VıDEOKUNSTARKIVET SANATÇILARI İLE RÖPORTAJLAR - PART II
Søster - Franciska Eliassen

Sinema

Videokunstarkivet Sanatçıları ile Röportajlar — Part II

Zeynep Seda Özmen

7 January 2026

Sa­nat­sal pra­ti­ği­nizi kı­saca na­sıl ta­nım­lar­sı­nız? Ça­lış­ma­la­rı­nızda ge­nel­likle hangi te­ma­lar veya kav­ram­lar ön plana çı­kı­yor?

Fran­ciska Eli­as­sen: Ak­ti­vist, vahşi ve çok kat­manlı. At­lan­tik’i yel­kenli tek­ne­lerle otos­top ya­pa­rak geç­mek­ten, Orta ve Gü­ney Ame­rika’yı sırt çan­ta­sıyla gez­meye, top­rak ku­lübe inşa edip 1,5 yıl bo­yunca içinde ya­şa­maya ka­dar – sa­nat­sal pra­ti­ğim ve ha­ya­tım aynı neh­rin iki kolu gi­bi­dir. Han­gi­si­nin di­ğe­rini it­ti­ğini söy­le­ye­mem. Bence ya­ra­tı­cı­lık ve ya­şam gücü bir­dir. Bu dün­yada na­sıl ya­şa­malı? Ha­yata na­sıl hiz­met et­meli? Öz­gür­lük ne­dir? Kü­re­sel be­lir­siz­lik, si­yasi kar­gaşa ve çevre kriz­le­ri­nin ya­şan­dığı bir dö­nemde, de­rin dü­şünce, özen, da­ya­nışma ve di­ya­loga il­ham ve­ren sa­nat eser­leri ya­rat­mayı umu­yo­rum. Eser­le­rim ge­nel­likle je­o­po­li­tik, eko-fe­mi­nizm, sos­yal ada­let ve post-ka­pi­ta­list ya­pı­ları ele alı­yor. Ha­ya­tımda bir­kaç kez, gök­yü­zünde bir pen­cere açan sa­nat, şiir veya mü­zikle kar­şı­laş­tım… Bunu ta­rif ede­mem. En de­rin ar­zum, böyle bir şey ya­rat­mak.

He­lene Som­mer: Vi­deo, me­tin ve ens­ta­las­yon­larla ça­lı­şı­yo­rum. Pro­je­le­rim hem çok ka­nallı gör­sel-işit­sel ens­ta­las­yon­lar hem de kla­sik tek ka­nallı ens­ta­las­yon­lar ola­rak su­nu­lu­yor. Bel­ge­sel ma­ter­yal­ler, ar­şiv ma­ter­yal­leri, mon­taj, de­neme türü ve kur­guyu bir araya ge­ti­ri­yo­rum. Ça­lış­ma­la­rı­mın odak nok­tası, bi­lim­sel bil­gi­nin ya­pısı ve me­ka­niz­ma­la­rı­dır; bi­lim­sel bil­gi­nin ta­rih an­la­tı­mını ve do­ğal dünya ile olan iliş­ki­mizi, hem bi­rey­sel hem de top­lum­sal ola­rak na­sıl şe­kil­len­dir­diği. Tüm hi­kaye an­la­tım­la­rında yer alan bir­çok dü­zey­deki ak­ta­rım, yo­rum­lama ve çe­viri ile il­gi­le­ni­yo­rum. Ça­lış­ma­la­rı­mın mer­ke­zinde, in­san ya­pımı sis­tem­ler ile ya­şa­dı­ğı­mız çev­re­ler ara­sın­daki et­ki­le­şime duy­du­ğum me­rak yer alı­yor.

Karl In­gar Røys: Adım Karl In­gar Røys ve Batı Nor­veç’in Volda ken­tin­den bir sa­natçı/film ya­pım­cı­sı­yım. Oslo, Bang­kok ve Ber­lin’de ya­şı­yo­rum. Ça­lış­ma­la­rım, spe­kü­las­yon, bilgi bi­ri­kimi ve pay­la­şımı için farklı plat­form­lar ya­rat­mak­tan olu­şu­yor. Tromsø Ark­tik Üni­ver­si­tesi’nde hu­kuk, Londra’daki St. Mar­tins Sa­nat ve Ta­sa­rım Ko­leji’nde eleş­ti­rel gü­zel sa­nat­lar pra­tiği ve Ber­gen Üni­ver­si­tesi’nde kar­şı­laş­tır­malı si­ya­set oku­dum. Ber­gen Üni­ver­si­tesi’nde ge­çiş dö­ne­min­deki top­lum­larda kül­tü­rel ak­ti­viz­min ro­lünü araş­tır­dım. Son yıl­larda, ki­şi­sel ve po­li­tik alan­la­rın bir­bi­riyle ör­tüş­tüğü ve bir­bi­rini et­ki­le­diği bağ­lam­ları in­ce­le­mek olan sa­nat­sal ilgi ala­nıma odak­la­nan bir dizi proje üze­rinde ça­lış­tım. Sa­nat pro­je­le­rim ge­nel­likle de­ğiş­mekte olan yer­lerde ve bağ­lam­larda or­taya çı­kı­yor. Bu pro­je­ler, ye­rel ko­şul­lar hak­kında de­rin­le­me­sine bir an­la­yış ve en azın­dan bir­likte ça­lış­tı­ğım ki­şi­le­rin gü­ve­nini ge­rek­ti­ri­yor.

