Görsel Sanatlar

Hatice Karakaş ile Salı Günleri ve Yaşamın Kaydı

E. Gülşah Akın

11 Haziran 2026

İl­lüst­ra­tör ve ta­sa­rımcı Ha­tice Ka­ra­kaş’ın üre­tim pra­tiği; ki­şi­sel de­ne­yim­ler­den, gün­de­lik ha­yatta kar­şı­la­şı­lan kü­çük nes­ne­ler­den ve sez­gi­sel ya­ra­tım sü­reç­le­rin­den bes­le­ni­yor. İl­lüst­ras­yon, ko­laj ve teks­til gibi farklı med­yum­lar ara­sında do­la­şan Ka­ra­kaş, üre­ti­minde hem ki­şi­sel bir ar­şiv oluş­tu­ru­yor hem de ya­şa­dığı kentle kur­duğu iliş­kiyi gör­sel bir dile dö­nüş­tü­rü­yor.

Bu söy­le­şide Ha­tice Ka­ra­kaş ile sa­nat yol­cu­lu­ğu­nun baş­lan­gı­cını, Es­ki­şe­hir’e ta­şın­ma­nın üre­tim pra­ti­ğini na­sıl dö­nüş­tür­dü­ğünü, ki­şi­sel ser­gisi Ev­de­ki­ler’i ve kurma sü­re­cinde ol­duğu ta­sa­rım stüd­yosu Tu­es­day’i ko­nuş­tuk. Ay­rıca Uni­que Dot Space gibi ko­lek­tif üre­tim alan­la­rı­nın kent­teki sa­nat or­ta­mına na­sıl bir da­ya­nışma ze­mini aç­tı­ğını ve sa­nat­çı­nın farklı med­yum­lar ara­sında kur­duğu ya­ra­tıcı ge­çiş­leri de ele al­dık.

Yerde kumaş parçaları arasında oturup gülümseyen kıvırcık saçlı sanatçı; arkasında kumaş kolaj çalışması asılı

Ön­ce­likle bu rö­por­taja ka­tıl­dı­ğın için te­şek­kür ede­rim. Bize bi­raz ken­din­den bah­se­de­rek baş­la­mak is­ter mi­sin?

Ben Ha­tice. İl­lüst­ra­tör ve ta­sa­rım­cı­yım. Gör­sel sa­nat­la­rın farklı alan­la­rıyla il­gi­le­ni­yo­rum ama te­mel pra­ti­ği­min il­lüst­ras­yon ol­du­ğunu söy­le­ye­bi­li­rim. Bu­nun dı­şında re­sim, ko­laj ve vi­deo art gibi alan­larda da üre­tim­ler ya­pı­yo­rum. Ta­sa­rım ta­ra­fında ise daha çok fre­e­lance ça­lı­şı­yo­rum. Şu anda kendi ta­sa­rım stüd­yomu kurma aşa­ma­sın­da­yım; adı Tu­es­day. Orada sa­nat pra­ti­ğimle pa­ra­lel iler­le­yen bir şey kur­maya ça­lı­şı­yo­rum. Ço­cuk­luk, sı­kıl­mak ve oyun oy­na­mak üze­rine kur­du­ğum bir tema var. As­lında bi­raz de­ne­ye­rek üret­mekle il­gili bir yak­la­şım.

Peki sa­nat ma­ce­ran na­sıl baş­ladı? Bazı sa­nat­çı­lar “kü­çük­lü­ğüm­den beri re­sim ya­pa­rım” der. Se­nin hi­kâ­yen de böyle mi?

As­lında evet, re­sim yap­mak ha­ya­tımda hep vardı. Bence çoğu sa­natçı için or­tak olan bir şey bu. Bi­raz da ço­cuk­ken içe dö­nük ol­makla il­gili; ken­dini ifade et­me­nin bir yolu gibi. Re­sim yap­mak­tan hep çok ke­yif alı­yor­dum ama li­se­den iti­ba­ren daha cid­diye al­maya baş­la­dım. O za­mana ka­dar bir ço­cuk­luk oyunu gi­biydi ama li­sede bu­nun be­nim ka­rak­te­ri­min önemli bir par­çası ol­du­ğunu fark et­tim. Yine de o dö­nemde sa­nat oku­mayı dü­şün­mü­yor­dum. Rek­lam­cı­lık oku­mak is­ti­yor­dum ve ger­çek­ten de rek­lam­cı­lık me­zu­nu­yum. Ya­ra­tıcı bir alanda ol­mak is­ti­yor­dum ama re­sim za­ten ha­ya­tımda olan bir şeydi; eği­ti­mini al­mak gibi bir pla­nım yoktu.

