Music

Kaçak Dövüşe Yer Yok

Orhun Olgun

14 September 2026

Al­büm in­ce­le­mesi — Ge­ne­sis Owusu, “Reds­tar Wu & the World­wide Sco­urge” (2026)

Ge­ne­sis Owusu’nun üçüncü al­bümü olan “Reds­tar Wu & the World­wide Sco­urge” ön­ceki iki al­bümü göz önüne alı­na­rak bü­yük bir bek­lenti ya­rat­mıştı. 2026 Ma­yıs ayında ya­yım­la­nan al­büm, po­li­tik, ka­o­tik ve ger­çekçi dün­ya­sıyla bu bek­len­tiyi güçlü bir şe­kilde kar­şı­ladı. Gana-Avust­ralya kö­kenli Ge­ne­sis Owusu 2021 yı­lında al­ter­na­tif hip-hop sah­ne­si­nin par­la­yan yıl­dız­la­rın­dan biri oldu. Bu se­fer ise kı­zıl bir yıl­dız olan “Reds­tar Wu” sü­per kah­ra­man per­so­na­sıyla, ka­pi­ta­lizm ve oto­ri­teyle kav­ga­sını eder­ken bir yan­dan da ge­çim derdi, in­ter­net kül­tü­rü­nün in­san­ları ku­tup­laş­tır­ması, top­lum­sal his­teri ve ku­rum­sal dün­ya­nın aç­göz­lü­lüğü üze­rine ger­çekçi yum­ruk­la­rını hiç çe­kin­me­den atı­yor.

Genesis Owusu — Redstar Wu & the Worldwide Scourge albüm kapağı
Genesis Owusu, “Redstar Wu & the Worldwide Scourge” (2026) albüm kapağı.

Al­büm sa­nat­çı­nın ken­dini po­li­tik ola­rak ko­num­lan­dır­dığı ve aynı za­manda his­le­rini apa­çık or­taya dök­tüğü bir hi­kâye. Her­ke­sin rol yap­tığı (ya da yap­mak zo­runda kal­dığı) mü­zik en­düst­ri­sinde Ge­ne­sis Owusu, di­ğer­le­ri­nin ak­sine ken­dini ol­duğu gibi or­taya se­ri­yor. Din­le­yen­le­rin ken­din­den bir parça bu­la­bi­le­ce­ğine inan­dı­ğım bir al­büm, çünkü Ge­ne­sis Owusu her ne ka­dar Avust­ralya’nın baş­kenti Can­berra’da ya­şasa da bize çok da uzak de­ğil, 28 ya­şında ve in­ter­net kül­tü­rü­nün tam da or­ta­sında bü­yü­müş biri. Bu al­büm öze­linde ol­masa da, ge­nel ola­rak Jet Set Ra­dio Fu­ture’ın ken­disi için en önemli etki ol­du­ğunu be­lir­ten sa­natçı, şar­kı­la­rın al­tın­daki elekt­ro­nik ele­ment­lerle bunu his­set­ti­ri­yor (be­nim için de Jet Set Ra­dio Fu­ture OST çok önemli bir yere sa­hip ama belki bu başka bir ya­zı­nın ko­nusu olur). Dün­yaya ba­kış açısı ol­dukça ger­çekçi ve söz­le­rin­den ka­rak­te­rine ka­dar bu ger­çek­çi­liği iç­ten ola­rak ak­ta­ra­bi­li­yor. Mü­zi­ğine çok hızlı adapte ol­ma­mın en bü­yük et­men­le­rin­den bi­ri­nin bu ol­du­ğunu dü­şü­nü­yo­rum. Ha­yal kur­mayı bi­li­yor ve al­büm için alt per­sona ya­rat­mış olsa da, dü­rüst­lü­ğünü ve doğ­ru­lu­ğunu asla giz­le­mi­yor.

İlk şar­kı­dan iti­ba­ren ka­ran­lık to­nu­nun be­lir­len­diği bu al­büm, bazı din­le­yi­ci­ler için bu­nal­tıcı ge­le­bi­lir, fa­kat bu ka­sıtlı ya­pıl­mış bir hamle gibi du­ru­yor ve amaç ya­şa­dı­ğı­mız buh­ra­nın bir yan­sı­ma­sını ak­tar­mak gibi his­set­ti­ri­yor. Dünya la­net­len­miş… sa­dece bir de­ğil, bir­çok bela dün­yayı yi­yip bi­ti­rir­ken, Reds­tar Wu (Ge­ne­sis Owusu) bir umut ola­rak se­sini çı­ka­rı­yor ve nef­re­ti­mizi bir­bi­ri­mize de­ğil de şir­ket­lere, her gün boy­nu­muz­daki il­meği bi­raz daha sı­kan ki­şi­lere yö­nelt­me­miz ge­rek­ti­ğini ha­tır­la­tı­yor. Wu, ag­re­sif ve umut ve­rici bir ka­rak­ter ama her şey ona bağlı de­ğil; ini­si­ya­tif al­ma­mız ge­rek­li­li­ğini her se­fe­rinde yü­zü­müze vu­ru­yor. Al­bü­mün ba­şın­dan iti­ba­ren po­li­tik söz­lerle be­zeli şar­kı­lar 2020 son­rası dün­ya­sı­nın dis­to­pik ka­rak­ter­le­rini (özel­likle Do­nald Trump, Elon Musk ve hatta And­rew Tate) eleş­ti­rir­ken, çoğu sa­nat­çı­nın gör­mez­den gel­meye ça­lış­tığı Gaza iş­gali gibi bir in­san­lık dra­mını apa­çık bir şe­kilde dile ge­ti­ri­yor. “DEATH CULT ZOMBIE” şar­kı­sıyla bir eleş­tiri ma­ra­to­nu­nun so­nuna ge­lir­ken, son­raki şarkı “SITUATIONS” (al­bümde fa­vo­ri­le­rim­den) ön­ce­sinde, al­büm nis­pe­ten yük­sek tem­polu, bol synthe­si­zerlı, yo­ğun gi­tar riff­leri ve post-punk ema­re­leri ta­şı­yor. Bu şar­kı­dan sonra ise al­büm bi­raz daha vi­tes dü­şü­rüp daha me­lan­ko­lik bir hal alı­yor. Al­bü­mün so­nuna doğru yine ilgi çe­kici synthlerle bir tu­tam al­ter­na­tive pop-elect­ro­nica tarzı ile tempo yine ar­tı­yor ve ka­pa­nışta bu il­ginç par­ti­nin da­ya­nışma ruhlu “her şey gü­zel ola­cak” te­malı so­nuna ge­li­yo­ruz.