Kris­tin Ber­ga­ust: Ben bir sa­natçı, araş­tır­macı ve kü­ra­tö­rüm. Şu anda Nor­veç’in Oslo ken­tin­deki Os­lo­Met Tek­no­loji, Sa­nat ve Ta­sa­rım Fa­kül­tesi’nde araş­tırma de­kan yar­dım­cısı ve çağ­daş sa­nat pro­fe­sörü ola­rak gö­rev ya­pı­yo­rum. Sık sık di­ji­tal medya, sos­yal et­kin­lik­ler ve di­ğer sa­nat­çı­lar, araş­tır­ma­cı­lar veya bi­lim in­san­la­rıyla farklı iş­bir­lik­leri içinde ça­lı­şı­yo­rum. Kül­tü­rel ta­rih, bi­lim­sel ve­ri­ler ve di­ğer an­la­tı­lar­dan bes­le­ne­rek, sa­nat­sal, per­for­ma­tif ve tek­no­lo­jik uy­gu­la­ma­ları kul­la­na­rak fe­mi­nist ve kül­tür­le­ra­rası pers­pek­tif­ler­den gün­cel ko­şul­ları araş­tı­rı­yo­rum. Eko­lo­jik pers­pek­tif­ler ön plan­da­dır. Bu, kü­ra­tör­yel ve sa­nat­sal pro­jem Os­lof­jord Eco­lo­gies’te, ko­lek­tif kü­ra­tör­yel ve sa­nat­sal gi­ri­şim Os­lof­jord Tri­en­nial’da, Os­lof­jord için ya­pı­lan ça­lış­ma­la­rın 2024 yı­lı­nın Ağus­tos ayında Lågøya ada­sında kü­ra­tör­yel uy­gu­la­maya ko­nul­ma­sında ve 2027’de bir son­raki edis­yo­nun ha­zır­lan­ması he­de­fiyle de­vam et­me­sinde gö­rü­le­bi­lir. JRC-Av­rupa Top­lu­luğu’nun Sci­Art pro­jesi Na­tu­rArchy’nin si­pa­rişi üze­rine, bi­lim adam­ları Gu­il­lermo García Sanchéz ve Evan­ge­los Vo­u­ko­u­va­las ile bir­likte Ocean Con­nec­ti­ons (2022-24) pro­je­sini ge­liş­tir­dim. Or­taya çı­kan vi­deo ens­ta­las­yonu, Os­lof­jord’u öz­nel bir kah­ra­man ve bi­lim­sel ve­ri­le­rin ta­şı­yı­cısı ola­rak ele alı­yor, an­cak her şey­den önce do­ğal bir su küt­le­si­nin ve onun güç­le­ri­nin bir port­resi ola­rak gö­rü­yor. 2025 yı­lında bu uy­gu­la­mayı, Ro­manya’nın gü­ne­yinde gö­rü­nen Tuna Nehri’ni, Meta Spa­tiu’dan Mi­rela Vla­duti’nin Ti­mi­so­ara (RO) kü­ra­tör­lü­ğünde ger­çek­leş­tir­diği Eko­lo­jik-kül­tü­rel gel­git­ler, Tuna Nehri’nin ve Oslo Fi­yordu’nun su al­tında ka­lan öy­kü­leri bağ­la­mında ele alan Ri­ver of Many Na­mes (Bir­çok İsimli Ne­hir) iz­ledi.

  CRUISE2  - Kristin Bergaust
CRUISE2 – Kristin Bergaust

Ma­ri­anne He­ier: Ça­lış­ma­la­rım kav­ram­sal sa­nata da­ya­nı­yor ve ge­nel­likle per­for­mans stra­te­ji­le­riyle de­ğer kav­ramı ve onun po­li­tik, fel­sefi ve es­te­tik pa­ra­doks­la­rıyla bağ­lan­tılı ko­nu­ları araş­tı­rı­yo­rum. Ak­ti­vizm ve po­li­tik, ka­mu­sal ya­şa­mın te­at­ral yönü, bu dün­yada bir­likte ya­şa­mı­mızı na­sıl ya­pı­lan­dır­dı­ğı­mız­dan il­ham alı­yo­rum. Bu be­nim için hem po­li­tik hem de ma­nevi bir soru, hem çok so­mut ve prag­ma­tik hem de de­rin fel­sefi bir soru. Kar­ma­şık eko­no­mik ve sos­yo­lo­jik ya­pı­sıyla he­diye, sık sık geri dön­dü­ğüm bir konu.

Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet ar­şivi gibi bir ko­lek­si­yonda yer al­mak si­zin için ne an­lama ge­li­yor? Bu ar­şiv, ka­ri­ye­ri­nize veya sa­nata ba­kış açı­nıza na­sıl kat­kıda bu­lundu?

Fran­ciska Eli­as­sen: Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet’e, yap­tık­ları iş­ler ve ko­lek­si­yo­nun bir par­çası olma fır­satı için çok min­net­ta­rım. Ge­nel ola­rak ar­şiv­le­rin, özel­likle de bu ar­şi­vin, eski unu­tul­muş ha­zi­ne­lerle dolu bir ha­zine san­dığı ve farklı za­man­lara ve ya­şam­lara açı­lan si­hirli ka­pı­lar gibi ol­du­ğunu dü­şü­nü­yo­rum.

He­lene Som­mer: Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet, Nor­veç vi­deo sa­na­tını araş­tır­mak ve ge­nel bir ba­kış elde et­mek is­te­yen sa­nat pro­fes­yo­nel­leri için ha­rika bir gi­ri­şim ve kay­nak ol­ma­sı­nın yanı sıra, vi­deo sa­natı ile uğ­ra­şan biz­ler için de ge­le­cekte kul­la­nıl­mak üzere ko­lek­si­yon ve ar­şiv­leme hiz­meti su­nan bir yer. Bu iki yönü de, müm­kün ol­du­ğunca çok ki­şiye ulaş­mayı he­def­le­di­ği­miz bir uy­gu­la­mada önemli.

  A Landscape with No Horizon  - Helene Sommer
A Landscape with No Horizon – Helene Sommer

Karl In­gar Røys: Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet, araş­tır­ma­cı­lar ve eser­le­rini ko­ru­duğu sa­nat­çı­lar için önemli ve vaz­ge­çil­mez bir kay­nak ni­te­li­ğin­de­dir. Ar­şiv, sa­nat üre­ti­mini ko­ru­mak için pro­fes­yo­nel ve gü­venli bir çer­çeve su­na­rak, hem te­lif hak­la­rı­nın ko­run­ma­sını hem de eser­le­rin aka­de­mik araş­tırma ve kü­ra­tör­yel uy­gu­la­ma­lar için eri­şi­le­bi­lir ol­ma­sını sağ­lar. Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet’in Nor­veç vi­deo sa­na­tı­nın ge­nel­likle kı­rıl­gan di­ji­tal ma­ter­yal­le­rini ko­ru­mak için gös­ter­diği ça­ba­lar, kül­tü­rel mi­ra­sı­mı­zın önemli bir bö­lü­münü ge­le­cek ne­sil­ler için gü­vence al­tına ala­rak bü­yük önem ta­şı­mak­ta­dır.

Kris­tin Ber­ga­ust: Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet, pro­fes­yo­nel ve gü­venli bir ar­şiv­leme ör­neği ola­rak de­ğerli bir kay­nak­tır. Bu im­kân için min­net­ta­rım. 1980’le­rin or­ta­la­rında vi­deo ile ça­lış­maya baş­la­dım, bu yüz­den Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet ka­ri­ye­ri­min ol­dukça geç bir dö­ne­minde ger­çeğe dö­nüştü.

Ma­ri­anne He­ier: Bu ar­şi­vin yap­tığı önemli ça­lış­ma­ları çok tak­dir edi­yo­rum. Şüp­he­siz, ül­ke­mi­zin sa­nat ta­ri­hine ba­kı­şını olumlu yönde et­ki­le­miş ve pa­zara eri­şimi daha ko­lay olan or­tam ve for­mat­lara yö­ne­len bir ka­nonu dü­zelt­miş­tir. Be­nim için vi­deo or­tamı, ço­ğun­lukla ça­lış­ma­la­rımı bel­ge­le­mek için bir araç ol­muş­tur, doğ­ru­dan es­te­tik de­ney­ler yap­mak için bir alan ola­rak kul­lan­ma­dım. Bu ne­denle, ar­şi­vin, sa­nat­sal ka­no­nun bir par­çası ola­rak ka­bul edil­me­nin ge­tir­diği ba­riz onu­run öte­sinde bir et­kisi olup ol­ma­dı­ğını bi­le­mi­yo­rum.

Vi­deo sa­natı iz­le­yi­ciyle na­sıl bir bağ ku­rar? An­kara – Tür­kiye’deki iz­le­yi­ci­le­rin ese­ri­niz­den ne tür duy­gu­lar veya dü­şün­ce­ler edin­me­sini umu­yor­su­nuz?

