Dört Sanatçı, Bir Bakış: Bakış Açısı Sergisi

Görsel Sanatlar

Dört Sanatçı, Bir Bakış: “Bakış Açısı” Sergisi

E. Gülşah Akın

6 Kasım 2025

Dört sa­natçı, farklı di­sip­lin­ler ve tek bir or­tak ze­min: üretme ar­zusu. “Ba­kış Açısı” baş­lıklı sergi, ah­şap, re­sim, se­ra­mik, vi­deo ve yer­leş­tirme gibi farklı alan­lar­dan ge­len üre­tim­le­rin bir araya ge­li­şin­den doğdu. Di­sip­lin­ler arası üre­timle, sa­nat-za­naat iliş­ki­sini tar­tış­maya açan sergi, di­ya­log ve or­tak üre­tim kav­ram­la­rını mer­ke­zine alı­yor.

Biz de sergi hak­kında, Ba­kış Açısı sa­nat­çı­ları Esra Os­kay, Aslı Işık­sal, Ser­dar Gül­sö­ken, El­van Se­rin’le ko­nuş­tuk.

“Ba­kış Açısı ekibi” diye ana­ca­ğım sizi; na­sıl or­taya çıktı? Siz­leri kı­saca ta­nı­ya­bi­lir mi­yiz? Bi­raz yol­la­rı­nı­zın ke­si­şim hi­ka­ye­sin­den bah­se­der mi­si­niz?

Ser­dar: Hi­kaye şöyle. Be­nim hep bir atöl­yem oldu. Ya tek ba­şına, ya da bir ara Sin­can sa­nayi si­te­sinde dört ar­ka­daş hafta son­ları git­ti­ği­miz… Ora­larda hep ça­lı­şır­dım. Sonra emek­li­liğe yak­la­şınca Aslı Hoca bana geldi; ah­şabı ta­nı­mak is­te­di­ğini söy­ledi. Çok ta­nış­mı­yor­duk o za­man. O gel­dik­ten sonra aynı şe­kilde Esra Hoca da… Önce on­lara te­mel ma­ran­goz­luk öğ­ret­tim. Yani bü­tün alet­leri 2-3 ay kul­lan­mayı öğ­ren­di­ler ve altı ay so­nunda kendi ev­le­rine raf, masa, do­lap ya­pa­cak hale gel­di­ler. Sonra üçü­müz bir arada ça­lış­maya baş­la­dık. Bir gün Aslı Hoca, “Se­nin iş­ler ma­ran­goz­luk gibi ol­ma­maya baş­ladı, bir­likte bir şey ya­pa­lım” dedi. Ben de yan­lış an­la­yıp “Ta­mam, o za­man bir­likte sergi mi açı­yo­ruz?” de­dim. O da “Ne­den ol­ma­sın?” dedi. Böy­lece Toska ser­gisi doğdu. Gü­zel bir sergi yap­tık, sonra bir­likte başka iş­ler de yap­tık. On­lar ben­den mal­zeme öğ­ren­meye ge­len de­ğerli in­san­lar, ben on­lar­dan öğ­re­nir­ken on­lar da ah­şabı öğ­ren­di­ler. Hi­kaye böyle baş­ladı.

Esra: Ben Gü­zel Sa­nat­lar Fa­kül­tesi’nde re­sim bö­lü­münde ho­ca­yım. Di­sip­lin­le­ra­rası üre­tim ya­pı­yo­rum. Ma­ran­goz­ha­neye baş­la­ma­mın se­bebi, dü­şünce ve ma­ter­yal ara­sın­daki ko­puk­luğu his­set­memdi. Kendi pra­ti­ğimde o fi­zik­sel bil­gi­nin ek­sik­li­ğini fark et­tim. Bir de ba­ğım­sız ça­lı­şınca her şeyi ken­din yap­mak ge­re­ki­yor. O yüz­den bu bil­giye ih­ti­yaç duy­dum. Za­manla bu atölye işi bi­zim için başka bir ka­nala dö­nüştü. Sa­nat-za­naat iliş­kisi, ama­tör-pro­fes­yo­nel üre­tim farkı gibi ko­nu­lar üze­rine dü­şün­meye baş­la­dık. He­def dün­ya­nın en mü­kem­mel ser­gi­sini yap­mak de­ğil; di­ya­log­dan do­ğan üre­timi pay­laş­maktı. Bence bu beş-altı yıl­dır sü­ren şey, ar­ka­daş­lık ve be­ra­ber öğ­renme hi­ka­yesi as­lında.

