VıDEOKUNSTARKIVET SANATÇILARI İLE RÖPORTAJLAR - PART I
Dernede mellom mose og vissent lauv, saa raa og kold - Anders Elsrud Hultgreen

Sinema

Videokunstarkivet Sanatçıları ile Röportajlar — Part I

Zeynep Seda Özmen

7 January 2026

Nor­veç Vi­deo Sa­nat Ar­şivi (Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet), 1960’lar­dan bu yana Nor­veç’te üre­ti­len vi­deo sa­na­tını kap­samlı bir şe­kilde bel­ge­le­yen ve ko­ru­yan önemli bir re­fe­rans kay­nağı ola­rak bi­li­nen bir ar­şiv. Nor­veç El­çi­liği iş­bir­liği ile UNITE An­kara’da Ey­lül ayında baş­la­yan Vi­de­o­kunst Gös­te­rim­leri Pro­jesi ise bu ar­şivde bu­lu­nan vi­deo eser­ler­den olu­şan bir seç­ki­nin iz­le­yi­ci­lerle pay­laş­ması te­me­linde oluş­tu­ruldu.

Proje bağ­la­mında 25 sa­nat­çıya ait vi­deo eser­ler Ey­lül-Ocak ay­ları ara­sında ser­gi­lendi. Aynı za­manda pro­jeye pa­ra­lel ola­rak dört ko­nuş­ma­dan olu­şan bir ko­nuşma se­risi ger­çek­leşti.

Ka­sım ayında ya­pı­lan ko­nuş­ma­larda Dr. Ça­ğıl Ömer­baş  Ece Yir­mi­beş, Çağ­lar Kaya, Dr. Iş­kın Öz­bul­duk Kı­lıç yer aldı. Ko­nuş­ma­larda, tek­no­loji ve vi­deo sa­natı iliş­kisi, vi­deo sa­na­tında se­sin kul­la­nımı, top­lum­sal cin­si­yet, vi­deo sa­na­tı­nın nö­ro­es­te­tik alanı gibi ko­nu­lar ele alındı.

Siz­ler için ha­zır­la­dı­ğı­mız Vi­de­o­kunst seç­ki­sinde yer alan sa­nat­çı­larla ya­pı­lan rö­por­taj­larda ise, her sa­nat­çıya üç soru yö­nel­te­rek sa­nat­sal pra­tik­le­rini, Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet’in ka­ri­yer­le­rine et­ki­sini ve vi­deo sa­na­tı­nın iz­le­yi­ciyle kur­duğu bağ ile il­gili dü­şün­dük­le­rini sor­duk.

Sa­nat­sal pra­ti­ği­nizi kı­saca na­sıl ta­nım­lar­sı­nız? Ça­lış­ma­la­rı­nızda ge­nel­likle hangi te­ma­lar veya kav­ram­lar ön plana çı­kı­yor?

An­ders Els­rud Hultg­reen: Sa­na­tımda ağır­lıklı ola­rak do­ğal man­za­ra­lar, hava du­rumu ve mi­to­lo­jik hi­ka­ye­lerle ça­lı­şı­yo­rum. Fe­no­men­ler, ateşli rü­ya­lar ve ha­lü­si­nas­yon­lar beni bü­yü­le­mek­te­dir. Ça­lış­ma­la­rımda çev­re­miz­deki dün­yayı çar­pı­tıp dö­nüş­tü­re­rek yeni ve fan­tas­tik ger­çek­lik­ler ya­ra­tı­yo­rum. Pro­je­le­rim her za­man ger­çek, fi­zik­sel dün­ya­dan alı­nan vi­deo gö­rün­tü­leri veya fo­toğ­raf­lara da­yan­mak­ta­dır. Sık sık ta­nı­dık şey­leri ga­rip şe­kil­lerde ye­ni­den ha­yal edi­yo­rum: man­tar gibi gö­rü­nen in­san­lar, cadı ola­rak ta­nım­la­nan kirli su veya ya­ra­maz bir gob­lin trol şek­line bü­rü­nen atıl­mış tıbbi atık­lar.