Fran­ciska Eli­as­sen: Vi­deo ça­lış­ma­sı­nın içe­ri­ğine veya for­ma­tına bağlı ola­rak, iz­le­yi­ciyi hem bağ­la­ya­bi­lir hem de uzak­laş­tı­ra­bi­lir. Bağ­lantı al­tın de­ğe­rin­de­dir. Her şe­yin bir­bi­rine bağlı ol­du­ğunu dü­şü­nü­yo­rum ve şey­le­rin do­ğa­sına sa­dık kal­mak is­ti­yo­rum. An­cak, sık sık ken­dimi bir ya­bancı gibi his­se­di­yo­rum, tüm bu ay­rı­lık­lar, baş­ka­la­rına za­rar verme ve za­rar gör­me­le­rine izin verme is­te­ği­miz­den do­layı uzak­laş­mış his­se­di­yo­rum. Bu yal­nız­lık his­si­nin ça­lış­ma­la­rımda yan­kı­lan­dı­ğını dü­şü­nü­yo­rum; hem gü­zel­lik hem de acı ile dolu, ça­tır­da­yan bir dün­yada göz­lemci olma hissi. Søster’de göz­lemci kız kar­de­şini göz­lem­li­yor ve Blue Bor­ders’da odak nok­tası Ah­med ve bu in­san­lık dışı ko­şul­lara ma­ruz ka­lan in­san­la­rın mü­ca­de­lesi, ama daha da önem­lisi, len­si­mizi top­lu­mu­muza, onun ko­ru­yu­cu­lu­ğuna ve ce­ha­le­tine çe­vi­ri­yor. Bu­rada gös­te­ri­mini yap­tı­ğım iki eser, çek­ti­ğim ilk film­ler­den ba­zı­ları ve acil ola­rak ilet­mek is­te­di­ğim bir şey ol­duğu için bir çır­pıda çe­kil­di­ler. Hala bu aci­li­yeti bir şe­kilde ile­te­bi­le­cek­le­rini umu­yo­rum.

He­lene Som­mer: Uma­rım An­kara’daki iz­le­yi­ci­ler vi­deo ça­lış­ma­la­rımı be­ğe­nir ve ken­di­le­riyle öz­deş­leş­ti­re­bi­lir­ler. Sa­nat eser­le­ri­nin al­gı­la­nış bi­çimi, coğ­rafi ve kül­tü­rel bağ­lama göre do­ğal ola­rak de­ği­şir. Her yer ve her bi­rey kendi ta­ri­hini ve de­ne­yim­le­rini ge­ti­rir ve esere yeni an­lam kat­man­ları ek­ler. Uma­rım bu bu­luşma yeni fi­kir­ler ve ba­kış açı­ları için il­ham kay­nağı olur.

Karl In­gar Røys: Vi­deo sa­natı, ge­le­nek­sel gör­sel sa­nat form­la­rın­dan farklı şe­kilde iz­le­yi­ciyi du­yu­sal, me­kan­sal ve duy­gu­sal dü­zey­lerde et­ki­le­ye­rek onunla bir bağ ku­rar. Sta­tik eser­le­rin ak­sine, vi­deo za­man içinde ge­li­şir ve iz­le­yi­ciyi sa­nat­çı­nın süre, ha­re­ket ve ses kul­la­nı­mı­nın şe­kil­len­dir­diği or­tak bir ritme da­vet eder. Bu za­man­sal bo­yut, iz­le­yi­ciyi esere kap­tır­ma­sını sağ­lar ve dü­şünme için alan ya­ra­tır. Bu or­tam, te­le­viz­yon, si­nema ve di­ji­tal ek­ran­lar gibi ta­nı­dık tek­no­lo­ji­leri yan­sı­ta­rak da yankı uyan­dı­rır, an­cak vi­deo sa­natı ge­nel­likle bu ge­le­nek­leri al­tüst ede­rek iz­le­yi­ci­leri bek­len­ti­le­rini sor­gu­la­maya ve yo­rum­la­mada daha ak­tif bir rol üst­len­meye teş­vik eder. Ens­ta­las­yon bi­çi­minde su­nul­du­ğunda, vi­deo sa­natı iz­le­yi­ci­nin fi­zik­sel var­lı­ğını daha da da­hil ede­rek iz­leme ey­le­mini ka­tı­lımcı bir de­ne­yime dö­nüş­tü­re­bi­lir. Gö­rüntü, ses ve tempo ara­sın­daki et­ki­le­şim, ge­nel­likle duy­gu­sal veya psi­ko­lo­jik tep­ki­ler uyan­dı­ra­rak ha­fı­zaya ve ki­şi­sel çağ­rı­şım­lara baş­vu­rur. Bu şe­kilde vi­deo sa­natı, eser ile iz­le­yici ara­sında sa­dece bir di­ya­log kur­makla kal­maz, aynı za­manda an­lık kar­şı­laş­ma­nın öte­sinde ka­lıcı olan daha de­rin bir bağ da oluş­tu­rur. An­kara’daki iz­le­yi­ci­le­rin Nor­veç’ten ge­len bu ka­dar çok vi­deo ese­rini gö­rünce çok me­rak­la­na­cak­la­rın­dan ve belki bi­raz da şaş­kın­lık du­ya­cak­la­rın­dan emi­nim. Uma­rım ese­rim, he­pi­mi­zin bir­likte ya­şa­dığı bu dünya hak­kında bazı ko­nuş­ma­lar ve yeni ba­kış açı­ları baş­la­ta­bi­lir.

