ATÖLYE GEZİLERİ - Aslı ışıksal

Görsel Sanatlar

Atölye Gezileri: Aslı Işıksal

Ayça Güneş / Melike Serin

28 Nisan 2025

Fo­toğ­raf­lar: Me­like Se­rin

Ayça: Bizi atöl­ye­nizde ağır­la­dı­ğı­nız için te­şek­kür ede­riz. Ken­di­nizi ta­nı­tır mı­sı­nız?

Mer­haba, ben te­şek­kür ede­rim gel­di­ği­niz için. An­kara’da ya­şa­yan, üre­ten ve ağır­lıklı ola­rak İs­tan­bul ga­le­ri­leri ile ça­lı­şan bir sa­nat­çı­yım. Aynı za­manda da Ha­cet­tepe Gü­zel Sa­nat­lar Fa­kül­tesi’nde öğ­re­tim üye­si­yim. 

A: Bu iki kim­liği na­sıl den­gede tu­tu­yor­su­nuz?

Li­sans dö­ne­min­den kısa bir süre sonra Ha­cet­tepe’de yük­sek li­sans yap­maya baş­la­dım ve farklı ho­ca­larla yo­ğun bir tem­poda ça­lışma fır­sa­tım oldu. Za­fer Gen­çay­dın, Fer­hat Öz­gür ve Hüsnü Do­kak gibi aka­de­mide ders­ler ve­ren ve ala­nında yet­kin olan ho­ca­la­rı­mı­zın yak­la­şım­ları ve mo­tive edici des­tek­leri sa­ye­sinde hız­lıca iler­le­di­ğimi his­set­tim. Aka­de­mide ol­dukça öz­gün in­san­lar bu­lun­makta ve bu sa­yede de öğ­renci pro­fi­li­miz çok iyi, kı­saca pı­rıl pı­rıl ve ya­ra­tıcı zi­hin­le­rin ke­siş­tiği bir bir yer Gü­zel Sa­nat­lar Fa­kül­tesi. Bil­gi­le­ri­nizi ve viz­yo­nu­nuzu sü­rekli gün­cel­le­me­niz ge­re­ken bir alan. El­bette ba­ğım­sız bir sa­natçı ka­dar ça­lı­şa­mı­yor in­san ama bu iki kim­liği bir­likte yü­rüt­me­nin bir­bi­rini des­tek­le­yen farklı kat­man­ları var. İyi öğ­ren­ci­lerle ça­lış­mak, ve­rimli bilgi alış­ve­ri­şinde bu­lun­mak yeni dü­şün­ce­le­rin ve pro­je­le­rin doğ­ma­sına ne­den olu­yor, bu yüz­den bir sa­natçı için ideal bir bes­lenme alanı aka­demi, ay­rıca sa­natçı ola­rak yap­tık­la­rı­mız da öğ­ren­ci­le­ri­mizi et­ki­li­yor, bir tür rol mo­del oluş­tu­ru­yor. El­bette ba­ğım­sız bir sa­natçı ka­dar bö­lün­me­den atöl­yemde va­kit ge­çir­meyi is­ter­dim, bu ayrı bir konu… Aka­de­mik ça­lışma ha­yatı için­deki so­rum­lu­luk­lar ve idari iş yükü sa­nat­sal üre­timi za­man za­man ya­vaş­la­ta­bi­li­yor.  

A: Bir me­mu­ri­yet du­rumu var de­ğil mi?

Kıs­men. Ders verme aşa­ma­la­rında çok yok, o kı­sım eğ­len­celi ama idari so­rum­lu­luk­larda ve arka planda yap­ma­nız ge­re­ken iş­lerde bu du­rum var. Ör­ne­ğin çok iyi yer­lerde ser­gi­ler dü­zen­li­yor­su­nuz, çok iyi sa­nat­çı­larla iş bir­lik­leri ya­pı­yor­su­nuz ya da ulus­la­ra­rası bir pro­jede yer alı­yor­su­nuz an­cak bu, aka­de­mi­nin kri­ter­le­rine uy­ma­ya­bi­li­yor. 

