Görsel Sanatlar

“Bir Cennet Olasılığı” Üzerine Söyleşi

UNITE

18 August 2025

Mer­haba İrem, kı­saca ken­din­den bah­se­de­bi­lir mi­sin?

Ben Me­dine İrem Do­ku­macı. Ha­cet­tepe Üni­ver­si­tesi re­sim bö­lü­münde yük­sek li­sans ya­pı­yor­dum, me­zun ol­dum.

Eser­le­rin­deki fi­gür­lerde ken­dini kul­lan­dı­ğını gö­rü­yo­ruz. Bu­nun özel bir se­bebi var mı?

Ta­bii ki. As­lında Ha­cet­tepe eko­lünde sa­nat bö­lü­müne ilk gir­di­ğinde te­mel ta­sa­rım­dan iti­ba­ren sana ken­dini sor­gu­la­man, ken­dinle yüz­leş­men yö­nünde di­rek­tif­ler ve­ri­yor­lar. Orada ken­din üze­rine dü­şü­ne­bi­li­yor­sun. Psi­ko­lo­jik, sos­yo­lo­jik, fel­sefi bir­çok açı­dan ken­dini hem gö­re­bi­lir, hem sor­gu­la­ya­bi­lir­sin. Müm­künse de­ğiş­ti­ri­le­cek bir şey varsa onun üze­rine eği­le­bi­lir hale ge­li­yor­sun. O ba­kım­dan iş­le­rimde ken­dimi ön planda tut­mak, za­ten ken­dimle il­gili olan o de­ği­şim ve sor­gu­lama sü­re­ci­nin bir yan­sı­ması za­ten.

İş­le­rinde cen­net kav­ramı, çıp­lak­lık, eril-dişi, Adem ve Havva, cin­sel kendi te­ma­la­rı­nın bir iş­le­rini gö­rü­yo­ruz. O yüz­den tema se­çi­mini de sor­mak is­ti­yo­rum.

As­lında sos­yo­loji te­melli bir tez doğ­rul­tu­sunda bu iş­leri yap­tım. Her za­man üre­tim kısmı önem­liydi be­nim için, ama ta­bii tezde de bunu te­mel­len­dir­mek önemli olu­yor. Sos­yo­lo­jide ‘ha­ri­ci­ler’ diye Bec­ker’in konu edin­diği bir kav­ram var. As­lında öte­ki­nin bir gru­buna işa­ret eden bir mu­ha­tap ke­sim bu­rası. Bu­nun içine top­lum­dan ha­rici ola­rak gö­rü­len ke­sim gi­ri­yor. Bun­lar kim? Ka­dın, LGBT bi­rey­ler, de­li­ler, mü­zis­yen­ler, dans­çı­lar, yani nor­ma­lin dı­şında ka­lan di­ye­bi­le­ce­ği­miz ke­sim gi­ri­yor. Ar­tık ben öyle gör­mü­yo­rum ta­bii bu araş­tır­ma­lar so­nu­cunda ama öte­kiyi dı­şa­rıda ara­mak­tansa, önce ken­dinde bulma yön­te­miyle te­zimi üret­ti­ğim bir sü­reç ge­çir­dim.

O yüz­den ken­dinde o öte­kiyi bu­la­rak, me­sela çıp­lak­lı­ğın müm­kün olup ola­ma­ya­cağı ile il­gili ya da çıp­lak­lı­ğın ne an­lama gel­diği ile il­gili sor­gu­la­ma­lar yap­tı­ğım bir sü­reçti. Bu­nunla bir­likte sa­nat ta­ri­hinde öy­kün­dü­ğüm Bosch ‘un cen­neti çok önem­liydi be­nim için. Fa­kat gö­rüntü ola­rak onunla ben­zer olsa da içe­rik ola­rak al­ter­na­tif bir cen­net sun­mak is­te­dim.