  To Whom It May Concern  - Karl Ingar Røys
To Whom It May Concern – Karl Ingar Røys

Kris­tin Ber­ga­ust: Gü­nü­müzde gör­sel medya o ka­dar çok türde ve farklı plat­form­larda mev­cut ki, vi­deo sa­natı hak­kında ke­sin bir şey söy­le­mek zor. Nor­malde ça­lış­ma­la­rımı be­lirli bir bağ­lamda, pro­jek­si­yon­lar, ens­ta­las­yon­lar veya hey­kelsi un­sur­lar ola­rak ser­gi­li­yo­rum, böy­lece iz­le­yi­ci­lere ek­ran med­ya­sın­dan farklı, sü­rük­le­yici bir de­ne­yim su­nu­yo­rum. An­kara’daki iz­le­yi­ci­ler, Os­lof­jord böl­ge­sini, kül­tü­rel ta­ri­hini ve eko­lo­ji­sini his­se­de­bi­lir­ler belki.

Ma­ri­anne He­ier: Vi­deo sa­natı pek çok farklı şey ola­bi­lir, an­cak ha­re­ketli gö­rüntü, gö­rün­tüyle ne­re­deyse bü­yülü bir bağ­lantı ve dalma hissi ya­ra­ta­bi­lir. Sa­nı­rım Sa­ga­natt‘ın bağ­lamı, coğ­rafi, kül­tü­rel ve po­li­tik ola­rak An­kara’daki iz­le­yi­ci­ler için ol­dukça ya­bancı. İz­le­yi­ci­le­rin, Ku­zey De­nizi’ndeki pet­rol çı­ka­rı­mıyla üre­ti­len zen­gin­likle bağ­lan­tılı ola­rak Nor­veç ulu­sal kim­li­ği­nin in­şa­sın­daki po­li­tik ve eko­no­mik pa­ra­doks­ları yine de an­la­ya­bi­le­cek­le­rini umu­yo­rum. Mü­da­hale, sa­na­tın (ve sa­nat­çı­la­rın) va­tan­se­ver­lik ve mil­li­yet­çi­lik dür­tü­leri ve kim­lik­leri ko­nu­sun­daki ko­nu­munu, ka­tı­lı­mını ve so­rum­lu­luk­la­rını sor­gu­lu­yor. Bu­nun şu anda dün­ya­nın bir­çok ye­rin­deki iz­le­yi­ci­ler (ve sa­nat­çı­lar) için ge­çerli ola­ca­ğını dü­şü­nü­yo­rum.

  Saganatt  - Marianne Heier
Saganatt – Marianne Heier

ENGLISH BELOW

How wo­uld you bri­efly desc­ribe your ar­tis­tic prac­tice? What the­mes or con­cepts typi­cally come to the fo­ref­ront in your work?

Fran­ciska Eli­as­sen: Ac­ti­vis­tic, wild and multi la­ye­red. From hitch­hi­king over the At­lan­tic with sa­il­bo­ats and back­pac­king thro­ugh Cent­ral and So­uth Ame­rica to bu­il­ding a soil hut an li­ving in it for 1,5 ye­ars – my ar­tis­tic prac­tice and life are two stre­ams in the same ri­ver. I can­not tell which one is pus­hing the ot­her. I think cre­a­ti­vity and life force is one. How to live in this world? How to serve life? What is fre­e­dom? In an era of glo­bal un­cer­ta­inty, po­li­ti­cal up­he­a­val, and en­vi­ron­men­tal cri­ses, I hope to cre­ate art that ins­pi­res deep ref­lec­tion, care, so­li­da­rity and di­a­lo­gue. My works of­ten exp­lore geo-po­li­tics, eco fe­mi­nism, so­cial jus­tice and post-ca­pi­ta­list struc­tu­res. A hand­full of ti­mes in my life I have ex­pe­ri­en­ced art, po­etry or mu­sic that opens a win­dow in the sky… I can­not desc­ribe it. My de­e­pest lon­ging is to cre­ate so­met­hing like that.