Cars­ten Aniks­dal: Ben esas ola­rak ka­mera ta­banlı tek­nik­lerle — fo­toğ­raf ve film — ve uzam­sal ses ens­ta­las­yon­la­rıyla ça­lı­şı­yo­rum. Ça­lış­ma­la­rımda, mi­mari or­tam­lar ve in­san var­lı­ğı­nın ge­nel­likle mer­kezde ol­duğu, ka­lıcı ve yan­sı­tıcı bir dil kul­la­nı­yo­rum. Za­manı doğ­ru­sal ol­ma­yan, son­suz bir bo­yut ola­rak araş­tı­rı­yor, gö­rüntü ve se­sin rü­ya­lara, sem­bo­lik ve ha­yali olanı işa­ret eden me­kan­lar oluş­tur­duğu eser­ler ya­ra­tı­yo­rum.

Char­lotte Thiis-Even­sen: Vi­deo, fo­toğ­raf, ens­ta­las­yon ve bel­ge­sel­lerde ifade edil­diği üzere, ça­lış­ma­la­rımda odak nok­tası her za­man in­san­dır. Kendi ha­ya­tım­dan alı­nan ki­şi­sel hi­ka­ye­ler ya da baş­ka­ları ta­ra­fın­dan an­la­tı­lan hi­ka­ye­ler ol­sun, hi­ka­ye­ler çe­şitli bi­rey­le­rin port­re­le­rinde or­taya çı­kar – bi­re­yin ko­şul­ları ya da bi­rey ve top­lum ara­sın­daki ilişki hak­kında hi­ka­ye­ler.

Chris­tine Is­tad: Ka­mera, ger­çek ha­yatta çar­pıcı bir şey keş­fet­mem­den kay­nak­la­nan il­ginç mo­tif­ler ve hi­ka­ye­ler bul­mak için kul­lan­dı­ğım bir araç­tır. Gün­lük ha­yat­taki sı­ra­dan bir an bile re­sim­sel bir yanı ola­bi­lir. Film gibi bir or­ta­mın re­sim­sel un­sur­ları ışık, uzay, de­rin­lik, yapı ve renk­ler ola­bi­lir, ama aynı za­manda so­yut­lama ve ba­sit­leş­tirme de ola­bi­lir. İk­lim ve çevre so­run­la­rına olan il­gi­min art­ma­sıyla doğa da sa­na­tımda daha mer­kezi bir yer edin­miş­tir.

Eli­sa­beth Mat­hi­sen: Ça­lış­ma­la­rım doğa ve ki­şi­le­ra­rası duy­gu­larla il­gi­li­dir. Her za­man ça­lış­tı­ğım or­tamı keş­fet­mekle il­gi­len­mi­şim­dir. Mot­her Ton­gue adlı vi­de­oda, ka­mera önünde ağız ha­re­ket­leri ve so­yut ses­lerle per­for­mansı keş­fet­meye ça­lış­tım. Ağız hem itici hem de çe­ki­ci­dir. Doğa ve fi­zik­sel un­sur­lar ça­lış­ma­la­rı­mın or­tak te­ma­sı­dır.

Sa­bina Ja­cobs­son: Sa­nat­sal pra­ti­ğim, kü­çük jest­le­rin, an­la­rın ve kar­şı­laş­ma­la­rın ge­nel­likle daha bü­yük yan­sı­ma­la­rın te­meli ha­line gel­diği gün­de­lik ya­şam du­rum­la­rı­nın keş­fine da­yan­mak­ta­dır. Fi­kir ve tek­nik ara­sında sü­rekli yeni bağ­lan­tı­lar arı­yo­rum, böy­lece spon­tan ve ön­gö­rü­le­mez ola­nın kav­ram­sal ve ya­pı­lan­dı­rıl­mış olanla et­ki­le­şime gir­me­sine ola­nak ta­nı­yo­rum. Bu et­ki­le­şim, de­ney­sel­li­ğin mer­kezde ol­duğu bir alan ya­ra­tı­yor — sa­dece film yö­net­men­li­ğinde de­ğil, çi­zim, hey­kel ve ens­ta­las­yon gibi ana­log yön­tem­lerde de. Bunu çı­kış nok­tası ola­rak ala­rak, sez­gi­sel ve eleş­ti­rel dü­şün­ceyi den­ge­le­yen, hem eğ­len­celi hem de dü­şün­celi eser­ler ya­ra­tı­yo­rum. Bir vi­deo sa­nat­çısı ola­rak, iz­le­yi­ciyi çek­mek için her biri ben­zer­siz ola­nak­lar su­nan farklı alan­lar ara­sında (ga­leri, ti­yatro sah­nesi ve si­nema per­desi) akıcı bir şe­kilde ha­re­ket edi­yo­rum. Te­ma­tik ola­rak, eser­le­rim ge­nel­likle kül­tü­rel bağ­lan­tı­ları ve sos­yal ya­pı­ları ele alı­yor. Da­ya­nışma, kim­lik ve ai­di­yet ko­nu­la­rını ele alan an­la­tı­lara ilgi du­yar­ken, aynı za­manda or­tak ger­çek­li­ği­mizi şe­kil­len­di­ren si­yasi me­se­le­lerle de il­gi­le­ni­yo­rum. Farklı di­sip­lin­ler ara­sında iş­bir­liği ya­pa­rak, eser­le­ri­min farklı bağ­lam­larda var ol­ma­sını ve ne­rede ve na­sıl de­ne­yim­len­di­ğine bağlı ola­rak an­lam­la­rı­nın de­ğiş­me­sini sağ­la­yan çok yönlü bir ifade bi­çimi ge­liş­tir­dim.

Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet ar­şivi gibi bir ko­lek­si­yonda yer al­mak si­zin için ne an­lama ge­li­yor? Bu ar­şiv, ka­ri­ye­ri­nize veya sa­nata ba­kış açı­nıza na­sıl kat­kıda bu­lundu?

An­ders Els­rud Hultg­reen: Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet ar­şi­vi­nin bir par­çası ol­du­ğum için ger­çek­ten min­net­ta­rım. Bu plat­form ol­ma­saydı, ça­lış­ma­la­rı­mın Unite An­kara ve iz­le­yi­ci­leri ta­ra­fın­dan keş­fe­dil­mesi çok daha zor olurdu.

Cars­ten Aniks­dal: Ça­lış­ma­la­rımı pay­laş­mak ve ge­niş ko­lek­si­yo­nunda di­ğer sa­nat­çı­ları keş­fet­mek be­nim için ha­rika bir fır­sat. Ar­şiv, bir yuva, bir plat­form ve si­zin gibi kü­ra­tör­lerle bağ­lantı kurma im­kanı sağ­la­dığı için vi­deo sa­na­tını ge­liş­tir­meye de­vam et­mem için bana il­ham ve­ri­yor.

  Blok P Deconstructed  - Carsten Aniksdal
Blok P Deconstructed – Carsten Aniksdal

Char­lotte Thiis-Even­sen: Vi­deo ar­şivi, bana sıra dışı ve gü­zel or­tam­larda sergi açma fır­satı ve­ren bir plat­form. Ha­re­ketli gö­rün­tü­lerle ça­lı­şan biz­ler için önemli bir yer.

Chris­tine Is­tad: Nor­veç’te pro­fes­yo­nel sa­nat­çı­lar ta­ra­fın­dan ya­pıl­mış sa­nat vi­de­o­la­rı­nın bu­lun­duğu bir ar­şi­vin var­lığı çok önem­li­dir. Böyle bir ar­şive da­hil ol­mak, sa­nat ca­mi­a­sında ta­nın­mak ve onay­lan­mak an­la­mına ge­lir, ese­rin kül­tü­rel ve sa­nat­sal de­ğe­rini vur­gu­lar. Ese­rin gö­rü­nür­lü­ğünü ar­tı­rır ve daha ge­niş bir kit­le­nin sa­nat ese­riyle et­ki­le­şime gir­me­sini sağ­lar. Bu, bir vi­deo su­nu­muna ilk kez da­vet edil­di­ğim­dir.

Eli­sa­beth Mat­hi­sen: Vi­deo Sa­nat Ar­şivi, vi­deo sa­na­tını ge­le­cek ne­sil­ler için ko­ru­duğu için önem­li­dir. Nor­veç’te vi­deo üze­rine araş­tırma yap­mak is­te­yen sa­nat ta­rih­çi­leri için bir vi­deo sa­nat kü­tüp­ha­nesi iş­levi gö­rür.