Aslı: Ta­bii. Ben de Ha­cet­tepe Gü­zel Sa­nat­lar’da Re­sim bö­lü­mün­de­yim. Ana med­yu­mum re­sim ama farklı mal­ze­me­ler kul­la­nı­yo­rum; ba­zen 3D print, ba­zen dö­küm, ba­zen hey­kel.
Bu yüz­den Ser­dar’ın atöl­ye­sine gi­rip ah­şa­bın do­ğa­sını öğ­ren­meye baş­la­dım. Bu bana mal­zeme çe­şit­li­liği açı­sın­dan çok şey kattı. Son­ra­sında Esra’yla bir­likte bir ekip ha­line gel­dik. Sa­nat-za­naat arası ko­nuş­ma­lar, mal­ze­me­nin bizi zor­la­dığı ya da iyi­leş­tir­diği an­lar der­ken ekip bu şe­kilde şe­kil­lendi.

El­van: Ben se­ra­mik­çi­yim. Se­ra­mik bi­raz sı­nırlı bir mal­zeme; ak­lı­nız­daki her şeyi tam ola­rak ak­ta­ra­mı­yor­su­nuz. Yeni mal­zeme ara­yı­şın­day­dım. Esra’yla bunu ko­nuş­muş­tuk. Ser­dar abiyle ta­nış­tım, epoksi ve ah­şapla ça­lış­mayı öğ­ren­dim. Sonra sergi fik­rin­den bah­set­ti­ler, ben de da­hil ol­dum. Ger­çek­ten bu ekipte ol­mak­tan çok mut­lu­yum çünkü bu­rada bir pay­la­şım var. Bu sergi, te­ması ge­reği de her­ke­sin farklı bir “ba­kış açı­sını” gös­te­ri­yor. Mal­zeme çe­şit­li­liği ve yak­la­şım­lar çok zen­gin. Bence adı­nın hak­kını ve­ren bir sergi oldu.

 Elvan Serin’in seramik işi
Elvan Serin’in seramik işi

“Ba­kış Açısı” kav­ramı üze­rin­den gi­de­lim. Bu­ra­daki “ba­kış” neye yö­ne­lik? Nes­neye, in­sana, za­mana, ken­di­nize mi?

Aslı: As­lında he­pi­mi­zinki bi­raz farklı. Me­sela Ser­dar Hoca’nın iş­leri bir ol­guya iki farklı açı­dan bak­mak gibi.

Ser­dar: Ben kap­tan ve dal­gı­cım. De­nizi çok se­ve­rim. Bir şeye bak­tı­ğımda ge­nelde ba­lık gö­rü­rüm. Me­sela bit pa­za­rında bul­du­ğum 100 yıl­lık bir pa­teni bir ge­miye dö­nüş­tür­düm. Be­nim ba­kış açım bu. Bir de “ah­ta­pot” te­malı bir işi­miz var Esra’yla bir­likte. O işte eski ben ve yeni ben var: Es­ki­den ah­ta­pot av­la­yan bi­riy­dim, şimdi gör­dü­ğümde onu ko­ru­yo­rum. Esra bu hi­kâ­ye­den yola çı­ka­rak bir vi­deo yaptı. O vi­deo piş­man­lık ve dö­nü­şümle il­gili as­lında.

Esra: Evet, orada “ah­ta­po­tun ba­kışı”na da yer­leş­meye ça­lış­tık. Ah­ta­po­tun do­ğa­sın­daki sa­kin­lik ile bi­zim vahşi ha­re­ke­ti­miz ara­sın­daki farkı çar­pış­tı­ran bir iş oldu o. Ser­giye her­kes kendi mal­ze­me­siyle yak­la­şı­yor. Hem eski hem yeni iş­ler var. Bu sergi, yeni üre­tim­lere ve­sile oldu. Kimi iş­ler ya­rım his­set­ti­re­bi­lir ama önemli olan di­ya­log ya­rat­mak.