Üni­ver­si­tede bir dersle bir­likte bu ba­kış açım de­ğişti. Bö­lü­mün ilk ders­le­rin­den bi­rinde ho­ca­mız, iyi bir rek­lamcı ol­mak is­ti­yor­sa­nız re­sim ya­pı­yor­sa­nız resme, mü­zik ya­pı­yor­sa­nız mü­ziğe de­vam et­me­niz ge­re­kir de­mişti. Çünkü başka bir ya­ra­tıcı alanda da güçlü ol­ma­nız ge­rek­ti­ğini söy­lü­yordu. Bu söz­ler­den sonra resme ve il­lüst­ras­yona daha çok ağır­lık ver­meye baş­la­dım. Okul dö­ne­minde fre­e­lance iş­ler al­maya baş­la­dım ve port­fol­yomu çev­rim içi pay­la­şa­rak mar­ka­larla ça­lış­maya baş­la­dım. O nok­tada as­lında çok sev­di­ğim bir şeyi ya­pa­rak para ka­za­na­bi­le­ce­ğimi fark et­tim.

Krem duvara yaslanmış, ahşap çerçeveli, otuz altı küçük kâğıt çalışmanın dizili olduğu büyük pano

İl­lüst­ras­yon­dan farklı med­yum­lara ge­çi­şin na­sıl ge­lişti?

As­lında ko­laj üze­rin­den oldu. Pas­tel çi­zim­ler ya­par­ken der­gi­ler­den par­ça­lar ke­sip ça­lış­ma­la­rın içine yer­leş­tir­meye baş­la­mış­tım. Sonra bu­nun ko­laj ol­du­ğunu öğ­ren­dim. O dö­nemde İs­tan­bul’da ya­şı­yor­dum ve Ayşe De­rin Er­gün’le ta­nış­tım. Onun ko­laj üze­rine ça­lış­ma­ları ve atöl­ye­leri vardı. Onunla ta­nış­mam­dan sonra ko­la­jın da bir sa­nat pra­tiği ola­rak ge­li­şe­bi­le­ce­ğini fark et­tim.

Daha sonra ku­maşla ça­lış­maya baş­la­dım. Bu da Pa­per Pe­ople Pro­ject’in bir ser­gisi için yap­tı­ğım bir üre­tim sı­ra­sında or­taya çıktı. Be­denle il­gili bir şey yap­mak is­ti­yor­dum ve bunu ku­maşla, di­kişle ifade et­me­nin doğru ola­ca­ğını dü­şün­düm. Daha önce çok de­ne­yi­mim yoktu ama de­ne­di­ğimde çok ke­yif al­dım. Son bir­kaç ay­dır da özel­likle bu alana yo­ğun­la­şı­yo­rum; farklı ku­maş­lar alıp de­ne­me­ler ya­pı­yo­rum. İç­gü­dü­sel baş­la­yan ama uzun süre de­vam ede­bi­le­ce­ğimi his­set­ti­ğim bir alan oldu.

Es­ki­şe­hir’de genç sa­nat­çı­la­rın gö­rü­nür­lü­ğünü ar­tır­mayı amaç­la­yan Lo­kal 02 ser­gi­sinde yer al­dın. Ora­daki ça­lış­ma­la­rın Es­ki­şe­hir de­ne­yi­minle bağ­lan­tı­lıydı. İl­ham­la­rını ne­ler­den alı­yor­sun?

Ge­nelde il­ha­mımı ki­şi­sel bir ar­şiv oluş­turma fik­rin­den alı­yo­rum. Çok dı­şa­rıda ara­dı­ğım bir şey de­ğil; daha çok de­ne­yim­le­rim­den bes­le­ni­yo­rum.