He­lene Som­mer: I work with vi­deo, text, and ins­tal­la­tion. The pro­jects are pre­sen­ted as both multi-chan­nel au­di­o­vi­sual ins­tal­la­ti­ons and clas­sic single-chan­nel. I com­bine do­cu­men­tary ma­te­rial, arc­hi­val ma­te­rial, mon­tage, es­say genre, and fic­tion. A cent­ral in­te­rest in my work is the struc­ture and mec­ha­nisms of sci­en­ti­fic know­ledge—how it sha­pes his­tory-tel­ling and our re­la­ti­ons­hip with the na­tu­ral world, both in­di­vi­du­ally and col­lec­ti­vely. I am in­te­res­ted in the many le­vels of trans­mis­sion, in­terp­re­ta­tion, and trans­la­tion that are in­vol­ved in all story­tel­ling. At the core of my prac­tice is a cu­ri­o­sity about the in­terp­lay bet­ween hu­man-made systems and the en­vi­ron­ments we in­ha­bit. 

Karl In­gar Røys: My name is Karl In­gar Røys and I am an ar­tist/film­ma­ker from Volda, Wes­tern Nor­way, ba­sed bet­ween Oslo, Bang­kok and Ber­lin. My prac­tice con­sists of cre­a­ting dif­fe­rent plat­forms for spe­cu­la­tion, know­ledge bu­il­ding and exc­hange. I stu­died Law at the Arc­tic Uni­ver­sity of Tromsø, Cri­ti­cal Fine Art Prac­tice at St. Mar­tins Col­lege of Art & De­sign in Lon­don and Com­pa­ra­tive Po­li­tics at the Uni­ver­sity of Ber­gen where I was re­se­arc­hing the role of cul­tu­ral ac­ti­vism in tran­si­ti­o­nal so­ci­e­ties. In re­cent ye­ars, I have wor­ked on a num­ber of pro­jects where my ar­tis­tic fi­eld of in­te­rest has been to look at con­texts where the per­so­nal and the po­li­ti­cal over­lap and inf­lu­ence each ot­her. My art pro­jects of­ten ori­gi­nate in pla­ces and con­texts that are chan­ging. They re­qu­ire tho­ro­ugh in­sight into lo­cal con­di­ti­ons and, not le­ast, trust from those with whom I work.

Kris­tin Ber­ga­ust: I am an ar­tist, re­se­arc­her and cu­ra­ting or­ga­ni­zer, cur­rently the vice-dean of re­se­arch and pro­fes­sor of con­tem­po­rary art at the Fa­culty of Tech­no­logy, Art and De­sign in Os­lo­Met, in Oslo, Nor­way.  I of­ten work with di­gi­tal me­dia, so­cial events and in dif­fe­rent col­la­bo­ra­ti­ons with ot­her ar­tists , re­se­arc­hers or sci­en­tists. I in­ves­ti­gate cur­rent con­di­ti­ons thro­ugh fe­mi­nist and trans­cul­tu­ral pers­pec­ti­ves, fed by cul­tu­ral his­tory, sci­en­ti­fic data and ot­her nar­ra­ti­ves while emp­lo­ying ar­tis­tic, per­for­ma­tive, and tech­no­lo­gi­cal prac­ti­ces. Eco­lo­gi­cal pers­pec­ti­ves are pro­mi­nent. This is vi­sible in my cu­ra­to­rial and ar­tis­tic pro­ject Os­lof­jord Eco­lo­gies the col­lec­tive cu­ra­to­rial and ar­tis­tic en­de­a­vor Os­lof­jord Tri­en­nial, the en­ga­ge­ment for the Os­lof­jord were put to cu­ra­to­rial prac­tice on an off-grid is­land Lågøya in Au­gust 2024 and con­ti­nues with an aim to bu­ild up to anot­her edi­tion in 2027. Com­mis­si­o­ned by the Sci­Art pro­ject Na­tu­rArchy of JRC-Eu­ro­pean Com­mu­nity, I de­ve­lo­ped Ocean Con­nec­ti­ons (2022-24) with sci­en­tists Gu­il­lermo García Sanchéz and Evan­ge­los Vo­u­ko­u­va­las. The re­sul­ting vi­deo ins­tal­la­tion lo­oks at the Os­lof­jord  as a sub­jec­tive pro­ta­go­nist and a car­rier of sci­en­ti­fic data, but most of all as a port­rait of a na­tu­ral wa­ter body and its for­ces. In 2025 this prac­tice was fol­lo­wed by the Ri­ver of Many Na­mes lo­o­king at the Da­nube ri­ver as it ap­pe­ars in So­ut­hern Ro­ma­nia, in the con­text of  Eco-cul­tu­ral ti­des, Sub­mer­ged nar­ra­ti­ves of the Da­nube and Oslo Fjord cu­ra­ted by Mi­rela Vla­duti of Meta Spa­tiu in Ti­mi­so­ara (RO)

Ma­ri­anne He­ier: My work is ro­o­ted in con­cep­tual art, and I typi­cally exp­lore to­pics con­nec­ted to the no­tion of va­lue and its po­li­ti­cal, phi­lo­sop­hi­cal and est­he­tic pa­ra­do­xes thro­ugh per­for­ma­tive stra­te­gies. I am ins­pi­red by ac­ti­vism and the the­at­ri­cal side of po­li­ti­cal, pub­lic life, how we live struc­ture our life to­get­her in this world. This is both a po­li­ti­cal and a spi­ri­tual qu­es­tion for me, it is both very conc­rete and prag­ma­tic and de­eply phi­lo­sop­hi­cal. The gift with its comp­lex eco­no­mi­cal and so­ci­o­lo­gi­cal struc­ture is so­met­hing I of­ten re­turn to.