Sa­bina Ja­cobs­son: Be­nim için Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet, ha­re­ketli gö­rün­tü­lerle ça­lı­şan sa­nat­çı­lar için paha bi­çil­mez bir plat­form­dur. Bu­rası sa­dece Nor­veç vi­deo sa­na­tı­nın ta­ri­hini bel­ge­le­yen en kap­samlı ar­şiv ol­makla kal­maz, aynı za­manda bu ta­ri­hin zen­gin­li­ği­nin ko­ru­na­bi­le­ceği ve ge­le­cek ne­sil­lere ak­ta­rı­la­bi­le­ceği çok önemli bir me­kan­dır. 1960’la­rın öncü ça­lış­ma­la­rın­dan gü­nü­müze ka­dar Nor­veçli vi­deo sa­nat­çı­ları ulus­la­ra­rası alana önemli kat­kı­larda bu­lun­muş­lar­dır ve bu mi­ra­sın pro­fes­yo­nel ve sür­dü­rü­le­bi­lir bir şe­kilde ko­run­ması bü­yük önem ta­şı­mak­ta­dır. Aynı za­manda ar­şiv, di­ya­log ve de­ği­şim için canlı bir plat­form iş­levi gör­mek­te­dir. Sa­nat­çı­lar ola­rak bize ka­pı­lar aça­rak, dünya ça­pında kü­ra­tör­ler, araş­tır­ma­cı­lar ve ku­rum­larla bağ­lan­tı­lar kur­ma­mızı sağ­la­mak­ta­dır. Bu, UNITE ile olan bu iş­bir­liği gibi yeni iş­bir­lik­leri ve ulus­la­ra­rası gös­te­rim­ler için fır­sat­lar ya­rat­mış­tır. Şah­sen be­nim için Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet’in bir par­çası ol­mak hem bir onur hem de bir mut­lu­luk­tur — sa­dece ta­rih­sel ka­yıt­lara kat­kıda bu­lu­nan biri ola­rak de­ğil, aynı za­manda çağ­daş uy­gu­la­ma­la­rın ak­tif bir vit­rini ola­rak ro­lün­den fay­da­la­nan biri ola­rak da.

  Hole in Two  - Sabina Jacobsson
Hole in Two – Sabina Jacobsson

Vi­deo sa­natı iz­le­yi­ciyle na­sıl bir bağ ku­rar? An­kara – Tür­kiye’deki iz­le­yi­ci­le­rin ese­ri­niz­den ne tür duy­gu­lar veya dü­şün­ce­ler edin­me­sini umu­yor­su­nuz?

An­ders Els­rud Hultg­reen: An­kara, Tür­kiye’deki iz­le­yi­ci­le­rin film­le­rim ara­cı­lı­ğıyla doğa ve man­za­ra­lara yeni ba­kış açı­ları keş­fet­me­le­rini umu­yo­rum. Ay­rıca ba­zı­la­rı­nın ça­lış­ma­la­rımı daha fazla keş­fet­meye ve sa­nat­sal pra­ti­ğimle daha de­rin­le­me­sine il­gi­len­meye il­ham al­ma­sını umu­yo­rum. Her şey­den önce, film­le­ri­min iz­le­yi­ci­lere il­ham kay­nağı ol­ma­sını ve yeni ba­kış açı­ları aç­ma­sını di­li­yo­rum.

Cars­ten Aniks­dal: Vi­deo sa­natı an­lık ve gü­nü­müzle güçlü bir bağ ku­ru­yor — ne­re­deyse ra­hat­sız edici de­re­cede — çünkü gü­nü­mü­zün iz­le­yi­cisi sü­rekli ek­ran­lara ma­ruz kal­maya alı­şık. Aynı za­manda zor­la­yıcı da ola­bi­lir, çünkü vi­deo sa­natı daha yeni ve az bi­lin­diği za­man­lar­dan farklı şe­kilde dik­kat çek­mek için re­ka­bet et­mek ge­re­ki­yor. An­cak An­kara’da dü­zen­le­di­ği­niz gibi gös­te­rim­lerle, iz­le­yi­ci­ler farklı bir zih­ni­yetle, yan­sıt­maya ve vi­deo sa­na­tını sa­dece “içe­rik” kav­ra­mı­nın öte­sinde de­ne­yim­le­meye daha açık bir zih­ni­yetle ge­le­bi­lir­ler.

Char­lotte Thiis-Even­sen: Fal­ling Trees, her yaş­tan ka­dın ola­rak ken­din ola­bilme öz­gür­lüğü üze­rine fe­mi­nist bir eser. Aynı za­manda mi­zahi bir eser. Uma­rım bu eser, An­kara’daki ka­dın­lara kendi be­den­leri ve dün­ya­daki var­lık­la­rıyla gu­rur duy­ma­ları için il­ham ve mo­ti­vas­yon kay­nağı olur.