A: Siz uzun za­man­dır aka­de­mini içinde olan bir sa­nat­çı­sı­nız. Yıl­lar içinde de­ği­şen öğ­renci pro­fil­leri hak­kında ne dü­şü­nü­yor­su­nuz?

Pan­de­mi­den sonra tempo bi­raz ya­vaş­ladı, il­gi­ler ça­buk da­ğı­lı­yor.

Me­like: Bi­zim ho­ca­lar da bunu söy­lü­yor. Sizi ar­tık tu­ta­mı­yo­ruz, dik­kat sü­re­le­ri­niz eski öğ­ren­ci­lere göre ol­dukça kısa di­yor­lar.

Şim­di­lerde vi­de­o­la­rın, film­le­rin ve mü­zik­le­rin de sü­re­leri kı­sal­tı­lı­yor, tüm dik­ka­ti­miz bir re­els sü­resi ka­dar, yeni ne­sil de bu for­mata uy­gun ya­şı­yor an­cak Ha­cet­tepe Gü­zel Sa­nat­larda oku­yan öğ­ren­ci­le­ri­mi­zin çoğu bu işi seç­miş ki­şi­ler, se­ve­rek gel­dik­leri için de ba­şarı oran­ları çok yük­sek. Na­dir de olsa me­zu­ni­yet­ten sonra bu ala­nın ta­ma­men dı­şına çı­kan­lar var ama de­vam eden ve üre­ten kişi sa­yısı çok. Bazı öğ­ren­ci­le­ri­miz ile bir­likte ça­lışma fır­sa­tım da oldu. Mut­laka bir yer­lerde sergi aç­tık­la­rını ya da farklı pro­je­lerde yer al­dık­la­rını du­yu­yo­ruz, bu da biz­ler için onur ve­rici. 

M: Si­zin aka­de­miye girme mo­ti­vas­yo­nu­nuz neydi? Yıl­lar içinde kalma is­te­ği­niz de­ğişti mi?

Yük­sek li­sansa baş­la­dı­ğımda ya­rı­tıcı di­ya­log­la­rın ol­duğu kar­şı­laşma or­tam­ları doğ­muş oldu ve  atöl­yede bu­lu­nan her­ke­sin ça­lışma tem­posu aca­yip yük­sekti. En­gin Esen, Ay­şe­nur İpek, Ba­rış Yıl­maz gibi şu an aka­de­mis­yen ola­rak farklı üni­ver­si­te­lerde ça­lı­şan in­san­larla bir­lik­tey­dim. Fi­kir alış­ve­riş­le­ri­miz çok iyiydi, bir­likte ser­gi­lere ka­tı­lıp pro­je­ler üret­tik, bir ini­si­ya­tif kur­duk hatta o dö­nem bir ar­ka­da­şı­mız Bur­han Do­ğan­çay’ın asis­tan­lı­ğını ya­pı­yordu. Ha­ki­ka­ten bu­rada ol­mam ge­re­ki­ge­re­ki­yor de­dir­ten nü­ans­lardı bun­lar. Öyle bir mo­ti­vas­yonla bu­rada kal­dım, iyi ki de kal­mı­şım çünkü za­man içinde sa­nat üre­ti­mine bak­ma­dı­ğım açı­lar­dan bak­mayı öğ­ren­dim.

M: Hiç bı­rak­mayı dü­şün­dü­nüz mü?

Uzun sü­reli kadro bek­le­yiş­leri ya da yö­ne­tim­sel zor­luk­lar kar­şı­mıza sık­lıkla çık­tığı için el­bette bı­rak­mayı za­man za­man dü­şü­nü­yo­rum, atöl­yede tam za­manlı üre­tim ya­pan ba­ğım­sız bir sa­natçı ol­mayı kim is­te­mez ki. Ama beni bu­rada tu­tan ve il­ham ve­ren şey, öğ­ren­ci­ler ve do­ğal ola­rak ara­mız­daki et­ki­le­şi­min ken­disi.  