Yani kut­sal ve pro­fan as­lında ta­ban ta­bana zıt kav­ram­lar ama biri kü­für an­la­mına ge­li­yor ve kut­sala say­gı­sız­lık ma­na­sında kul­la­nı­lı­yor. Ben bu iki uç da ol­mak is­te­me­dim. Ara­larda bir al­ter­na­tif ola­bi­lir mi, bu­nun sor­gu­la­ması için­de­yim. O yüz­den ne bir kü­für, bir say­gı­sız­lık ne de kut­sa­lın asıl o norm­lar­daki ha­lini is­te­me­dim. Al­ter­na­tif bir cen­net müm­kün mü diye hem kendi çıp­lak­lı­ğımı hem ne­ler­den so­yu­nup neyi üs­tüme giy­mek is­te­ye­ce­ğimi ken­di­min seç­tiği; sı­nır­la­rını, çer­çe­ve­sini, fan­te­zi­le­rimi, her şe­yimi me­ta­fo­rik ola­rak ken­di­min ka­rar ver­diği bir cen­net oluş­tur­dum. Çünkü gü­nün so­nunda cen­net de­di­ğimde he­pi­mi­zin ak­lında bir ka­lıp var. Ne­hir­leri, cin­sel an­lamda ne­le­rin mü­sade edil­diği ya da me­kan­sal ola­rak seni na­sıl bir ye­rini bek­le­diği aşağı yu­karı he­pi­mi­zin ko­lek­ti­finde belli.

O yüz­den buna kim ka­rar ve­ri­yor diye dü­şü­nü­yo­rum. Ben ve bir­çok in­san belki öyle bir cen­net is­te­mi­yor ola­bi­lir, bu­nun der­dine düş­tüm bi­raz. Be­nim için cen­net ne­diri dü­şün­dü­ğümde böyle iş­ler çıktı or­taya.

 Bir Cennet Olasılığı sergisinden, Unite Ortak Mekân
Bir Cennet Olasılığı sergisinden, Unite Ortak Mekân

İki farklı me­kanda iki farklı tek­nik ve te­maya yö­ne­lik iş­ler üret­ti­ğini gö­rü­yo­ruz. Bu­nun ne­de­nini ve ara­la­rın­daki iliş­kiyi sor­mak is­ti­yo­ruz.

Bi­raz ken­dim­den de bah­set­mem iyi olur bu du­rumda. İç­sel ça­tış­ma­ları çok olan bir in­sa­nım. Hem sa­nat­sal ri­tim­le­rim sı­ra­sında hem ser­gide hem de iş­le­rimi ya­rat­mam ko­nu­sunda hep bir iki­li­lik var be­nim için. Bu beni dü­şün­sel ola­rak bir bö­lün­meye uğ­ra­ta­bi­li­yor ama bir yanda da beni bes­le­di­ğini dü­şü­nü­yo­rum. Me­sela orada bir odayı komple yağlı bo­yayla daha cen­net min­va­linde an­lat­mak is­te­di­ğim psi­ko­lo­jik, sos­yo­lo­jik te­mel çi­zim­ler vardı. Ama di­ğer kasa olan oda­daki tam bir sün­net ha­va­sı­nın ol­duğu iş­lerdi, yağlı bo­ya­dan farklı bir iki­li­lik oluş­tu­ru­yordu. Kasa, var­lı­ğıyla be­nim iş­le­rime çok hiz­met etti. Çünkü o ka­sa­nın için­deki iş­ler Swa­rovs­ki­ler’den, o par­lak ci­lalı taş­lar­dan olu­şu­yordu. O yüz­den ben­deki ikili dü­şünme oraya da yan­sıdı. Bun­ları bir­leş­ti­ren kişi yine be­nim sa­natçı ola­rak. Bu­rada bah­set­ti­ğim şey şuydu; ken­dimi ele alı­yo­rum de­di­ğim ve bu sü­reçte ken­dimi sor­gu­la­maya sok­tu­ğum için her açıda bi­zim ka­lıp ola­rak kul­lan­dı­ğı­mız tö­ren­lerde, gün­lük ha­yatta bazı ke­lime grup­ları var. Yani de­yim­ler, ata­söz­leri de buna da­hil. Ben sün­net me­se­le­sini ele al­mak is­te­dim.

Bu hem cin­sel yö­ne­lik­ler hem kim­lik­lerle de ala­kalı bir prob­lem oluş­tu­ru­yor. Çünkü bu­gün er­kek ola­rak do­ğan bi­rini sün­net et­ti­ği­nizde bü­yü­dü­ğünde ka­dın ol­du­ğunda size bunu açık­la­ya­bi­li­yor ama siz ona sor­ma­dan çok­tan sün­net et­miş olu­yor­su­nuz gibi kar­ma­şık bir du­rum ola­bi­li­yor. Bunu as­lında ön plana çı­kar­maya ça­lış­mış­tım. Ve orada bazı bah­set­ti­ğim ka­lıp­laş­mış cüm­le­ler var, ‘ucun­dan azı­cık’ me­sela. Söy­le­yip ge­çi­yo­ruz. Hani ‘o iş oldu bitti ma­şal­lah’, za­ten o ki­şiye de so­rul­madı sün­net edi­lir­ken.