  Rokkering2  - Charlotte thiis-evensen
Rokkering2 – Charlotte thiis-evensen

Chris­tine Is­tad: Vi­deo sa­natı, ha­re­ketli gö­rün­tü­ler, ses ve za­ma­nın ge­çi­şini bir araya ge­ti­re­rek iz­le­yi­ci­leri sü­rük­le­yici bir de­ne­yime da­vet eder. Hem duy­gu­sal hem de en­te­lek­tüel dü­zeyde yankı uyan­dı­ra­rak iz­le­yi­ciyi dü­şün­meye, em­pati kur­maya ve hatta yö­nünü kay­bet­meye da­vet eder, böy­lece iz­le­yici pa­sif bir göz­lemci ol­mak­tan çı­kıp ak­tif bir ka­tı­lımcı ha­line ge­lir. Gü­ne­şin yol­cu­lu­ğunu ta­kip ede­rek, ka­ran­lık, kar veya sı­nırlı gü­neş ışı­ğı­nın alı­şıl­ma­dık ol­duğu, be­lirli yer­leri hiç de­ne­yim­le­me­yen­lerle dün­ya­nın bir ke­si­tini pay­la­şa­bi­li­riz. Tüm bun­la­rın al­tında, gü­ne­şin ya­şam ve ha­yatta kal­mak için en te­mel güç­ler­den biri ol­duğu ger­çeği yat­mak­ta­dır.

  Traveling Sun  - IstadPacini ArtLab 2012 – 2016
Traveling Sun – IstadPacini ArtLab 2012 – 2016

Eli­sa­beth Mat­hi­sen: Vi­de­o­nun iz­le­yi­ciyle bir bağ kur­ma­sını umu­yo­rum. Vi­de­o­nun iz­le­yi­cide me­rak ve şaş­kın­lık uyan­dı­ra­cak bir alan aç­ma­sını di­li­yo­rum. Ağ­zın ses­siz mo­no­logu ile iz­le­yici ara­sında şa­şır­tıcı bir kar­şı­laşma.

Sa­bina Ja­cobs­son: Vi­deo sa­natı, an­latı, es­te­tik ve duy­gu­sal re­zo­nans gibi çoklu kat­man­lar ara­cı­lı­ğıyla iz­le­yi­ciyle bir bağ ku­rar. Daha sta­tik sa­nat form­la­rı­nın ak­sine, vi­deo za­man içinde ge­li­şir ve gö­rüntü, ses ve rit­min be­deni ve zihni bir araya ge­ti­ren du­yu­sal bir de­ne­yim ya­rat­ma­sına ola­nak ta­nır. Vi­deo ens­ta­las­yon­la­rında eser ge­nel­likle iz­le­yi­ciyi sa­rar, tüm alanı ha­re­ketli gö­rün­tü­ler ve ses man­za­ra­la­rıyla dol­du­rur ve iz­leme ey­le­mini fi­zik­sel ve sü­rük­le­yici bir de­ne­yime dö­nüş­tü­rür. Be­nim için bu bağ­lantı sa­dece hi­kaye an­lat­makla il­gili de­ğil, aynı za­manda ta­nıma, me­rak ve hatta ra­hat­sız­lık gibi duy­gu­ları uyan­dır­makla da il­gi­li­dir. Bu duy­gu­lar, iz­leme de­ne­yi­min­den çok sonra da ka­lır ve dü­şün­meye açar. Eser­le­rimi An­kara’daki iz­le­yi­ci­lere su­nar­ken, ya­şam, sa­nat ve kül­tür üze­rine hem özel hem de ev­ren­sel olan İs­kan­di­nav ba­kış açı­la­rına bir ba­kış sun­mayı umu­yo­rum. Di­le­ğim, iz­le­yi­ci­le­rin İs­kan­di­nav at­mos­fe­rini ve ya­şam tar­zını his­set­me­leri, ama aynı za­manda kendi de­ne­yim­le­riyle de or­tak nok­ta­lar bul­ma­ları ve coğ­rafi ve kül­tü­rel sı­nır­la­rın öte­sinde bir di­ya­log oluş­tur­ma­la­rı­dır.

ENGLISH BELOW

How wo­uld you bri­efly desc­ribe your ar­tis­tic prac­tice? What the­mes or con­cepts typi­cally come to the fo­ref­ront in your work?

An­ders Els­rud Hultg­reen: In my art, I work pri­ma­rily with na­tu­ral lands­ca­pes, we­at­her, and mytho­lo­gi­cal story­tel­ling.
I am fas­ci­na­ted by phe­no­mena, fe­ver dre­ams, and hal­lu­ci­na­tory sta­tes. Thro­ugh my prac­tice, I twist and trans­form the world aro­und us, cre­a­ting new and fan­tas­ti­cal re­a­li­ties. My pro­jects are al­ways ro­o­ted in vi­deo fo­o­tage or pho­tog­raphs drawn from the real, physi­cal world. I of­ten re­i­ma­gine the fa­mi­liar in strange ways—hu­mans ap­pe­a­ring as mush­ro­oms, pol­lu­ted wa­ter con­su­med desc­ri­bed as a witch, or dis­car­ded me­di­cal waste ta­king shape as a misc­hi­e­vous gob­lin troll.