What does it mean for you to be fe­a­tu­red in a col­lec­tion like the Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet arc­hive? How has this arc­hive cont­ri­bu­ted to your ca­reer or your pers­pec­tive on art?

Fran­ciska Eli­as­sen: I’m very gra­te­ful for Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet, for the work they do and for the op­por­tu­nity to be a part of the col­lec­tion. I find that arc­hi­ves in ge­ne­ral – and this one in par­ti­cu­lar – are like a tre­a­sure chest full of old for­got­ten gems and ma­gi­cal por­tals into dif­fe­rent ti­mes and li­ves.

He­lene Som­mer: Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet is a great ini­ti­a­tive and re­so­urce both for art pro­fes­si­o­nals who want to re­se­arch and get an over­view of Nor­we­gian vi­deo art, but also a place for those of us wor­king with vi­deo art as it col­lects and sto­res for the fu­ture. Both of these as­pects are im­por­tant to a prac­tice where we hope to re­ach out to as many as pos­sible.

Karl In­gar Røys: Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet rep­re­sents a sig­ni­fi­cant and in­dis­pen­sable re­so­urce for both re­se­arc­hers and the ar­tists whose work it pre­ser­ves. The arc­hive pro­vi­des a pro­fes­si­o­nal and se­cure fra­me­work for sa­fe­gu­ar­ding ar­tis­tic pro­duc­tion, en­su­ring both the pro­tec­tion of copy­right and the ac­ces­si­bi­lity of works for scho­larly study and cu­ra­to­rial prac­tice. The ef­forts un­der­ta­ken by Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet to pre­serve the of­ten fra­gile di­gi­tal ma­te­rial of Nor­we­gian vi­deo art are of great im­por­tance, se­cu­ring a vi­tal part of our cul­tu­ral he­ri­tage for fu­ture ge­ne­ra­ti­ons.

Kris­tin Ber­ga­ust: Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet is a va­lu­able re­so­urce as an arc­hi­ving ins­tance that is pro­fes­si­o­nal and safe.  I am gra­te­ful for this pos­si­bi­lity. I star­ted in the mid 1980-ies wor­king with vi­deo, so Vi­de­o­kuns­tar­ki­vet be­came a re­a­lity qu­ite late in my ca­reer.

Ma­ri­anne He­ier: I very much app­re­ci­ate the im­por­tant work this arc­hive is do­ing, it has un­do­ub­tedly inf­lu­en­ced my co­untry’s un­ders­tan­ding of art his­tory in a po­si­tive way, cor­rec­ting a ca­non that maybe ten­ded to­wards me­di­ums and for­mats with ea­sier ac­cess to the mar­ket. For me the me­dium of vi­deo has been mostly a me­ans of do­cu­men­ting my work, and not so much an arena for di­rect est­he­tic ex­pe­ri­men­ta­tion, so I am not sure if the arc­hive has ac­tu­ally had any im­pact be­yond the ob­vi­ous ho­nor of be­ing con­si­de­red part of this part of the ar­tis­tic ca­non.

How does vi­deo art forge a con­nec­tion with the vi­e­wer? What fe­e­lings or tho­ughts do you hope the au­di­ence in An­kara – Tür­kiye will take away from your work?

Fran­ciska Eli­as­sen: De­pen­ding on the con­tent or for­mat of the vi­deo work it­self, it can both con­nect or ali­e­nate the vi­e­wer. Con­nec­tion is gold. I think all is con­nec­ted and I want to be true to the na­ture of things. Ho­we­ver, I of­ten do feel like an alien, ali­e­na­ted by all the se­pa­ra­tion, our wil­ling­ness to harm and let harm hap­pen to ot­hers. I think this lo­ne­li­ness rings thro­ugh my works; the fe­e­ling of be­ing an ob­ser­ver in a world full of both be­a­uty and pain, a world that crack­les. In Søster the ob­ser­ver is ob­ser­ving her sis­ter and in Blue Bor­ders the fo­cus is Ah­med and the struggle of hu­mans that are put in this in­hu­mane con­di­tion, but even more so it po­in­ting the lense back on our so­ci­ety, its pro­tec­ti­ve­ness and ig­no­rance. The two works I am scre­e­ning here were some of the first films I made and they were made at a stroke be­ca­use what I wan­ted to con­vey felt ur­gent. I still hope they can con­vey that ur­gency so­me­how.