 “Buz Pateni” - Serdar Gülsöken
“Buz Pateni” – Serdar Gülsöken

Farklı di­sip­lin­ler var — re­sim, se­ra­mik, ah­şap, vi­deo… Bun­lar size ne­ler kattı, zor­lan­dı­ğı­nız nok­ta­lar oldu mu? Aslı, sen en eski baş­la­yan­lar­dan­sın, se­nin için na­sıldı?

Aslı: Ben bu sergi için dip­tik ve trip­tik iş­ler de­ne­dim. Farklı mal­ze­me­le­rin bir ara­da­lı­ğıyla bir bü­tün oluş­tur­mak is­te­dim. Işık, çi­zim, 3D print gibi un­sur­ları bir araya ge­tir­dim. Bu ser­gi­deki zen­gin­lik he­pi­mi­zin farklı ba­kı­şını gös­ter­me­siyle de il­gili. Ben bir­kaç eski iş de koy­dum. “Mavi Saat” adlı se­rim vardı; so­kak hay­van­la­rını an­la­tı­yordu. O ala­ca­ka­ran­lık, in­san­la­rın çe­kil­diği saat bana hep il­ham ver­miş­tir. Bu ser­giye de o yüz­den bu işi da­hil et­tim.

 “Gölgelerin Gücü” - Esra Oskay
“Gölgelerin Gücü” – Esra Oskay

Siz as­lında bir ko­lek­tif gibi ha­re­ket edi­yor­su­nuz ama resmi bir isim yok. Bu üre­tim uyu­munu na­sıl sağ­la­dı­nız?

Esra: Sa­nı­rım bir­bi­ri­mi­zin fark­lı­lık­la­rı­nın çok far­kın­da­yız. Her­kes bir­bi­rine alan açı­yor. Ar­ka­da­şız za­ten. Sa­natı da çok bü­yüt­me­den, do­ğal bir şe­kilde ko­nu­şa­bi­li­yo­ruz.

Ser­dar: Ben siz­ler­den bi­raz yaş­lı­yım. Bu yaş­tan sonra böyle sağ­lam ar­ka­daş­lık­lar kur­mak çok zor. Ama bu üç­lüyle ger­çek­ten dost ol­duk. Ara­mızda gü­ven, saygı, sevgi var.

 “Uzak - Yakın serisi” - Aslı Işıksal
“Uzak – Yakın serisi” – Aslı Işıksal

Or­tak üret­ti­ği­niz iş­ler var mı?

Ser­dar: Evet. Ah­ta­pot işi ve bir el hey­keli işi. El hey­ke­linde an­ne­min da­yı­sını an­lat­tığı bir ses kaydı var; el­leri hep si­yah ama ter­te­miz bir adam. Esra ses kur­gu­sunu yaptı. Bir­likte üret­mek çok ke­yif­liydi.

Esra: Ay­rıca dün bu­rada bir per­for­mans yap­tım. Aslı do­kü­man­tas­yonda des­tek oldu. Yani gö­rün­me­yen ama ko­lek­tif iş­le­ri­miz var. İş­bir­liği ba­zen isimle gö­rü­nür ol­mu­yor ama sü­re­cin ken­disi or­tak.

Ser­dar: Kimse kim­seye kap­ris yap­mı­yor. Her şeyi ko­nu­şa­bi­li­yo­ruz. Bu çok de­ğerli bir ile­ti­şim yön­temi bi­zim için.

Ba­kış Açısı ser­gisi 1 Ka­sım-14 Ka­sım ta­rih­leri ara­sında UNITE Or­tak Me­kan’da zi­ya­ret edi­le­bi­lir.

İlgili yazılar

Bütün yazılar

Kaçırma

Kent ve mimari

Aidiyetin Haritaları: Eda Gizem Uğur ile Kentsel Mekân Üzerine

Uğur, üretimlerinde kentsel mekân, aidiyet ve iktidar ilişkilerini malzeme ve mekân üzerinden yeniden düşünmeye açıyor.

E. Gülşah Akın22 Mart 2026