Cars­ten Aniks­dal: I work pri­ma­rily with ca­mera-ba­sed tech­ni­ques — pho­tog­raphy and film — as well as spa­tial so­und ins­tal­la­ti­ons. My prac­tice en­ga­ges a lin­ge­ring, ref­lec­tive lan­gu­age, where arc­hi­tec­tu­ral en­vi­ron­ments and hu­man pre­sence are of­ten cent­ral. I exp­lore time as a non-li­near, in­fi­nite di­men­sion, cre­a­ting works where image and so­und form spa­ces that po­int to­ward dre­ams, the symbo­lic, and the ima­gi­nary.

Char­lotte Thiis-Even­sen: Man is al­ways in fo­cus in my work, exp­res­sed in vi­deo, pho­tog­raphy, ins­tal­la­ti­ons and do­cu­men­ta­ries. It is in the port­ra­its of va­ri­ous in­di­vi­du­als that the sto­ries emerge, whet­her it con­cerns per­so­nal sto­ries ta­ken from my own life or sto­ries told by ot­hers – sto­ries about the in­di­vi­dual’s con­di­ti­ons or the re­la­ti­ons­hip bet­ween in­di­vi­dual and so­ci­ety.

Chris­tine Is­tad: The ca­mera is my tool for fin­ding in­te­res­ting mo­tifs and sto­ries, that of­ten spring from a dis­co­very of so­met­hing stri­king in real life. An every­day mo­ment can have so­met­hing pic­tu­res­que about it. Pa­in­terly ele­ments of film as a me­dium can be light, space, depth, struc­ture and co­lo­urs, but also abst­rac­tion and simp­li­fi­ca­tion. Na­ture has also ga­i­ned a more cent­ral place in my ar­tistry thro­ugh my inc­re­a­sing in­vol­ve­ment in the cli­mate and en­vi­ron­men­tal ca­use.

Eli­sa­beth Mat­hi­sen: My work is about na­ture and in­ter­per­so­nal emo­ti­ons. I have al­ways been in­te­res­ted in exp­lo­ring the me­dium I work with. In the vi­deo Mot­her Ton­gue I wor­ked on exp­lo­ring the per­for­ma­tive in front of the ca­mera, with the gri­ma­ces of the mo­uth and abst­ract so­und. The mo­uth is both re­pul­sive and att­rac­tive. Na­ture and the physi­cal are a com­mon thread in my work.

Sa­bina Ja­cobs­son: My ar­tis­tic prac­tice is ro­o­ted in the exp­lo­ra­tion of every­day life si­tu­a­ti­ons, where small ges­tu­res, mo­ments, and en­co­un­ters of­ten be­come the fo­un­da­tion for lar­ger ref­lec­ti­ons. I am cons­tantly se­arc­hing for new con­nec­ti­ons bet­ween idea and tech­ni­que, al­lo­wing the spon­ta­ne­ous and unp­re­dic­table to in­te­ract with the con­cep­tual and struc­tu­red. This in­terp­lay cre­a­tes a space where ex­pe­ri­men­ta­tion be­co­mes cent­ral—not only in film di­rec­tion but also thro­ugh ana­log met­hods such as dra­wing, sculp­ture, and ins­tal­la­tion. With this as a po­int of de­par­ture, I cre­ate works that are at once play­ful and tho­ught­ful, ba­lan­cing in­tu­i­tion with cri­ti­cal ref­lec­tion. As a vi­deo ar­tist, I move flu­idly bet­ween dif­fe­rent are­nas—the gal­lery, the the­a­ter stage, and the ci­nema screen—each of­fe­ring uni­que pos­si­bi­li­ties for en­ga­ging the vi­e­wer. The­ma­ti­cally, my work of­ten add­res­ses cul­tu­ral con­nec­ti­ons and so­cial struc­tu­res. I am drawn to nar­ra­ti­ves that exp­lore so­li­da­rity, iden­tity, and be­lon­ging, while also en­ga­ging with po­li­ti­cal is­sues that shape our sha­red re­a­lity. Thro­ugh col­la­bo­ra­ti­ons ac­ross dis­cip­li­nes, I have been able to de­ve­lop a mul­ti­fa­ce­ted exp­res­sion that al­lows my works to exist in dif­fe­rent con­texts, shif­ting me­a­ning de­pen­ding on where and how they are ex­pe­ri­en­ced.