A: Si­zin öğ­ren­ci­niz ola­rak, bence öğ­ret­men de da­hil atöl­ye­lerde her­kes bir şey­ler öğ­re­ni­yor. Bir be­yin fır­tı­nası or­tamı var ve aka­de­mi­nin en bes­le­yici yö­nü­nün bu ol­du­ğunu dü­şü­nü­yo­rum. Farklı mal­zeme de­ne­yim­le­meye im­kan sağ­lı­yor. Si­zin iş­le­ri­nize de bak­tı­ğı­mızda di­sip­lin­le­ra­rası bir sa­natçı ol­du­ğu­nuzu gö­rü­yo­ruz. Farklı med­yum­lar kul­la­nı­yor­su­nuz; 3D print, su­lu­boya, ak­ri­lik boya gibi. İçe­riğe göre mi bi­çim olu­şu­yor yoksa bir bi­çim üre­tip mi içe­rik oluş­tu­ru­yor­su­nuz?

İs­ter is­te­mez yıl­lar içe­ri­sinde uğ­raş­tı­ğı­nız belli başlı kav­ram­lar ve içe­rik­ler olu­yor. Me­sela 3D printi de­neme fikri; sı­nır­larda uyu­yan in­san­ları in­ce­le­di­ğim, daha çok dünya ve yer­yüzü kav­ram­ları ara­sın­daki fark­lar üze­rine dü­şün­dü­ğüm bir ser­giyi ta­sar­lar­ken or­taya çık­mıştı. Tilki’deki “Uyku Modu” baş­lıklı bu sergi için dün­ya­nın uzak ve ya­kın gö­rün­tü­süne ih­ti­ya­cım vardı, fo­toğ­raf çe­ke­rek işe baş­la­dım, du­ra­ğan gö­rün­tü­nün yet­me­diği yerde de vi­deo çek­meye baş­la­dım ve bu ser­gi­deki du­ra­ğan ve ha­re­ketli gö­rüntü iliş­ki­sel­liği beni so­nunda 3d hey­kel­lere yön­len­dirdi. Kı­saca hali ha­zırda üze­rine dü­şün­dü­ğüm kav­ram­lar, bi­çim ve içe­rik iliş­kisi bağ­la­mında üre­time dö­nü­şü­yor.

M: Pi­ya­sada ba­zen gör­dü­ğüm ve ay­rı­mını yap­makta da zor­lan­dı­ğım bir ko­nuda si­zin de fik­ri­nizi me­rak et­tim. Sizce bir sa­nat­çı­nın ken­dini tek­rar­la­ması ve kendi sti­lini bul­ması ne nok­tada ay­rı­lır?

Bir sa­nat­çı­nın ken­dini tek­rar et­mesi sık­lıkla kar­şı­la­şa­bi­le­ce­ği­miz bir prob­lem­dir çünkü sa­nat pi­ya­sası ya da ku­rum­ları, sa­nat­çı­nın ka­bul gör­müş us­lu­bü­nun de­ğiş­ken­lik gös­ter­me­sini is­te­mez, bu­nun ye­rine sa­nat­çı­dan arz ve ta­lep doğ­rul­tu­sunda oluş­muş risk­siz bir çiz­gide üre­tim yap­ması bek­le­nir ki bu da tek­rara düş­meye izin ve­rir. Buna rağ­men bir sa­natçı, risk alıp her şeyi de­ne­ye­bil­diği sü­rece sa­nat­çı­dır.

M: Siz hiç ka­ri­ye­ri­nizde böyle bir baskı his­set­ti­niz mi?

El­bette. Daha çok 3d baskı iş­le­rini gör­mek is­ti­yo­ruz bu ser­gide gibi yön­len­dir­me­ler var ve her za­man da olack­tır. 

M: Sizce gü­nü­müzde üre­ti­len po­li­tik iş­le­rin so­kakta bir kar­şı­lığı var mı?

