lim­leri or­ta­dan kal­dır­mayı de­ğil, gö­rü­nür kıl­mayı ve üze­rine bir­likte dü­şün­meyi amaç­lı­yor. Bu­ra­dan ha­re­ketle soh­bet­le­rin bizi bir so­nuca ulaş­tır­ma­sın­dan zi­yade bizi üret­ken kı­la­cak bir ze­mi­nin baş­lan­gıcı ola­rak de­ğer­len­di­ri­le­bi­lir.

Bu­gün ka­mu­sal ala­nın za­yıf­la­ması yal­nızca me­kân­sal bir da­ralma de­ğil; aynı za­manda dü­şünme, tar­tışma ve bir­likte ha­re­ket etme ka­pa­si­te­si­nin de ge­ri­le­me­sine yol açı­yor.  Şid­de­tin, eşit­siz­li­ğin ve ku­tup­laş­ma­nın gi­de­rek gö­rü­nür hale gel­diği bu bağ­lamda, fark­lı­lık­larla bir arada bu­lu­na­bilme pra­ti­ği­miz de aşı­nı­yor. Bu ne­denle ka­mu­sal alanı ye­ni­den dü­şün­mek, yal­nızca te­o­rik bir tar­tışma ol­ma­malı. Aynı za­manda top­lum­sal ola­rak bir­likte var ola­bil­me­nin ko­şul­la­rını ye­ni­den oluş­turma me­se­lesi ola­rak ele alın­malı.

Or­taya çı­kan en önemli çıktı, ka­mu­sal ala­nın hâlâ müm­kün ol­du­ğuna dair bir ke­sin­lik de­ğil; bu ih­ti­ma­lin bir­likte ye­ni­den ku­ru­la­bi­le­ce­ğine dair bir ara­yış­tır.

Bu ara­yış ise an­cak sü­rek­li­lik, kar­şı­laşma ve bir­likte dü­şünme pra­ti­ğiyle an­lam ka­za­na­cak­tır.

KAYNAKÇA

Os­manlı, Umut, (2017), “En­düstri Kent ve Ka­mu­sal Alan Bağ­la­mında Ric­hard Sen­nett Üze­rine Bir İn­ce­leme”, Yük­sek Li­sans Tezi

Top­lantı Not­ları, “Uyan­dı­ran Kahve Soh­bet­leri”: Ka­mu­sal Alan”, (12 Mart, 2026)

İlgili yazılar

Bütün yazılar

Kaçırma

Kent ve mimari

Vietnam: Geçmişin Bugünün İçinde Yaşadığı Yer

Bazı şehirleri anlamak için sokaklarında kaybolmak gerekir.

Cansu Gök30 October 2026