He­lene Som­mer: Ho­pe­fully an au­di­ence in An­kara can both en­joy and re­late to my vi­deo works. The way art­works are per­ce­i­ved na­tu­rally shifts de­pen­ding on ge­og­rap­hic and cul­tu­ral con­text—each place and in­di­vi­dual brings their own his­tory and ex­pe­ri­en­ces, ad­ding new la­yers of me­a­ning to the work. Ho­pe­fully this me­e­ting can ins­pire new ideas and pers­pec­ti­ves.

Karl In­gar Røys: Vi­deo art for­ges a con­nec­tion with the vi­e­wer by en­ga­ging them on sen­sory, spa­tial, and emo­ti­o­nal le­vels in ways that dif­fer from tra­di­ti­o­nal vi­sual art forms. Un­like sta­tic works, vi­deo un­folds in time, in­vi­ting the vi­e­wer into a sha­red rhythm sha­ped by the ar­tist’s use of du­ra­tion, mo­ve­ment, and so­und. This tem­po­ral di­men­sion fos­ters im­mer­sion and cre­a­tes space for ref­lec­tion. The me­dium also re­so­na­tes thro­ugh its fa­mi­li­a­rity—ec­ho­ing tech­no­lo­gies such as te­le­vi­sion, ci­nema, and di­gi­tal scre­ens—yet vi­deo art of­ten sub­verts these con­ven­ti­ons, promp­ting vi­e­wers to qu­es­tion their ex­pec­ta­ti­ons and adopt a more ac­tive role in in­terp­re­ta­tion. When pre­sen­ted in ins­tal­la­tion form, vi­deo art can furt­her in­volve the physi­cal pre­sence of the spec­ta­tor, trans­for­ming the act of vi­e­wing into a par­ti­ci­pa­tory ex­pe­ri­ence. The in­terp­lay of ima­gery, so­und, and pa­cing of­ten evo­kes emo­ti­o­nal or psycho­lo­gi­cal res­pon­ses, tap­ping into me­mory and per­so­nal as­so­ci­a­ti­ons. In this way, vi­deo art es­tab­lis­hes not only a di­a­lo­gue bet­ween the work and the vi­e­wer, but also a de­e­per con­nec­tion that lin­gers be­yond the im­me­di­ate en­co­un­ter. I am sure that the au­di­ence in An­kara will be well cu­ri­ous and maybe a bit overw­hel­med se­e­ing so many vi­deo works from Nor­way. I hope that my work can spark some con­ver­sa­ti­ons and new pers­pec­ti­ves on this world that we all, to­get­her are li­ving in.

Kris­tin Ber­ga­ust: To­day vi­sual me­dia is ava­i­lable in so many gen­res and on such dif­fe­rent plat­form that it is dif­fi­cult to say so­met­hing spe­ci­fic about vi­deo art. I nor­mally show my work in a de­sig­na­ted con­text, as pro­jec­ti­ons, ins­tal­la­ti­ons or as sculp­tu­ral ele­ments to give the au­di­ence an im­mer­sive ex­pe­ri­ence dif­fe­rent from screen me­dia. For the au­di­ence in An­kara -Tür­kie maybe the au­di­ence can get a sense of the Os­lof­jord area, its cul­tu­ral his­tory and eco­logy.

Ma­ri­anne He­ier: Vi­deo art can be so many dif­fe­rent things, but the mo­ving image can pro­duce a fe­e­ling of al­most ma­gi­cal con­nec­tion and im­mer­sion with the image. I sup­pose the con­text for Sa­ga­night is, both ge­og­rap­hi­cally, cul­tu­rally and po­li­ti­cally, qu­ite fo­re­ign to the au­di­ence in An­kara. I hope the vi­e­wer will still be able to make sense of the po­li­ti­cal and eco­no­mi­cal pa­ra­do­xes of the const­ruc­tion of a Nor­we­gian na­ti­o­nal iden­tity in con­nec­tion to the we­alth pro­du­ced by the pet­ro­leum ext­rac­tion in the Nort­hern Sea. My in­ter­ven­tion qu­es­ti­ons art’s (and the ar­tists’) po­si­tion, par­ti­ci­pa­tion and res­pon­si­bi­li­ties con­cer­ning pat­ri­o­tic and na­ti­o­na­lis­tic im­pul­ses and iden­ti­ties. This is so­met­hing I think will be re­le­vant to au­di­en­ces (and ar­tists) in many parts of the world at the mo­ment.

İlgili yazılar

Bütün yazılar

Kaçırma

Görsel Sanatlar

Tuesdays and the Record of a Life, with Hatice Karakaş

İllüstratör ve tasarımcı Hatice Karakaş’ın üretim pratiği; kişisel deneyimlerden, gündelik hayatta karşılaşılan küçük…

E. Gülşah Akın11 June 2026