Farklı mü­zik tür­le­ri­nin bir araya gel­diği bu al­bümde Ge­ne­sis Owusu, ak­lına ge­leni di­li­nin ke­miği yok­ca­sına, as­lında kendi de bunu be­lirt­tiği şe­kilde, çok fazla me­ta­for ya da edebî yola baş­vur­ma­dan doğ­ru­dan din­le­yi­ciye ak­tar­maya ça­lı­şı­yor. Bu doğ­ru­dan­lık asla göze par­mak şek­linde de­ğil, çok akıcı ve mü­zikle uyumlu, ze­kice kur­gu­lan­mış. Post-punk, hip-hop, funk, R&B ele­ment­le­ri­nin elekt­ro­nik alt­ya­pı­larla ele ele ve­rip ba­zen in­sanı ye­rinde du­ra­ma­maya, ha­re­ket et­meye itse de, ba­zen ise duy­gu­la­rın ağır­lı­ğıyla kol­tuğa gö­mül­meye se­bep ola­bi­li­yor. Bu al­büm, her ne ka­dar farklı ruh hal­le­rini ba­rın­dırsa da ge­nel ola­rak bir bü­tün ol­mayı ba­şa­rı­yor. Za­ten Ge­ne­sis Owusu hem mü­zi­kal ka­ri­ye­rini hem de ha­ya­tını bir lu­na­park treni ola­rak gör­dü­ğünü bir­çok defa be­lir­ti­yor. Onun için bu eğ­lence tre­ninde onunla be­ra­ber ol­mak­tan zevk alan her­kes bu inişli çı­kışlı de­ne­yi­min bir par­çası ve bu ko­nuda her­kese min­net­tar ol­du­ğunu söy­le­mek­ten de çe­kin­mi­yor.

Genesis Owusu — HUMAN AGAIN tekli kapağı
Genesis Owusu, “HUMAN AGAIN” (2026) tekli kapağı.

Saul Wil­li­ams, Dean Blunt, King Krule, Blood Orange, Yves Tu­mor, JPEGMAFIA ve daha bir­çok sa­nat­çı­nın esin­ti­leri yü­zü­müze gü­zel bir mel­tem rüz­gârı gibi eser­ken, Owusu ori­ji­nal­li­ğiyle adeta fır­tı­na­nın içine doğru koş­tu­ru­yor. Al­büm ka­pa­ğında ise kuv­vetli bir rüz­gâ­rın içinde kı­zıl yıl­dı­zın ar­dında atın üze­rinde sağ­lam bir şe­kilde du­ran Reds­tar Wu’yu gö­rü­yo­ruz. Ka­rarlı du­ru­şuyla ego­sunu den­geli bir ta­vırla mü­zi­ğine ak­ta­ra­bil­meyi ba­şar­dı­ğını dü­şün­mekle be­ra­ber, neo-soul, al­ter­na­tif hip-hop, post-punk ara­sında sık ele­nip ince do­ku­nan bu al­bü­mün baş­tan sona din­len­meyi hak et­ti­ğini dü­şü­nü­yo­rum. Ay­rıca Ge­ne­sis Owusu’nun ge­le­cekte de­ney­sel iş­ler ya­pa­ca­ğına ve yine farklı tür­le­rin füz­yo­nunu ya­pa­ca­ğına ina­nı­yo­rum, ke­sin­likle ta­kip edil­mesi ge­re­ken bir dı­şa­vu­rumcu mü­zis­yen. 7 Tem­muz’da ya­yım­la­nan dance-punk-in­di­et­ro­nica tü­rün­deki “HUMAN AGAIN” tek­li­sini al­bü­mün üs­tüne tatlı ni­ye­tine tav­siye edi­yo­rum.

Fa­vori şar­kı­lar: PIRATE RADIO, STAMPEDE, BLESSED ARE THE MEEK, LIFE KEEPS GOING, SITUATIONS, RUNNIN OUTTA TIME, BIG DOG, ONE4ALL

İlgili yazılar

Bütün yazılar

Kaçırma

Görsel Sanatlar

Atölye Gezileri: Studio Pinprick

Pinprick disiplinlerarası bir atölye olarak, sanatçı ve iç mimar olan Hayrettin Taşkaya ile sanat tarihçi ve nakış…

E. Gülşah Akın18 September 2025