What does it mean for you to be fe­a­tu­red in a col­lec­tion like the Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet arc­hive? How has this arc­hive cont­ri­bu­ted to your ca­reer or your pers­pec­tive on art?

An­ders Els­rud Hultg­reen: I am truly gra­te­ful to be part of the Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet arc­hive. Wit­hout this plat­form, it wo­uld have been much more dif­fi­cult for my work to be dis­co­ve­red by Unite An­kara and its au­di­ence.

Cars­ten Aniks­dal: It is a great op­por­tu­nity for me to share my work and to dis­co­ver ot­her ar­tists wit­hin its vast col­lec­tion. The arc­hive also ins­pi­res me to keep de­ve­lo­ping vi­deo art, as it pro­vi­des a home, a plat­form, and a way to con­nect with cu­ra­tors such as yo­ur­self.

Char­lotte thiis-even­sen: The vi­deo arc­hive is a plat­form that has gi­ven me many op­por­tu­ni­ties to ex­hi­bit in unu­sual and be­a­u­ti­ful con­texts. It is an im­por­tant place for those of us who work with mo­ving ima­ges.

Chris­tine Is­tad: It is very im­por­tant that it exists an arc­hive with art vi­de­oes made by pro­fes­si­o­nal ar­tists in Nor­way. Be­ing inc­lu­ded in such an arc­hive sig­ni­fies re­cog­ni­tion and va­li­da­tion wit­hin the art com­mu­nity, high­ligh­ting the work’s cul­tu­ral and ar­tis­tic va­lue. It of­fers inc­re­a­sed vi­si­bi­lity, al­lo­wing a bro­a­der au­di­ence to en­gage with the art work. This is the first time I have been in­vi­ted to a vi­deo pre­sen­ta­tion.

Eli­sa­beth Mat­hi­sen: The Vi­deo Art Arc­hive is im­por­tant be­ca­use it pre­ser­ves vi­deo art for the fu­ture. It func­ti­ons as a lib­rary of vi­deo art for art his­to­ri­ans who want to do re­se­arch on vi­deo in Nor­way.

Sa­bina Ja­cobs­son: For me, the Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet rep­re­sents an in­va­lu­able plat­form for ar­tists wor­king with mo­ving ima­ges. It is not only the most comp­re­hen­sive arc­hive do­cu­men­ting the his­tory of Nor­we­gian vi­deo art, but also a cru­cial space where the rich­ness of this his­tory can be pre­ser­ved and made ac­ces­sible for fu­ture ge­ne­ra­ti­ons. From the pi­o­ne­e­ring works of the 1960s un­til to­day, Nor­we­gian vi­deo ar­tists have cont­ri­bu­ted sig­ni­fi­cantly to the in­ter­na­ti­o­nal fi­eld, and it is of great im­por­tance that this le­gacy is sa­fe­gu­ar­ded in a pro­fes­si­o­nal and sus­ta­i­nable way. At the same time, the arc­hive func­ti­ons as a li­ving plat­form for di­a­lo­gue and exc­hange. It opens do­ors for us as ar­tists, enab­ling con­nec­ti­ons with cu­ra­tors, re­se­arc­hers, and ins­ti­tu­ti­ons world­wide. This has cre­a­ted op­por­tu­ni­ties for new col­la­bo­ra­ti­ons and in­ter­na­ti­o­nal scre­e­nings, such as this one with UNITE. For me per­so­nally, it is both an ho­nor and a joy to be part of the Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet—not only as a cont­ri­bu­tor to the his­to­ri­cal re­cord, but also as so­me­one who be­ne­fits from its role as an ac­tive show­case for con­tem­po­rary prac­tice.

How does vi­deo art forge a con­nec­tion with the vi­e­wer? What fe­e­lings or tho­ughts do you hope the au­di­ence in An­kara – Tür­kiye will take away from your work?

An­ders Els­rud Hultg­reen: I hope the au­di­ence in An­kara, Tür­kiye, will dis­co­ver new pers­pec­ti­ves on na­ture and lands­ca­pes thro­ugh my films. I also hope that some will be ins­pi­red to exp­lore my work furt­her and en­gage more de­eply with my ar­tis­tic prac­tice. Above all, I wish my films can spark ins­pi­ra­tion and open new ways of se­e­ing for the au­di­ence.