Me­sela Scan in the Af­ter­noon adlı bir pro­jem var. Es­ki­şe­hir’e ilk ta­şın­dı­ğım dö­nemde bir ta­ra­yıcı al­mış­tım. Şehre yeni gel­miş­tim ve kim­seyi ta­nı­mı­yor­dum; ba­zen hiç ko­nuş­ma­dan ge­çen gün­ler olu­yordu. O dö­nemde dı­şa­rıda bul­du­ğum kü­çük şey­leri top­la­maya baş­la­dım: mar­ket fiş­leri, bir el­ma­nın üze­rin­deki stic­ker gibi. Sanki ha­ya­tı­mın bir dö­nüm nok­ta­sıy­mış ve bunu kay­det­mem ge­re­ki­yor­muş gibi his­se­di­yor­dum. Bu nes­ne­leri ta­ra­yı­cıda ta­ra­ya­rak bir ar­şiv oluş­tur­dum. Sonra fark et­tim ki bu ob­je­le­rin hepsi Es­ki­şe­hir’le iliş­kili ve böy­lece bir pro­jeye dö­nüştü. As­lında hiç bit­me­ye­cek, farklı seç­ki­leri ola­bi­le­cek bir proje.

Ser­gi­deki kır­mızı to­puklu ayak­kabı çi­zi­mini de çok se­vi­yo­rum. On­dan bi­raz bah­se­der mi­sin?

O ça­lışma be­nim için de özel. Ço­cuk­ken ayak­la­rımı tu­haf bir şe­kilde tut­tu­ğumu fark et­miş­tim; yan­la­rına bas­mak gibi bir alış­kan­lı­ğım vardı. Bü­yük ih­ti­malle utan­dı­ğımda ya­pı­yor­dum. Kim­se­nin fark et­me­di­ğini sa­nı­yor­dum ama bir gün sı­nıf­tan bir ar­ka­da­şım bunu söy­ledi. O an bu­nun as­lında çok gö­rü­nür bir şey ol­du­ğunu fark et­tim ve utanç duy­gu­suyla iliş­ki­len­dir­dim. Ayak ve ayak­kabı im­ge­le­rini çiz­meyi se­vi­yo­rum; o re­sim de bu anıyla bağ­lan­tılı.

Kıvırcık saçlı genç kadın kanepede oturup mavi bir kumaş parçasına elle işleme yapıyor

Bi­raz da Tu­es­day’den bah­se­de­lim. Sa­dece bir marka de­ğil, bir yak­la­şım gibi gö­rü­nü­yor.
Evet, önce kon­sep­tini dü­şün­düm as­lında. İç­gü­dü­sel ya­ra­tı­cı­lıkla il­gili bir şey. Ço­cuk­ken güne baş­lar­sın, ne ya­pa­ca­ğını bil­mez­sin, sı­kı­lır­sın ama so­nunda ger­çek­ten eğ­le­ne­ce­ğin bir şey bu­lur­sun. Tu­es­day bi­raz bu sı­kıl­maya izin ver­mek ve oyun oy­na­mayı ha­tır­la­makla il­gili.

Salı günü de il­ginç bir gün. Pa­zar­tesi gibi be­lir­gin de­ğil­dir, cuma gibi he­ye­canlı da de­ğil­dir. Bi­raz gö­rün­mez, sı­ra­dan bir gün gibi. Ama tam da o gö­rün­me­yen gün­lerde bir şey­le­rin or­taya çık­tı­ğını dü­şü­nü­yo­rum. İsmi de bu fi­kir­den ge­li­yor.

Tu­es­day ile ha­ya­lim; sa­nat olu­şum­ları, stüd­yo­lar, mü­zik pro­je­leri ya da ser­gi­ler için gör­sel kim­lik­ler ve kon­sept­ler üret­mek.

Bir de par­çası ol­du­ğun bir üre­tim alanı var: Uni­que Dot Space. O sü­reç na­sıl baş­ladı?

Er­kut’la ta­nış­mamla baş­ladı. As­lında onun bir pro­jesi vardı ve ben gör­sel kim­li­ğini ta­sar­la­ya­cak­tım. Ama za­manla ken­dimi pro­je­nin içinde bul­dum. Orada yap­tı­ğım şey bi­raz Tu­es­day’de yap­mak is­te­di­ğim şe­yin bir pro­vası gibi: kon­sept dü­şün­mek, gör­sel ka­rar­lar al­mak ve pro­je­leri ge­liş­tir­mek.Fre­e­lance iş­ler yap­mayı se­vi­yo­rum ama bu­rada ilk kez ger­çek­ten yap­mak is­te­di­ğim bir şe­yin par­çası ol­dum.