Po­li­tik iş­le­rin bir dö­nemi vardı ve za­ma­nın ruhu ile il­gi­liydi, şim­di­lerde aşırı po­li­tize ol­muş bir dünya gö­rüşü yok, var ama yok di­ye­bi­li­riz. Daha çok yeni dünya dü­ze­nine an­gaje ol­muş, uyum­lan­mış, kıs­men de hypno­tize ol­muş gi­bi­yiz, bu ne ka­dar sı­nır­la­rı­mızı zor­la­ya­cak bil­mi­yo­ruz ama za­man içinde ho­mo­jen çö­züm­ler ve ya­pı­lar ge­liş­ti­re­ce­ği­miz ke­sin. Gü­nü­müzde, üre­ti­len iş­lere bak­tı­ğı­mızda do­ğa­nın ve eko­lo­jik so­run­la­rın mer­kezde ol­du­ğunu gö­rü­yo­ruz, el­bette çevre ve eko­lo­ji­nin de ar­ka­sında in­san ol­maya dair bir ak­sak­lığı ve kö­tü­lüğü işa­ret eden po­li­tik bir me­sele var, hiç­bir şey po­li­tik olan­dan tam ola­rak ba­ğım­sız ola­maz ama şim­di­lerde bu ko­nu­lar bile  es­kidi ve ye­rini AI, sa­nal dünya, art­tı­rıl­mış ger­çek­lik vb. ko­nu­lar aldı. İş­ler bu ta­rafa doğru gi­di­yor gibi, hatta AI son­rası üto­pik ve dis­to­pik ge­le­ce­ğin bir­lik­te­li­ğine bile ge­çildi. Hız­lı­yız. 

M: Siz­le­rin me­zun et­tiği öğ­ren­ci­ler, ge­le­ce­ğin sa­nat dün­ya­sını şe­kil­len­di­re­cek in­san­lar ola­cak. Sizce 10 yıl sonra na­sıl bir sa­nat pi­ya­sası ola­cak Tür­kiye’de? Na­sıl ön­gö­rü­yor­su­nuz?

Çok ye­te­nekli in­san­lar var ha­ki­ka­ten. Çe­şitli mal­ze­me­le­rin farklı alan­larda kul­la­nımı söz ko­nusu, za­man za­man bir mer­mer suy­muş­ca­sına al­gı­na­bi­le­cek form­lara so­ku­lu­yor, hiç ha­re­ket et­mesi bek­len­me­yen bir hey­ke­lin ki­ne­tik özel­liğe sa­hip olup ha­re­ket et­ti­ğini gö­re­bi­li­yo­ruz. 10 yıl sonra içine daha çok ya­pay ze­ka­nın, sen­sör­le­rin, map­ping­le­rin gir­diği, farklı alan­ları bir­leş­ti­ren icatsı yön­le­rin ön plana çık­tığı iş­le­rin ha­kim ola­ca­ğını dü­şü­nü­yo­rum. 

A: Dok­tora te­zi­nizi tez yazma sü­re­cimde oku­muş­tum. “Ben’in keşfi” ve içe­ri­sinde as­lında çok özel not­lar ba­rın­dı­ran bir der­leme ola­rak oku­dum. Özel ve öz­nel par­ça­ları oku­yu­cu­lara aç­mak bence bir ce­sa­ret işi. Buna na­sıl ka­rar ver­di­niz, çı­kış nok­ta­nız neydi?

“Ben’in Keşfi”ini ya­zar­ken dü­şün­cem şuydu; bir tezi daha ke­yifli oku­na­bi­lir ya­pa­cak şey ne­dir? Biz sa­nat sü­re­ci­mizi ya­zar­ken ta­rihi bir in­ce­leme yap­mak mec­bu­ri­ye­tinde de­ği­liz, daha ser­best bir ya­zım bi­çimi be­nim­se­ye­bi­le­ce­ği­miz gibi, kro­no­lo­jik bir sı­ra­lama ol­mak­sı­zın bize il­ham ve­ren her türlü bil­giye de yer ve­re­bi­li­riz, öz­gü­rüz yani ya­zar­ken. Bana gi­riş bö­lümü ile il­gili ge­len eleş­ti­ri­ler­den biri “de gi­riş bö­lü­mü­nün gi­riş gibi ol­ma­ması yö­nün­deydi ama ben bunu te­zin okun­ması için bi­le­rek yap­mış­tım amaç oku­run il­gi­sini çek­mekti. El­bette öz­nel dün­ya­nızı açığa çı­ka­ran bir me­tin ya­zar­ken aşırı duy­gu­sal­laş­mak hatta sığ­laş­mak müm­kün, o yüz­den ku­ram­sal bir ba­kış açı­sıyla hi­ka­yeyi ele al­mak ge­rek­ti­ğini dü­şü­nü­yo­rum. So­nuç ola­rak te­zim çok be­ğe­nildi ve po­zi­tif geri dö­nüş­ler al­dım.  