Cars­ten Aniks­dal: Vi­deo art is im­me­di­ate and con­nects strongly to our time — al­most dis­tur­bingly so — as to­day’s pub­lic is ac­cus­to­med to cons­tant ex­po­sure to scre­ens. At the same time, it can be chal­len­ging, since one must com­pete for at­ten­tion in ways that dif­fer from when vi­deo art was ne­wer and less fa­mi­liar. But with scre­e­nings like the one you are or­ga­ni­sing in An­kara, the au­di­ence may en­ter with a dif­fe­rent mind­set, one more open to ref­lec­tion and to ex­pe­ri­en­cing vi­deo art be­yond the idea of mere “con­tent.”

Char­lotte thiis-even­sen: Fal­ling Trees is a fe­mi­nist work about fre­e­dom to be who you are as a wo­man of all ages. At the same time, it is a hu­mo­rous work. I hope the work can ins­pire and mo­ti­vate wo­men in An­kara to be proud of their own bo­dies and pre­sence in the world.

Chris­tine Is­tad: Vi­deo art en­ga­ges vi­e­wers by we­a­ving to­get­her mo­ving ima­ges, so­und, and the pas­sage of time to cre­ate an im­mer­sive ex­pe­ri­ence. It re­so­na­tes on both emo­ti­o­nal and in­tel­lec­tual le­vels, in­vi­ting ref­lec­tion, em­pathy, or even di­so­ri­en­ta­tion, so that the vi­e­wer be­co­mes an ac­tive par­ti­ci­pant rat­her than a pas­sive ob­ser­ver. By fol­lo­wing the jo­ur­ney of the tra­ve­ling sun, we can share glimp­ses of the world with those who may ne­ver ex­pe­ri­ence cer­tain pla­ces—where dark­ness, snow, or li­mi­ted sun­light are un­fa­mi­liar. Un­der­ne­ath it all lies the re­min­der that the sun is among the most es­sen­tial for­ces for life and sur­vi­val.

Eli­sa­beth Mat­hi­sen: I hope that there will be a con­nec­tion bet­ween the vi­deo and the au­di­ence. That the vi­deo will open a space in the vi­e­wer where won­der and cu­ri­o­sity will arise. A surp­ri­sing en­co­un­ter bet­ween the si­lent mo­no­lo­gue of the mo­uth and the au­di­ence.

Sa­bina Ja­cobs­son: Vi­deo art for­ges a con­nec­tion with the vi­e­wer thro­ugh mul­tiple la­yers—nar­ra­tive, aest­he­tics, and emo­ti­o­nal re­so­nance. Un­like more sta­tic art forms, vi­deo un­folds in time, al­lo­wing ima­ges, so­und, and rhythm to cre­ate a sen­sory ex­pe­ri­ence that en­ga­ges both body and mind. In the case of vi­deo ins­tal­la­ti­ons, the work can of­ten en­ve­lop the au­di­ence, fil­ling the en­tire space with mo­ving ima­ges and so­unds­ca­pes, tur­ning the act of vi­e­wing into a physi­cal and im­mer­sive en­co­un­ter. For me, this con­nec­tion is not only about story­tel­ling, but also about evo­king re­cog­ni­tion, cu­ri­o­sity, or even dis­com­fort—emo­ti­ons that lin­ger and open up for ref­lec­tion long af­ter the vi­e­wing ex­pe­ri­ence. In pre­sen­ting my work to an au­di­ence in An­kara, I hope to of­fer glimp­ses into Nor­dic pers­pec­ti­ves on life, art, and cul­ture—pers­pec­ti­ves that are both spe­ci­fic and uni­ver­sal. My wish is that the au­di­ence will sense so­met­hing of the Nor­dic at­mosp­here and li­festyle, but also find po­ints of re­so­nance with their own ex­pe­ri­en­ces, cre­a­ting a di­a­lo­gue ac­ross ge­og­rap­hi­cal and cul­tu­ral bo­un­da­ries.

İlgili yazılar

Bütün yazılar

Kaçırma

Görsel Sanatlar

Budapeşte’nin Küçük Sırları: Kolodko Heykelleri

Budapeşte sokaklarına saklanmış, göz hizasının hep biraz dışında duran minik bronz heykeller: Kolodko'lar.

Nehir Gül Erfidan20 September 2026