Oldu bit­tiye ge­ti­ri­len iç­sel­leş­tir­di­ği­miz dü­şün­ce­lere odak­lan­mak is­te­dim. Hem de oldu bit­tiye ge­ti­ri­len me­sela ka­dın sün­net­leri ya da bi­raz önce bah­set­ti­ğim gibi ken­dini ka­dın his­set­me­sine rağ­men sün­net olan in­san­ları oldu bit­tiye ge­ti­ren du­rum­ları jan­janlı bir şe­kilde, tam o at­mos­ferde yan­sı­tıp tek­rar göze ge­tir­mek is­te­dim. Bu­nunla bir­likte de o nes­ne­leri de (ma­kas ve ji­let) vur­gu­la­mak is­te­dim. Orada ma­kas ar­tık ne kendi iş­le­rini ye­rine ge­ti­re­bi­lirdi ne de ji­let ar­tık can ya­ka­bi­lirdi.

Et­ki­len­di­ğin sa­nat­çı­lar kim­ler?

Bi­raz önce de bah­set­ti­ğim Bosch çok önemli be­nim için. As­lında iş­le­ri­min es­kiyle ye­niyi bir­leş­tir­di­ğini dü­şü­nü­yo­rum. Yani hem o yük­sek rö­ne­sans si­met­ri­sini kul­la­nıp ya da Bosch’un dö­ne­min­deki o cen­net gö­rüntü gö­rü­nüm­le­rini kul­la­nıp daha bu­gü­nün dü­şün­ce­siyle iş­le­rimi ya­pı­yo­rum. O yüz­den hem çağ­daş hem geç­miş­ten ki­şi­lere öy­kün­dü­ğümü fark edi­yo­rum.

  Hieronymus Bosch, The Garden of Earthly Delights, 1503-1504
Hieronymus Bosch, The Garden of Earthly Delights, 1503-1504

Bu ara­lar ça­lış­tı­ğın başka bir konu var mı? Bir son­raki say­fada bizi ne­ler bek­li­yor?

Bunu ben de dü­şü­nü­yo­rum za­man za­man. Hatta şöyle olu­yor; üre­tim ya­par­ken ak­lı­nızda o konu çok­tan bi­tip içi­nizde başka bir konu baş­la­mış ola­bi­li­yor. Siz ken­di­nize ye­tiş­meye ça­lı­şı­yor­su­nuz as­lında o re­sim­leri ya da o üre­tim­leri ya­par­ken. Ta­bii ki sü­rekli ak­lımda yeni bir şey­ler olu­yor ama ge­nel konu iti­ba­riyle ne­dir der­se­niz: bi­rey­sel öz­gür­leşme. Her şe­yin te­melde bi­rey­sel öz­gür­leşme üze­rine iler­le­di­ğini gö­rü­yo­rum.

İler­le­yen za­man­larda önce bi­raz bir din­lenme sü­re­cine ge­çip son­ra­sında yeni bir öz­gür­leş­meyi hangi alanda bu­la­bi­le­ce­ğimi dü­şü­ne­ce­ğim. Bu belki hey­kel, vi­deo ya da per­for­mans ola­bi­lir. Yine Ha­cet­tepe eko­lünde bun­ları her şe­kilde su­nu­yor­lar. Tüm di­sip­lin­leri aynı anda ya­pa­bi­li­yo­ruz sağ ol­sun­lar. O yüz­den bi­raz daha yine bi­rey­sel öz­gür­leşme üze­rin­den iler­le­ye­ce­ğimi dü­şü­nü­yo­rum.

Son ola­rak ek­le­mek is­te­di­ğin bir şey var mı?

Bu sü­reçte Can, Tutku ve Zey­nep’in hem bana yap­tık­ları yar­dım­lar hem de psi­ko­lo­jik ola­rak sü­reci ra­hat­la­tan des­tek­le­rin­den do­layı çok te­şek­kür edi­yo­rum. Böyle bir alan aç­tık­ları için de çok te­şek­kür edi­yo­rum. Ger­çek­ten açı­lış unu­tul­maz oldu be­nim için. Bu­ra­nın alan ve ba­kış açısı ola­rak An­kara’ya ge­re­ken bir yer ol­du­ğunu dü­şü­nü­yo­rum.

İlgili yazılar

Bütün yazılar

Kaçırma

Görsel Sanatlar

The Void Advances

KILINÇKAYA’nın mekânsal yerleştirme ve katılımcı performans alanı olarak tasarladığı sergi, günümüz dünyasının giderek…

Aslı Alpar16 January 2026