M: Atöl­yede bir üre­tim gü­nü­nüz na­sıl ge­çi­yor?

Daha ge­çen gün bir ar­ka­da­şımla bir­bi­ri­mize an­la­tı­yor­duk atölye gün­le­ri­mizi. Ev kon­for ala­nı­nıza atıfta bu­lun­duğu için bir türlü atölye ola­mı­yordu be­nim için, Okulda ça­lış­tı­ğım za­man­larda da ora­daki mal­ze­me­leri to­par­la­mak­tan ya da de­poya kal­dır­mak­tan yo­rul­du­ğumu an­la­dım. O dö­nem­lerde Doğu Gün­doğdu ile onun stud­yo­sunda li­tog­rafi ya­pı­yor­duk, bu sü­reç yani her gün bir atöl­yeyi açma, kah­veni yapma ve ça­lış­maya baş­lama fikri me­kan ara­ma­la­rımı hız­lan­dırdı. Şu anda içinde bu­lun­du­ğum atöl­yemi yine aynı so­kakta bu­lu­nan bir başka sa­natçı ar­ka­da­şım Ra­ma­zan Can buldu, sağ ol­sun, Bu me­kanı se­ra­mik atöl­yesi ola­rak kul­la­nan ki­şi­ler he­nüz ta­şın­ma­mıştı ve içe­risi koyu la­ci­vert bir renge bo­ya­lıydı, bu aşa­ma­day­ken tut­tu­ğum için bu­rayı, asla re­sim ya­pa­ma­ya­ca­ğım fik­rine ka­pıl­mış­tım çünkü bir res­sam için her şey­den önemli olan şey, ışık­tır. Neyse ki du­var­lar bo­yan­dık­tan sonra fe­rah ve ay­dın­lık bir bir hava geldi atöl­yeye, has­ta­lık dö­ne­mimde ne­re­deyse 6 ay hiç aça­ma­dım atöl­ye­nin ka­pı­sını ama za­manla bağ­lan­dım bu­raya ve ça­lış­mak ke­yifli hale geldi.

Bir üre­tim gü­nünde ise şun­ları ya­pı­yo­rum; ön­ce­likle atöl­yeye ge­lir gel­mez bir kahve dem­li­yo­rum, bu­ra­nın en hoş ru­tini be­nim için. Eğer et­raf da­ğı­nık ise ha­re­ket­le­rim ve zih­nim ya­vaş­lı­yor, bun­dan hoş­lan­ma­dı­ğım için kü­çük çaplı bir dü­zen­leme ve te­miz­lik ya­pı­yo­rum eğer bir ön­ceki gün­den derli toplu bı­ra­ka­bil­diy­sem atöl­yeyi ve ya­pa­ca­ğım şey belli ise baş­la­mam çok ko­lay olu­yor. Ya­pa­cak­la­rım belli de­ğilse kol­tu­ğuma uza­nıp oku­yo­rum ve yap­mak is­te­di­ğim işi dü­şü­nü­yo­rum, ta­sa­rım aşa­ma­sına geç­tiy­sem de bil­gi­sa­yar ba­şında ya da ka­ğıt üze­rinde ça­lı­şı­yo­rum, çı­kış sa­a­tim ge­nelde belli ol­mu­yor, ba­zen çok er­ken, ba­zen sa­bah­la­malı.  Gü­nün bir gü­zel sa­ati de Tunç’un uğ­ra­dığı saat.

A: Bi­zim so­ru­la­rı­mız bu ka­dardı. Bizi mi­sa­fir et­ti­ği­niz için çok te­şek­kür ede­riz.

Ben te­şek­kür ede­rim, çok ke­yif­liydi.

İlgili yazılar

Bütün yazılar

Kaçırma

Görsel Sanatlar

“-Mış Gibi” Sergisi Üzerine Bir Söyleşi

Söyleşimize başlamadan önce, sizi ve sergideki rollerinizi kısaca tanıyabilir miyiz? Ekin Kılıç Ezer: Ben Ekin Kılıç…

E. Gülşah Akın23 Temmuz 2025