Sanatçı, bisikletli bir figürün yer aldığı kırmızı, mavi ve siyah tonlu büyük resmi odada kaldırmış tutuyor

Bu ala­nın par­çası ol­mak kentle olan iliş­kini de­ğiş­tirdi mi?

Çok de­ğiş­tirdi. Başta Es­ki­şe­hir’de bir ya da iki yıl kal­mayı dü­şü­nü­yor­dum. Ama şimdi bu­rada kal­mak için bir se­bep ol­du­ğunu his­se­di­yo­rum. Çok fazla in­sanla ta­nış­tım ve bu şe­hirle bağ kur­mamı sağ­ladı.

İs­tan­bul’dan Es­ki­şe­hir’e gel­di­ğinde üre­tim pra­ti­ğin de­ğişti mi?

Evet. İlk yıl çok fazla üre­tim yap­tım çünkü çok sı­kıl­dım. Ama bu sı­kıl­mak üre­time dö­nü­şü­yor. Ay­rıca ça­lışma ala­nım bü­yüdü. Es­ki­den sa­dece odamda ça­lı­şı­yor­dum; şimdi bir evde ça­lı­şa­bi­li­yo­rum. Bu da daha bü­yük iş­ler ya­pa­bil­memi sağ­ladı. İs­tan­bul’da daha kü­çük ve di­ji­tal iş­ler ya­pı­yor­dum; bu­rada daha de­ney­sel ve ma­ter­yalle te­mas et­ti­ğim iş­ler üret­meye baş­la­dım.

Geç­ti­ği­miz yıl An­kara’da Maus’ta ilk ki­şi­sel ser­gini aç­tın. O sü­reç na­sıl ge­lişti?

Evde çok fazla iş bi­rik­mişti ve bir dö­ne­min ka­pan­ması ge­rek­ti­ğini his­se­di­yor­dum. Maus’ta daha önce bir et­kin­liğe ka­tıl­mış­tım ve me­kânı çok sev­miş­tim. Ar­ka­daş­la­rım ne­den sor­mu­yor­sun dedi ve ger­çek­ten de sor­dum. Çok hızlı ge­lişti.Ser­gi­nin adı Ev­de­ki­lerdi. Hem gel­di­ğin ye­rin seni na­sıl dö­nüş­tür­dü­ğüyle il­gi­liydi hem de ger­çek­ten evde du­ran iş­lerdi.

Galeri duvarında, spot ışığı altında siyah çerçeveli, renkli portre ve soyut desenli altı küçük çizim

Bir sa­natçı bir dö­ne­min bit­ti­ğini na­sıl an­lar sence?

Bence bunu his­se­di­yor­sun. Bir ilişki bi­ter­ken na­sıl fark edi­yor­san bi­raz öyle. Be­nim o dö­nemde yap­tı­ğım re­sim­ler çok ener­jik ve can­lıydı. Hâlâ se­vi­yo­rum ama ar­tık o dili kul­lan­ma­dı­ğımı his­se­di­yo­rum. Şimdi başka bir şey ya­pı­yo­rum.

Şu anki üre­tim­le­rin daha çok ne üze­rine yo­ğun­la­şı­yor?

Te­ma­lar as­lında çok de­ğiş­medi. Yine de­ne­yim­ler üze­rin­den gi­di­yor. Ama son za­man­larda iyi­leş­mek ve dur­mak üze­rine dü­şü­nü­yo­rum. Kuş im­ge­sini çok kul­la­nı­yo­rum. An­la­tım dili ise daha sa­kin ve du­rul­muş.

Ya­kın ge­le­ceğe dair plan­la­rın ne­ler?

Önü­müz­deki yıl bi­raz daha in­san­larla te­mas kur­mak is­ti­yo­rum. Atöl­ye­ler yap­mak, bu­luş­ma­lar dü­zen­le­mek gibi. Ay­rıca fan­zin­ler ya­pı­yo­rum ama ge­nelde pay­laş­mı­yo­rum. Belki bu yıl on­ları daha ka­mu­sal hale ge­ti­re­bi­li­rim.

İlgili yazılar

Bütün yazılar

Kaçırma

Görsel Sanatlar

Sanat ve Sanatçı Nerede Bulunur?

E. Gülşah Akın Diyelim ki serginiz için belirli bir tema ya da medyumda eser arıyorsunuz.

E. Gülşah Akın13 Ağustos 2025